Konu:Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:68
Tarih:09/02/2017


Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın milletvekilleri, değerli hazırun; öncelikle, El Bab'dan gelen şehadet haberi, hepinize olduğunu düşündüğüm gibi, Türk milletine yeni ateşler düşürmüştür ama coğrafyanın vatanlaşması, verilen mücadele ve millî güvenlik şehadetle mümkün oluyor. Ruhları şad olsun. İnşallah bundan sonra olmasın temennisiyle bu iradeyi, bu kararlılığı yeniden ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, sayın grup başkan vekilimizin gün içerisinde ifade ettiği üzere, bugün 9 Şubat, partimiz Milliyetçi Hareket Partisinin kuruluş yıl dönümü. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisinden Milliyetçi Hareket Partisine dönüşen 8-9 Şubat Adana Kurultayı'nın seneidevriyesi ve bu kutlu yolculuğun 48'inci yılının büyük Türk milletine, Türk devletine, ülkücü hareketin şahsında hayırlı olmasını diliyorum. Alın teriyle, emekle, kanla, şehadetle verilmiş bu şerefli mücadele dün nasılsa bugün de aynı kararlılıkla yoluna devam ediyor ve ilelebet devam edecektir.

Değerli milletvekilleri, üzerinde söz aldığımız serbest bölgeler ve ilgili kanunların, kararnamelerin yasalaşmasıyla ilgili konuları ben fırsat bilerek benzeri konuların kendi ilimde ne tür meselelerle karşılaştığı hususunda birkaç örnek vermek istiyorum ve Sayın Hükûmeti ve Bakanımızı burada bulmuşken de birtakım talepleri dillendirmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, ben Osmaniye Milletvekiliyim, son zamanlardaki şehit haberleriyle gündemde olan ve bu gündemdeliğinin de hemen arkasında yeniden asker olmak isteyen, polis olmak isteyen vatan evlatlarının en fazla olduğu coğrafyadanım. Osmaniye 1890'larda Fırka-i Islahiye'yle birlikte yerleşik düzene geçmiş daha genç bir vilayet ve Adana'dan ayrılışı 1990'ların ortasında, son dönemlerdeki illerden olmasa da yeni il kabul edilecek 80'inci vilayettir. Etrafında Kahramanmaraş, Gaziantep, Adana ve Hatay'ın bulunduğu 4 büyükşehir var ve bunun arasına sıkışmış, kendisini bir şekliyle ifade ederek kalkınmasını gerçekleştirmek için kafa yoran bir vilayet. Eğer Osmaniye'nin hinterlandını Adana sınırlarıyla da beraber düşünürseniz, Osmaniye, şu an itibarıyla, sınırında yaşayan vatandaş sayısı olarak son sayımda 522.175 nüfusu olan ve adı "büyükşehir" olarak geçen, fakat istihdam alanı açısından, üretime, ekonomiye katkısı açısından da ciddi problemleri olan bir vilayettir.

Öncelikle, organize sanayinin bünyesi içerisinde planlanan lojistik merkezin, lojistik üs kurulmasının bir an önce hayata geçirilmesi konusunda, bu çalışmanın ilgili Bakanlık tarafından daha yakın takip edilmesini ilin bir milletvekili olarak istirham ediyorum.

Yine, organize sanayi bölgesindeki teknoloji geliştirme bölgesinin kurulması sevindirici bir gelişme, vesile olan organize sanayi müteşebbisi yöneticileri başta olmak üzere, bu konuyu gündemde tutan Hükûmet yetkililerine ve destekleyenlere de şükranlarımı sunuyorum, ama bununla yeterli kalmayarak bu alanın uygulamalarla büyütülmesi zarurettir. Osmaniye'de liman girişimi ve limanla ilgili gelişme, bir adım sonra, belki Mersin gibi yeni serbest bölgelerin o bölgede de mümkün olabileceğinin habercisi olacaktır ki bunu düşünmek durumundayız, böyle hayallerimiz, böyle programlarımız olmak durumunda, çünkü Osmaniye, hemen arka tarafında Hatay, Kilis ve Gaziantep sınırında, Orta Doğu ve Suriye'ye çok ciddi anlamda merkez üs olabilecek bir altyapıya sahiptir. Ama bizim yaramız da, yara bandımız da, ciddi anlamda bugün gündemde olan Osmaniye Ticaret Borsasının, dün itibarıyla gelip bizlerle ve ilgili yetkililerle görüştüğü bir problemi var, o da Osmaniye yer fıstığını destekleme kapsamı içerisine almak, tıpkı mısırda, pamukta olduğu gibi. Türkiye potansiyelinin yüzde 70'ini, daha doğrusu yer fıstığının yüzde 70'ini Osmaniye'nin, Çukurova bölgesinin tamamını karşıladığı, yer fıstığı üretimi açısından merkez üs konumunda olan vilayetimizde, maalesef, planlı, programlı bir ekim ve buna dair bir çiftçilik yapılamıyor. Kaba düzen, destekleme alımları kapsamı stratejik planlama dâhilinde olmadığı için, her yıl alınan ürünün kendine göre bir borsası, oluşan borsalarda da bazı yıllarda emek veren çiftçinin durumu içler acısı olabiliyor, yatırım yapan esnafın durumu ciddi anlamda içler acısı olabiliyor. Bunu bir plan program dâhiline almak için destekleme kapsamında olan ürünler kapsamında yer almasını istirham edeceğiz ve bu konuda da yoğun bir şekilde tüm siyasi partiler olarak da Hükûmetten talebimiz olacak önümüzdeki günlerde. Bunu da şimdiden arz etmiş olayım.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar)