Konu:Hızır Orucuna İlişkin Gündem Dışı Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:69
Tarih:14/02/2017


Hızır orucuna ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Alevi inancı ve öğretisinin kutsal günlerinden biri olan Hızır orucunun ikinci günü. Tüm canların tuttukları orucun Hak divanına yazılmasını Hak'tan niyaz ediyorum.

Bu günde Aleviler üç gün oruç tutarlar; Hızır aşkına, erleri, pirleri, yoldaşları, uluları adına Hızır şahsında üç gün oruç tutarlar. Hızır, Alevilere göre, yoksulun, güçsüzün yanında, dar günün dostudur. O, yoktan var olmamıştır; o, her yerde her zaman vardır, özlem ve umudun adıdır, mazlumun acısına ortak olandır. Hızır, yârdir, yârendir, yoldaştır, acını bilendir, yaralara merhem olandır. Bu yüzdendir ki çağırılırken "Yetiş ya boz atlı Hızır!" denilerek... Hızır, doğaya yeniden can verendir. Hızır'ın bastığı yer can bulur. O, baharın müjdecisi, doğanın bereketidir, yeniden doğuşun yansımasıdır. Hızır, direnen, biat etmeyen, mazlumun, hakkın ve adaletin koruyucusudur. O, zalime karşı her zaman mazlumun koruyucusu olmuş, olmaya da devam edecektir. Hızır ayında semahlarını dönüp evrene, insanlığa, doğaya, suya, ateşe, yeniden doğuşa dua verilir. Nefsini, vicdanını, ahlaki duruşunu gözden geçirme ayıdır bu ay. Hızır, bizlere, tüm Alevi inanç topluluklarına yüzünü kadim tarihine, köklerine dönmeyi, yeniden doğuşu vadetmektedir. Pir taliplerine, talip pirine, mürşit pirine, musahip musahibine, kısacası ikrarımıza yeniden sahip çıkmakla yolun sadıkları olurlar.

Aleviler, yolun çar anasırı olan toprak, ateş, su, güneşten duasını alan inancın ve öğretisinin insanlarıdır. Yol aşktır, ışıktır, sevgidir, umuttur. Hızır yoldur, aşktır, sevgidir ve umuttur. Hızır yola can olmayı bilendir. Bilen insan yolunu ve kendini de bilmiştir. Yoldan ayrı düşmek kendi kutsallıklarından kopmaktır. Lokmalar barışa, insanlığa ve evrene, darda olana adanır. Ülkemiz halklarının birliğinin, dayanışmasının, ahlaki değerlerinin gelişmesinin lokmasıdır Hızır lokması. Lokmalar, suları kadınlara, çocuklara, darda kalanlara adanır. Semahlar, nefesleri, muhabbetler, deyişleri hak için, halk için direnenlere adanır çünkü Hızır "özgürlük" diyenlerin, hakikat arayışçılarının, darda kalanın yâr ve yardımcısıdır.

Size Hızır'a yazılmış bir şiiri, mersiyeyi okumak istiyorum: "Zordayız ya Hızır/ Zalimin ve zorbanın elinde, düşkünün dilindeyiz/ Boz atlı, nur yüzlü, ak sakallı pirim, yoldaşım, yol bilenim, ya Hızır, neredesin?/ Bize güç olmuştun, umut olmuştun/ Biz seni, sen bizi unutmuşa benziyorsun ya Hızır/ Çok mu uzaktasın?/ Deryalara dalıp İlyas, dağlarda Nebi oldun/ Gökyüzünde ay ve güneş oldun, karanlıkları aydınlığa çıkardın/ Ne oldu sana pirim, neredesin?/ Bilmez misin yazılanı, okunanı, tarikatı, yola gireni, pire bağlananı duydun mu pirim?/ Rızalık alındığını, aklanmak için dara duran canı gördün mü pirim?/ Hakk'ın yüzüne kim ulaşmış, Hak kapısına kim gitmiş, Hak âşığı duydun mu pirim?/ Hakikat aleminde yüzeni, hakikat yolunu bileni gördün mü pirim/ Hakkullah vereni, hâl ehlini, hakikat sırrını bileni gördün mü pirim/ İkrar ayinini, ikrar edeni, ikrar kurbanını, ikrara bağlananı gördün mü pirim?/ Düşkünlük darı kurulmuyor, düşkünlük erkânı nerede?/ Düşkün ocağının ateşi sönmüş ya pirim/ "Ya yetiş Hızıre kal." derdi Dersimli, Koçgirili, Vartolu, Kiğılı/ Dağdaki geyiklerle gezerdin, sevdalı yüreklere umut olurdun, ne oldu sana?/ Kimseler görmedi seni yakın zamanda/ Şah-ı Horasan'ı niyaz ederim. Şah'ı Merdan'ı, Şah-ı Şehidan'ı, Şah-ı Velayet'i çıkaramam aklımdan/ Hangi dondasın pirim?/ Yoksa sen de mi 'Akıl ermez Yaradan'ın sırrına.' diyorsun?/ Bir gece 'Rüyama gir." diye yakaran, sabah kalkıp yönünü Hakk'a dönen, kâmil ile kardeş olmaya can atan yol erlerine görün Pirim/ Bilirim, binbir donda görünürsün; bir zamanlar Musa, bir zamanlar Babek oldun; bir zamanlar Eba Müslim, Hallaç oldun, Nesimi oldun, Pir Sultan oldun ve de Deniz oldun lakin hangi donda yeniden görüneceğini merak ederim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Doğan.