Konu:Hdp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:69
Tarih:14/02/2017


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, aldığımız habere göre, 2 şehidimiz var ve ben şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine de başsağlığı diliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çocuk istismarı konusunda verilen grup önerisinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Evet, çocuklarımız kıymetlilerimizdir. Onları doğdukları andan itibaren koruruz, gözetiriz, sevgiyle büyütürüz. Masumdurlar; onlara en ufak bir zarar gelse içimizin titrediğini, yüreğimizin yandığını bütün aileler çok iyi bilir. Çocuklarımız büyüseler de onları yine merak ederiz, yine korumaya devam ederiz. Aile ortamında büyüdükten sonra okulla, çevreyle bir arada olurlar ama her yerde birtakım tehlikelere maruz kalabilirler. Bu tehlikelerden çocuğu korumak öncelikle devletin birinci sorumluluğudur, görevidir; bu, zaten Anayasa'yla düzenlenmiştir. Ancak buna rağmen son yıllarda gerçekten çocukların tehlike altında kaldığı ortamları üzülerek izliyoruz. Çocukların yaşadığı ortamlarda maruz kaldığı tehlikelerden en önemlilerinden bir tanesi çocuk istismarı, özellikle de çocukların cinsel istismarı değerli vekiller. Gün geçmiyor ki her yerden farklı farklı haberler alıyoruz ve yüreğimiz kanıyor.

Evet, biz bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak devletin denetim sorumluluğunu, gözetim sorumluluğunu her alanda ciddiyetle yerine getirmesi gerektiğini de ifade ediyoruz. Şimdi, birtakım verilere baktığımızda olayın ciddiyetini biraz daha gözler önüne belki serebiliriz.

Değerli vekiller, son on yılda çocuk cinsel istismar davaları maalesef yüzde 700 arttı, çocukların cinsel istismarı ise yüzde 434 arttı ki bu, çok önemli bir orandır. 2016 yılında 368 kız çocuğuna yönelik cinsel istismar olayı yaşandı bu ülkede. 2016 yılında yine 11.095 çocuk cinsel suçlara maruz kaldı. Bu çocukların 1.377'si erkek, 9.718'i ise kız çocuğuydu. Ne acıdır ki 2016 yılı çocuklar için istismar yılı oldu âdeta. Bu çocukların yüzde 3'ü engelli olmak üzere 368 kız çocuğu cinsel istismara uğradı bu dönemde. İstismar vakalarının yüzde 59'u okullarda yaşandı. Çocuklar sokakta, zorla götürüldükleri yerlerde, araçlarda, kurslarda, otobüs ve parklarda, yurtlarda, illegal oluşumlarda istismara uğradılar. Duyulan, duyulmayan birçok vaka yaşanmışken, bu olayları yaşayan ama bazen anlatamayan, konuşamayan, çığlıklarını duyamadığımız çok çocuk ve aile olduğunu bizler de biliyoruz. En bariz olarak, değerli vekiller, ülkemizin gündemine düşen Karaman'daki olayı hepimiz üzüntüyle, acıyla hatırlıyoruz.

İşte bu olaylardan sonra yine bu tür olaylar devam etti, istismarlar devam etti ve bu vakalar için biz gerçekten her gün çok olumsuz haberler aldık ve Karaman olayı sırasında da bir komisyonun kurulmasını ısrarla ifade ettik ve zorla, maalesef zorla o Komisyonu kurdurabildik. Bu Komisyonun üyesi değildim ben ama Komisyona katıldım zaman zaman ve sonra raporları da çok iyi inceledim, takip ettim bu süreci. Ancak, değerli vekiller, maalesef, bu Komisyonda hiçbir yol alınmadı, bu Komisyonun verimli olarak çalıştığını ve belli bir sonuca ulaştığını da söylemek asla mümkün değil.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak devletin çocukların güvenliğini, korunmasını sağlaması konusunda daha hassas olması gerektiğini, illegal kurumların olmaması gerektiğini her ortamda, her yerde savunduk. Maalesef, kurulan İstismarı Önleme Komisyonunda illegal yerlerin envanteri dahi çıkarılmadı, üzerinde bu kadar önemle durduğumuz hâlde bu bile çıkarılmadı. Evet, biz illegal olmayan, yasal olan yerlerin de mutlaka denetlenmesi gerektiğini, yakından izlenmesi gerektiğini de her ortamda vurguladık değerli vekiller.

