Konu:Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:68
Tarih:09/02/2017


Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZCAN (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; Türkiye'nin çok büyük kuruluşları, sessiz sedasız, kimseye danışılmadan, Parlamentodan kaçırılarak Varlık Fonu'na devredildi. Varlık Fonu, yokluk fonu, kimine göre darlık fonu; dara düşmüş Adalet ve Kalkınma Partisinin çıkış yolu. (CHP sıralarından alkışlar) Hangi varlığı, kimden alıp da fona devrediyorsun? Şahsi varlıklarınızı koyacaksanız Türkiye kurtulabilir. Maliye Bakanı "Varlık Fonu piyasada önemli bir aktör olacak." demiş. Olur tabii, ekonomiyi çökerten aktör olacaktır.

Sizi niye Bakan yaptılar? Bütçe açığını kapatmak, planlı ve dengeli bir maliye yaratıp milletin refahına hizmet edecek yatırımları yapmak için; yoksa yandaşlara fon aktarmak için mi? İlk defa bir Başbakanın kendi kendini tasfiye ettiği gibi bir Maliye Bakanı da kendisini tasfiye ediyor. Dengeli bütçe, kontrollü bütçe. Peki, burada kontrol var mı? Hayır. Denetim var mı? Hayır. Şeffaflık var mı? (CHP sıralarından "Hayır." sesleri) Hayır. Sayıştay var mı? (CHP sıralarından "Hayır." sesleri) Hayır. Kanunlar var mı? (CHP sıralarından "Hayır." sesleri) Hayır. Peki, İhale Kanunu var mı? (CHP sıralarından "Hayır." sesleri) Zaten siz onu yok sayarsınız her zaman, hayır. Bütün kanunlar yok, hayır. (CHP sıralarından alkışlar)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Ama, jöleli var, jöleli.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Üretmeyen ekonominizle ülkemizi kuruttunuz. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan diyor ki: "Tulumbadan su çekmek için bir tas su koymak lazım."

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Suyu kim bitirdi?

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Ama, haberi yok, kuyudaki suyu zaten kuruttunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Ekonomi böyle yürütülmez. Varlık Fonu'nun, ekonomisi fazla veren ülkelerde gelecek kuşaklara bir şey bırakmak için anlamı vardır.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Mirasyedi bunlar.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Geçmişte insanlar tasarruf yaparlardı. Kumbaralarımız vardı, hatırlıyorsunuz. Ama, sizin tasarruf gibi bir derdiniz var mı? Hayır. Siz para harcama makinasısınız. Fahiş fiyatla, plansız ve programsız projelerle gelecek kuşaklarımızı borçlandırdınız, torunlarımıza kadar. Bu milletin kurumları babanızın çiftliği değil, bunu bileceksiniz.

"Son söz milletin." diyorsunuz, şunu bilin ki ilk söz de son söz de milletin olacaktır ve "hayır" olacaktır. (CHP sıralarından alkışlar) Milletin temsilcisi bize, Meclise sormadan milletin kaynaklarını fona aktarırsanız bunun hesabı büyük olur, bunun altında kalırsınız. İflasını hisseden tüccarlar gibisiniz, onlar da sağa sola para kaçırırlar, kendilerine gelecekte güvenli olsunlar diye fon yaratırlar, tıpkı siz de onlar gibi yapıyorsunuz. Varlık Fonu'na sorumsuzca, yetkisi geniş fakat sorumluluğu olmayan 5 kişiyi atadınız. Bu kişiler hayatında bir lira kazanmış veya bir lira kaybetmiş mi? Hayır. Peki, ömründe risk alıp ticaret yapmış mı? Hayır. Sakın sizi yine birileri kandırıyor olmasın? PKK kandırdı, FETÖ de kandırdı, Esad kandırdı, şimdi Rusya ile Amerika kandırdı... Hâlâ ayılmadınız. Acaba, uluslararası ekonomik güç odakları sizi kandırıyor olmasın? Sarhoş bile düştüğü yerde ayıkır, siz hâlâ sarhoş geziyorsunuz. Biz kimseye aldanmadık, siz niye ha bire birilerine aldanıyorsunuz? Hayatımızda kimseyi aldatmadık, yalan söylemedik, iftira bizim lügatimizde yoktur, gıybet asla yoktur, insanları aşağılamak yoktur, hele hele rakibi olan siyasi partiyi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özcan, lütfen tamamlayın.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Teşekkür ederim.

...aşağılamak ve iftira atmak bizim lügatimizde yoktur. Herkes dürüst olmalı, siyasetçiler daha da dürüst olmalı. Hele hele tarafsızlık üzerine namusu ve şerefi üzerine yemin etmiş insanlar çok daha dürüst olmalı. Biz bunları söyleyince sesiniz gür çıkıyor ama Trump haftalardır Müslümanlara zulmediyor, gıkınız çıkmıyor, gıkınız çıkmıyor. Bakın, orada Hristiyan halk sokaklarda "Hepimiz Müslümanız." diyor, yargı direniyor. Azıcık samimi olun, samimi olun, dürüst olun, hamaset peşinde koşmayın. Sizden âlâ Müslüman yok, sizden âlâ vatansever yok ama durup bir aynaya bakın, hâl ve gidişat zayıf, hem de çok zayıf.

Şimdi, eğer Cumhurbaşkanı onaylarsa referanduma gidilecek. Her tür devlet olanağını kullanıp kampanya yürüteceksiniz, haram paraları televizyonlara aktaracaksınız, harcayacaksınız ama lafta en âlâ Müslüman olacaksınız. Milletin malını babasının çiftliği gibi fona devredenler de Müslümanlara...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Sadece yarım dakika...

BAŞKAN - Yarım dakika veremiyoruz Sayın Özcan.

Lütfen, tamamlayınız.

ALİ ÖZCAN (Devamla) - ...Müslümanlara zulmeden Amerika olunca gıkı çıkmayanlar da elbette millet önünde hesap verecektir.

Şimdi size bir korku hâkim oldu; medyadan korkuyorsunuz, akademiden, akademisyenlerden korkuyorsunuz, yargıdan, adaletten korkuyorsunuz, siyasetten ve namuslu siyasetçilerden korkuyorsunuz ve şimdi, herkes görüyor ki halktan da korkuyorsunuz ama şunu söylemeliyim ki korkunun ecele faydası yok. Ben size söyleyeyim: Bu referandum çok hayırlı olacak; işçiler için hayırlı olacak, gençler için hayırlı olacak, akademisyenler için hayırlı olacak, çiftçiler için hayırlı olacak, memurlar için, namuslu insanlar için hayırlı olacak, hayırlı olacak.

SEBAHATTİN KARAKELLE (Erzincan) - "Evet" olacak, "evet."

ALİ ÖZCAN (Devamla) - Bugüne kadar "hayır" diyenler değişmedi. Bugüne kadar tarihi "hayır" diyenler değiştirdi, yine öyle olacak ve tarihi "hayır" diyenler değiştirecek.

Yüce Meclisimize hayırlı çalışmalar diliyorum. Yarın Meclis kapalı, cumanız hayırlı olsun, hayırlara vesile olsun. (CHP sıralarından alkışlar)