Konu:TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
Yasama Yılı:3
Birleşim:8
Tarih:12/10/2012


TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYLA AKAT (Batman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin 1'inci maddesi üzerinde vermiş olduğumuz değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu vesileyle yine AKP İktidarının yasa ve Anayasa'da değişiklik yapma usulü üzerine bir değerlendirme şansımız oldu, bunu tekrar bu kürsüden ifade etme ihtiyacı duyuyoruz.

Söz konusu olan bir yasa değişikliği değil, bir Anayasa değişikliği ve hâlihazırda mevcut Anayasa'nın değişikliği için kurulmuş bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu var. O Uzlaşma Komisyonu kurulurken ortaya koymuş olduğunuz mantıktan çok uzak bir şekilde bir Anayasa değişikliği gündemiyle Türkiye'de tüm siyasi partileri içine katacağınız bir süreci geride bırakarak ya da böyle bir kaygıyı taşımadan, iktidar partisi olarak muhalefet partilerinden birini ziyaret edip sonuç alıp, diğerini de ziyaret edip sonuç bile almadan ve yine Barış ve Demokrasi Partisine karşı da siyaseten olmaması gereken bir tavır içerisine girip, hatta siyaseten, siyasi etik açısından da, bizim açımızdan da tartışmalı ve eleştiri konusu olan bir tavırla bu Anayasa değişiklik teklifini Parlamento gündemine getirmiş bulunmaktasınız.

Şu an Parlamento dışında bulunan siyasi partilere yapılan haksızlığı ya da o siyasi partilerin, şu an Parlamento içinde bulunan grupların, içinde bulunmuş oldukları yasama faaliyetinin nasıl dışında bırakıldıklarını daha önce tartışmıştık ama şu bir gerçektir: Şu an, AKP'nin hem yasa yapma usulü hem de Anayasa'da yapmış olduğu değişikliklerde izlemiş olduğu usul tartışmalıdır. Kaldı ki bugün, bu teklif dolayısıyla yapmış olduğumuz değerlendirmeler ve tartışmalar esasında Anayasa Uzlaşma Komisyonuna yaklaşımınızı da ortaya koymaktadır. Eğer orada bir uzlaşı kültürüyle bir masa etrafında toplanılıp tartışılması düşünülüyorsa -kaldı ki Türkiye'de üzerinde çok uzlaşılabilecek bir konudur seçimlerin erken bir tarihe alınması ya da ileri bir tarihe alınması- bu kaygıyı hiçbir şekilde gözetmeden, bugün yüzde 10'luk antidemokratik seçim barajına rağmen Parlamentoya girebilme şansını halkın vermiş olduğu destekle yakalamış Barış ve Demokrasi Partisini görmezden gelerek yine Parlamento gündeminde bir şekilde bu yasanın görüşmelerine başlanmış olmasını bizler eleştiriyoruz.

Diğer bir konu da: Biz, yasa teklifinin gerekçesine baktığımızda, seçmen açısından özgür bir ortamın telakki edildiği ifade ediliyor. Şimdi, eğer, seçimlerin eşit ve demokratik koşullarda yapılması isteniyorsa bu eşitliği sağlayabilmenin, bu demokratik ortamı sağlayabilmenin koşulları nedir? Mevcut yasalarda değişiklik yapabilmektedir. Şu an siz Anayasa'nın vermediği bir yetkiyi kullanıyorsunuz. Anayasa yerel seçimler açısından erkene çekilme gibi bir durumu düzenlemiyor ama siz önce yasayı değiştiriyorsunuz, daha sonra da uyum yasaları çıkartırız ve süreci kendimiz yönetiriz, arzusu içerisindesiniz. Biz de diyoruz ki: Eğer seçimlerin eşit koşullarda yapılması isteniyorsa, eğer demokratik bir ortamda seçimlere gidilmek isteniyorsa bunun koşulları vardır, önce silahların sustuğu bir süreç örgütlenir. Onun dışında, Türkiye'de mevcut alt hukuk normları içerisinde, Seçim Yasası'nda, Siyasi Partiler Yasası'nda öncelikle ele almamız gereken düzenlemeler vardır.

İDRİS BALUKEN (Bingöl) - Sayın Başkan, Genel Kurulda her yerde kulis yapılıyor. Konuşmacıya saygı yani. Oturmaya davet edin, ya çıksınlar ya otursunlar.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, salonda büyük bir uğultu var.

Buyurun Sayın Ata.

AYLA AKAT (Devamla) - Seçim yasalarında ve Siyasi Partiler Kanunu'nun ilgili maddelerinde önemle üzerinde durmamız gereken hükümler vardır. Mesela, yüzde 10'luk antidemokratik seçim barajı. Ne dönemin ürünü? 12 Eylül faşist darbesinin ürünü. Ne amaçla çıkarılmış? Tabii ki Kürtler Parlamentoda temsil edilmesin diye ya da Kürt sorununun çözümünden yana olan ve bunu projesi olarak ortaya koymuş, program tüzüğüne yedirmiş olan Kürtler gelip burada, Parlamentoda kendini temsil şansı bulamasın diye ama çok net bir şekilde 2007 seçimlerinden sonra ortaya çıktı ki halkın önünde baraj yok ve bu nedenle de şu an Parlamentoda bulunan siyasi parti grubumuza yönelik siz yine antidemokratik farklı uygulamalar içerisine giriyorsunuz. Gelin, bu yasaları değiştirelim; gelin, yine biz 2007 seçimlerinden önce, Parlamentoya girmeden hemen önce yapmış olduğunuz hazine yardımına dair düzenleme noktasında halka öz eleştiri verin. Yaptığınız düzenleme dolayısıyla halkın vergileriyle dolan hazineden bizim seçmenimize dair yapmış olduğunuz gasbı, hırsızlığı gelin, kamuoyuyla paylaşalım, hazine yardımı noktasında düzenlemeleri yerine getirelim.

Yine, yerel yönetimlere dair aktarılan paylar var. Birçok vekil defalarca kez ifade etti: "Bize oy verin, AKP'ye oy verin sizin belediyelerinizi besleyelim." şeklinde. Bu noktada, BDP'li belediyelerin ortaya koymuş olduğu demokratik, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü paradigma temelindeki hizmet anlayışı, sizin bu anlayışınızı da, bu yaklaşımınızı da mahkûm etmiştir, halkın nezdinde.

Saygılar sunuyorum, teşekkür ediyorum.(BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.