Şimdi, yine, dün basındaki gerçekten önemli bir haberle sarsıldık. Umarız gerçek değildir çünkü bu toplum gerçekten artık böyle bir olayı daha kaldıramayacak durumdadır, çok yaralayıcı bir hadisedir. Bu toplumda çocuklarla ilgili, çocuk istismarıyla ilgili en ufak bir şüphe olduğunda suçlanan kişilerin sadece yaşanan, günümüzdeki olayları değil; bundan önceki süreçleri, geldikleri iller, geldikleri ilçeler, görevleri ayrıntılı olarak, çok titizlikle incelenmelidir. Biz hiçbir suç ispatlanmadan kişileri suçlamak istemiyoruz ancak bu olayın ayrıntılarıyla incelenmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Çünkü burada tacize, tecavüze uğradığı söylenen çok sayıda çocuk var ve bir çocuğun bile böyle olumsuz bir harekete uğramaması konusunda bütün toplum ve bizler son derece hassasız. Şu anda idari bir soruşturma başlamış durumda ve umarız gerçek çıkmaz ama eğer gerçek çıkarsa bundan gerçekten çok büyük üzüntü duyarız ve takipçisi olacağız bu incelemelerin sonuna kadar. Hiçbir şey örtbas edilmeden, ayrıntılarıyla, geçmişe dönük olarak da bütün ihbarlar değerlendirilerek, velilerle, öğrencilerle ve geçmiş de sorgulanarak incelenmesi konusunda hassas olunması gerektiğini, bu toplumun en önemli hassas noktalarından birisi olduğunu tekrar burada ifade etmek istiyorum.

Değerli vekiller, bir başka nokta: Çocuklarımız küçük ve masum, her yaşta onları tehlikelerin beklediğini az önce de ifade etmiştim. Aile içerisinde ve okullarda çocukların bu dış tehlikelere karşı kendilerini nasıl koruyabilecekleri konusunda eğitim verilmesini, bilgi verilmesini biz yine her aşamada söylüyoruz. Ancak bakıyoruz, hiçbir müfredata böyle bir şey yerleştirilmemiş. Müfredattan Atatürk'le ilgili, İsmet İnönü'yle ilgili birtakım kısımlar çıkarılıyor ama toplumun en acı yarasını ifade eden bu tür konularda hiçbir çalışma yapılmadığını da biz gerçekten yakından görüyoruz. Maalesef, bunlar çok önemli ihtiyaçlar; çocukların hem sosyal ortamlarda hem okulda, her yerde mutlaka kendilerini koruyacakları birtakım bilgilendirme ve eğitimlerin yapılması artık zorunluluk olmuştur, sadece ülkemizde değil, dünyada da verilmesi gereken önemli eğitim noktalarından bir tanesidir.

Bir başka nokta: Devletin buradaki sorumluluğunu tabii ki her aşamada hatırlatıyoruz, ona zaten şüphe yok. Ancak bir de okulların, eğitim kurumlarının veya yurtların, özellikle rehberlik öğretmenlerinin, rehberlik servislerinin bu konuda çok hassas olmaları ve birtakım işaretlerle, birtakım şüphelerle çocuklarla konuşarak incelemelerinin de gerekliliğini burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Çocukların konuşamadığı ortamlar var, çocukların korktuğu, korkutulduğu ortamlar var. İşte, okullarda, rehberlik servislerinde ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu konuda daha hassas olması gerektiğinin de bir kez daha altını çiziyorum.

Bir başka önemli nokta olarak ifade etmek isterim ki -ben bunu birkaç ortamda yine söyledim, bu Meclis kürsüsünden de defalarca söyledim sayın vekiller- bu ülkede bir ulusal çocuk politikası yok. Yani, eğitimiyle, barınmasıyla, korunmasıyla, adalet karşısında çocuğun gözetilmesiyle, sosyal yardımıyla, sağlık sistemiyle, çocuğun maksimum yararını önceleyerek alınan kararlarla düzenlenmiş, bütünleşik bir ulusal çocuk politikası yok; bölük pörçük, sürekli değişkenlik gösteren, genellikle de gelecekteki nesilleri ideolojik olarak şekillendirecek bir şekilde düzenlenmeye çalışılan, birbirinden bağımsız, kopuk kopuk politikalarla götürülmeye çalışılıyor. Ancak, işte, bu sağlıksız ortam bizi bugün gelinen noktaya da getiriyor, gelecekte bunun zararlarını da göreceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz ulusal çocuk politikasını oluşturduk ve bununla ilgili bütün çalışmaları da yaptık.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Karabıyık.