Konu:Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti Topraklarında Bulunan Rus Defin Yerleri ile Rusya Federasyonu Topraklarında Bulunan Türk Defin Yerleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:69
Tarih:14/02/2017


Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti Topraklarında Bulunan Rus Defin Yerleri ile Rusya Federasyonu Topraklarında Bulunan Türk Defin Yerleri Hakkında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 440 sıra sayılı Tasarı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini arz etmek üzere söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Konu, 1'inci maddeyle ilgili ama genel olarak değinmek gerekirse, Birinci Dünya Savaşı yıllarında esir düşen ve esir kamplarında hayatlarını yitirerek Rusya Federasyonu'nun Krasnoyarsk bölgesine defnedilen Türk askerleri için şehitlik anıtının inşa edilmesini, ayrıca, 3 şehirde bulunan Türk askerlerinin mezarlarının künye tespitinin yapılmasını ve bu şehirlerde birer anıt inşa edilmesini amaçlayan anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasının amaçlandığı görülmektedir bu tasarıda. Tasarının komisyonda oy birliğiyle kabul edildiği görülüyor. Komisyon raporu incelendiğinde, Rusya Federasyonu'nun değişik bölgelerinde defnedilmiş olan Türk askerleri için şehitlik anıtı inşa edilmesi ve gerekli araştırmaların yapılabilmesi amacıyla 2009 yılında Millî Savunma Bakanlığımızdan gelen talep üzerine Moskova Büyükelçiliğimizin Rusya Federasyonu makamları nezdinde girişimde bulunduğu, talebimiz üzerine, Rusya Federasyonu'nca, şehitlikler konusunda iki ülke arasında bir anlaşma imzalanmasının önerildiği ve bunun, tarafımızca da uygun görüldüğü ifade edilmektedir. Bu çerçevede, anlaşmanın, 3 Aralık 2012 tarihinde başbakanlar düzeyinde gerçekleştirilen Türkiye-Rusya Federasyonu Üst Düzey İş Birliği Konseyinin üçüncü toplantısında dışişleri bakanları tarafından imzalandığı, Rusya Federasyonu'nun, söz konusu anlaşmanın iç onay sürecini 11 Aralık 2013 tarihinde tamamladığı anlaşılmaktadır. Ancak, tasarının Türkiye'deki iç onay sürecinin, özellikle, son dönemlerde Rusya'yla ilişkilerimizde yaşanan gerilimlere bağlı olarak bir hayli gecikmiş olduğu ortaya çıkmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepimizin malumu, Rusya Federasyonu'yla ilişkilerimiz son dönemde inişli çıkışlı bir seyir izlemektedir. İlişkilerimizde son dönemde, maalesef, müessif olaylar meydana gelmiştir. 2015'te Rus uçağının düşürülmesiyle başlayan gerilimli dönem, Davutoğlu hükûmetlerinden sonra yeniden normalleşmeye başlamıştır. 15 Temmuz sonrasında iki ülke arasında ilişkilerin her alanda eski seviyesine taşınma gayretleri içerisine girilmiştir. Aralık ayında yaşanan büyükelçi suikastıyla, iki ülke arasında iş birliği hedef alınmıştır ancak 9 Şubat 2017 Perşembe günü Rusya Federasyonu'na ait bir savaş uçağı tarafından IŞİD hedeflerine icra edilen hava harekâtı esnasında, askerlerimizin bulunduğu bir binaya bomba isabet etmesi ve bu kapsamda, 4 kahraman askerimizin şehit olması sonrasında yaşananlar kafaları karıştırmıştır. Rusya Federasyonu'nun, askerlerimizin şehit olmasına neden olan menfur olayın kazaen gerçekleştiğini açıklaması, ancak ardından, kafa karıştırıcı ve kuşkulu mesajlar vermesi hepimizi rahatsız etmiştir. Genelkurmay Başkanlığımızın açıklamalarında, 9 Şubatta Rus uçağıyla vurulan askerlerimizin on günden beri aynı noktada bulunduğu, 8 Şubatta Rus Silahlı Kuvvetler Ataşesinin, Genelkurmay Başkanlığına davet edilerek askerlerimizin yer aldığı noktaların koordinat bilgilerinin bir kez daha verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, Sayın Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, Rusya'nın olayı saptırıp hava saldırısının sorumluluğunu dolaylı da olsa Türk Silahlı Kuvvetlerine yıkma çabası bir defa iyi niyetten mahrum, komşuluk hukukundan uzak, sorunludur. Rusya'nın askerlerimizi şehit etmesi, sonra da "pardon"la geçiştirmesi, hatta üste çıkıp Türk Silahlı Kuvvetlerini suçlaması yanlıştır, uluslararası hukukun temel ilke ve kurallarını hiçe saymaktır. Rusya'nın maksadı nedir, ne yapmaya çalışmaktadır bunun açıklığa kavuşması gerekir. Dahası, şehitlerimizin hesabı mutlaka -Sayın Genel Başkanımızın ifadesiyle- sorulmalı, suçlular ortaya çıkarılmalı, hak ettiği cezayı bulmalıdır.

Bu vesileyle tüm şehitlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet niyaz ediyor, hâlen tedavi altında bulunanlara da acil şifalar diliyorum.

