Konu:12 Şubat Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 97'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:68
Tarih:09/02/2017


12 Şubat Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 97'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET İLKER ÇİTİL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kahramanmaraş'ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun 97'nci yıl dönümü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunmaktayım. Sizleri, ekranları başında bizleri izleyen Kahramanmaraşlı hemşehrilerimizi ve tüm vatandaşlarımızı en kalbî duygularımla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce, devam eden Fırat Kalkanı operasyonunda içlerinden biri de Kahramanmaraşlı hemşehrimiz olmak üzere şehit olan kardeşlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerlerimize de acil şifalar diliyorum; aziz milletimize de sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum.

Sizlere Arif Nihat Asya'nın bir kıtasıyla seslenmek istiyorum:

"Maraş Türkiye'min kalem kaşıdır,

Maraş Türkiye'min köşe taşıdır,

Maraş tarihleri inşa ettiren,

Koca Sinanların ustabaşıdır."

Değerli milletvekilleri, büyük Türk milletinin tarih sahnesinde kaderinin yazıldığı Millî Mücadele Dönemi'nin önemli cephelerinden biri, kadim şehrimiz Kahramanmaraş'ımız olmuştur. Millet olarak tarihten bu yana ezansız, bayraksız, vatansız ve milletsiz kalamayacağımızın en önemli nişanesi, Maraş'ımızın bayraklaşmış vatan savunması ve 12 Şubat ruhu olmuştur. Ecdadımızın "Maraş bize mezar olmadan düşmana gülzâr olmaz." diyerek yaptığı destansı vatan savunması için Kurtuluş Savaşı sonrası basın toplantısı düzenleyen Fransız generalin tarihî kayıtlara geçen "Biz Maraş'tayken yerde miydik, gökte miydik bunu bile anlayamadık." sözleri son derece manidardır. Bu kadim şehrin kahraman evlatları işgal döneminde her mahallede teşkilatlanarak 12 Şubat 1920 tarihine kadar yirmi iki gün, yirmi iki gece devam eden savaştan tek yürek, tek bilek olmuş bir vaziyette zaferle çıkmıştır. Vatan, iman, bayrak ve namus için mücadele eden ecdadımız şanlı savaşımızda alnının akıyla bu kutlu zafere imzasını atmıştır.

Millî Mücadele'ye tüm fertleriyle topyekûn bir şekilde katılan ve "kendi kendini kurtaran şehir" unvanıyla millî dayanışmanın en güzel örneğini veren medeniyetler beşiği Kahramanmaraş'ımız, 5 Nisan 1925 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinden İstiklal Madalyası, 7 Şubat 1973 tarihinde de "kahramanlık" unvanıyla tarihteki yerini almıştır.

Kahramanmaraş'ımızda işgal kuvvetlerine ilk kurşunu sıkarak kurtuluş mücadelesinin kıvılcımını ateşleyen merhum Sütçü İmam ile Abdal Halil Ağa, Rıdvan Hoca, Çakmakçı Sait, Arslan Bey, Senem Ayşe, Yörük Selim, Şehit Evliya, Mıllış Nuri, Doktor Mustafa ve ardı sıra yürüyen pek çok isimsiz kahramanla yazılan bu destan, nesilden nesile aktarılacak ve diri tutulacak millî bir ruhun ve tarih şuurunun adı olmuştur.

Kahramanmaraş'ımızın bir evladı olarak gururla ifade ediyorum ki, Kahramanmaraş, Kurtuluş Savaşı'nda sadece kendi toprağının değil, civar illerin de yardımına koşarak topyekûn bir savunmanın, düşmanların güçlü silahları ve asker üstünlüğüne rağmen onurlu ve iman dolu bir direnişin adı olmuştur.

Değerli milletvekilleri, Çanakkale'de, Kahramanmaraş'ta, İnönü'de verilen kutlu mücadelelerden zaferle çıkan bu aziz milletin torunları olarak bizler, 15 Temmuz günü yaşadığımız hain kalkışma ve darbe girişiminde bir kez daha gösterdik ki bu aziz millet, millî egemenliğine ve özgürlüğüne pranga vurdurmayacak ve hiçbir şart altında vesayeti kabul etmeyecektir.

Buradan, bu Gazi Meclisimizin kürsüsünden, vatanımızın birliği ve bütünlüğü adına canını seve seve feda eden 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyorum. Tedavileri devam eden isimsiz kahramanlarımıza da Rabb'imden acil şifalar diliyorum.

Siyasi hayatımızda neredeyse her on yılda bir yaşanan darbeler ve üstüne iktidara gelen koalisyonlarla ne yazık ki gerçek bir ilerleme ve büyüme kaydedilememiş, aksine her anlamda geriye doğru bir gidiş olmuştur.

Osmanlı dönemi dâhil, bugüne kadar düzenlenen anayasaların hemen hemen tamamı olağanüstü süreçlerde ve vesayetçi zihniyete sahip seçkinler tarafından, devleti hukukla sınırlamaktan ziyade, toplumu hizaya sokmak adına hazırlanmış metinler olmuştur ve biraz önce bahsettiğim gibi, darbelerden sonra da yürürlüğe girmişlerdir.

AK PARTİ'mizin tek başına iktidara geldiği 2002 yılından bu yana ekonomik, siyasi ve iktisadi anlamda çok büyük gelişme kaydedilmiştir. Aynı şekilde, büyük bir ivme kazanarak bugünlere gelen demokrasimizin önünü açacak, istikrar ve istikbalimizin güvencesi olacak cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini içeren Anayasa değişiklik paketimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın da onayının ardından aziz milletimizin önüne gelecektir.

Şunun altını özellikle çizmek istiyorum ki, rejim değişikliği değil, sistem değişikliği olacaktır bu. Artık söz de karar da milletimizin diyoruz ve yeni Türkiye için "evet" diyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlarken istiklal ve istikbal mücadelesinde canlarını vermiş aziz şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize minnet duygularımı ifade ediyor, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamını sağlamak adına hayatlarını kaybeden tüm güvenlik güçlerimize ve vatandaşlarımıza da Allah'tan rahmet, kalanlara da başsağlığı ve metanet diliyorum.

Saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)