Türk-Rus ilişkileri zaman zaman barış ve savaş şeklinde tarihî sürecinde devam etmiş, bu süreç sonunda bir deneyim oluşmuştur. Soğuk savaş döneminde Türkiye'nin NATO ilişkisi Rusya tarafından pek müspet karşılanmamış, buna rağmen sanayi açısından bazı ilişkiler pozitif gelişmiştir. Uçak düşürülmesinden sonra -biraz önce de ifade ettiğim gibi- ilişkiler normal seyirden uzaklaşmış, sıkıntılı bir hâl almıştır. Bu bölgede, Rusya ve Türkiye'nin bulunduğu bölgede göç tehlikesi hâlen devam ediyor. Bu ülkeler genellikle Arap Müslüman olan ülkeler. Irak, Suriye ve diğerlerini bu kategoriye dâhil etmek mümkün. "Bu Türk-Rus ilişkileri bu dönemden sonra nasıl gelişti?" derseniz, petrol ve doğal gaza alternatif nükleer enerji iş birliği, sadece bu değil, diğer sektörler de bundan çabuk etkileniyor; bunlar ticaret, turizm, enerji, finans. Görüşmelerin ve temasların en kötü durumlarda da devam ettiği anlaşılıyor tarafların ifadelerinden. Rusya'ya uygulanan Batı ambargosu ilişkileri etkiliyor, bize yansıması müspet, menfi şekilde değişebiliyor. Olayları insani, ticari ve siyasi alanlarda incelediğimizde bu alanlarda etkilenmelerin olduğu kuşkusuz doğru. Tabii ki Rusya'nın olaylara uçak kriziyle bakışı ve son olaydan sonra bizim milletimizin bakışında birtakım endişelerin ortaya çıktığı da görülüyor. Rusya'nın Suriye'ye ve bu ülkedeki gelişmelere bakışı, değişmesi bizler açısından önemli. Türkiye'nin Rusya'yla ortak mı, rakip mi olduğu tartışılabilir ama problem vuku bulduğunda, ekonomiler sıkıntıya girdiğinde ortaya çıkan durumun iyi olmadığı da aşikâr. Gümrük görüşmelerinde sorunların büyük ölçüde aşılmaya çalışıldığı ancak yaş meyve sebze ihracatında sıkıntının devam ettiğini görüyoruz.

Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısında geçen yıla göre önemli azalma oldu. Turizmde Rusya krizi nedeniyle yaşanan kayıp 9 milyar doları buldu. Bu resmî rakamlar Sayın Başbakan Yardımcısının açıklaması. Rusya'ya ihracatımız 2016 yılında yüzde 51-52 azalarak 3,6 milyar dolardan 1,7 milyar dolara geriledi. Antalya ekonomisi özellikle darbe aldı. Bu, tarım, ticaret ve turizm olarak nitelendirilebilir. Bu zararlar hâlen telafi edilebilmiş değildir.

Rusya'yla ilişkilerin normalleştirilmesi sonrasında süratle yatırım, ticaret, enerji, müteahhitlik ve turizm alanlarındaki ilişkilerin geliştirilmesi, en azından eski seviyesine ulaştırılması için gayret gösterilmesi önemlidir ancak bunun tek yanlı, menfaatlere ve bir teslimiyet mantığına değil, karşılıklı menfaatlere dayanması zorunluluğu bulunmaktadır.

Şimdi, tasarıyı bu nedenlerle olumlu görmekle birlikte, Rus uçağının düşürülmesinden sonra bize etkilerini, Sayın Genel Başkanımızın talimatlarıyla Sayın Genel Başkan Yardımcımız Ahmet Kenan Tanrıkulu Bey'le beraber bölgeye, özellikle bu turizm alanlarına yaptığımız ziyaretlerde özellikle tarım, turizm, konut, çalışma hayatı ve istihdam, ihracat ve diğer hizmetler alanında önemli ölçüde etkilenmelerin olduğunu görüyoruz. İhracat boyutuyla baktığınızda, ihracat ürünlerine kısıtlamalar, ticaret hacmi ve siparişlerde daralma, kısa vadeli finansman ihtiyacında problemler, üretilen mal ve ürün fiyatlarındaki gerileme, son dönemlerde yapılan ihracat bedellerinin tahsilindeki güçlükler, işten çıkarılmalar, konut sektöründe yabancı konut talebindeki gerileme, inşaat sektöründe durgunluk, inşaat tamir işlerinde yavaşlama, istihdamın daralması, üretim ve gelirde azalma, belirsizlik, üretimde öngörülebilirliğin kaybolması, iç pazarda fiyatlarda beklenen düşüş, gelir kaybı, rekabette pazar kaybı, ölçek ekonomilerindeki kayıp, maliyetlerdeki artış, rezervasyon iptalleri, misafir sayısı ve hacminde daralma, kısa vadeli finansmanda problem, hizmet ve konaklama fiyatlarındaki gerileme, istihdamda daralma; mali hizmet alanlarına baktığımız zaman, yurt dışında alacakların tahsilindeki güçlükler, ticari kredilerin geri ödenme riskinin artması, şirketlerin kısa vadeli ilave finansman ihtiyacı, bankaların kredi musluklarını kapatması, iflas erteleme başvurularının artması; istihdamdaysa, işten çıkartmalar, istihdamda daralma, ücretlerin baskı altına alınması, kaçak ve niteliksiz iş gücünün artması, hizmet fiyatları dengesinin bozulması olarak tespit ettiğimiz hususlar yer almaktadır. Bunların düzelmesi -Hükûmetin de zaman zaman ifade ettiği gibi- çok kolay bir olay değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Biz tasarıyı olumlu görüyoruz; bu nedenle yasalaşmasını istiyoruz.

Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ayhan.