Konu:Serbest Bölgeler Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:67
Tarih:08/02/2017


Serbest Bölgeler Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, ilgili konuya geçmeden önce, ben hepimizi yakından ilgilendiren, hepimizin direkt cebini, emeğini ilgilendiren bir uygulamayla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli, en köklü ve en kurumsal firmaları, varlıkları Varlık Fonu'na devredildi ve bu önemli kurumlar bu fona devredilirken âdeta yangından mal kaçırılır gibi bu uygulamayla karşı karşıya kaldık, hiçbirimizin haberi olmadı.

Varlık Fonu'nun başına öyle insanlar geldi ki gelenler bile inanamadılar. Nasıl inansınlar ki? Onlara birkaç yıl önce deseydiniz ki "Türk Hava Yolları, Borsa, Halk Bankası, Ziraat Bankası size teslim edilecek, siz bu kurumları yöneteceksiniz." "Hadi len, şaka yapma." derlerdi bunlar. Öyle ki Varlık Fonu'na ve atanan yöneticilerine bakınca olmaz diyorsunuz, olamaz diyorsunuz. Bu uygulama kediye ciğer, kurda kuzu emanet etmeye benziyor.

Değerli arkadaşlar, bu kurumlar Ardahanlının, Aydınlının, Tokatlının yani hepimizin ortak malı. Sökelinin, Zilelinin, Gölelinin malı jöleliye emanet ediliyor. (CHP sıralarından alkışlar) İnsan hayret ediyor, kimsede ses yok. Ayağa kalkması gereken Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bu uygulamayı yapan insanları ayakta alkışlıyor, esnaf odaları, çiftçiler, bütün toplumun milyarlarca dolar malı birilerine devrediliyor, toplumda tıs yok.

Değerli arkadaşlar, normalde herkesin ayağa kalkması gerekir. Bizim hepimizde, her ilde, eğer toprağımıza, sınırımıza biri müdahale ederse o sınırdan, en değersiz topraktan müdahale ettiği için adamların kafası kırılır, kavga çıkar. Bütün illerde böyledir. Ama, maalesef milyarlarca dolarlık mal devrediliyor, tıs yok. Niye? O da anlatılırken, AKP, en başarılı olduğu o algı yönetiminde başarılı oluyor.

Burada yapılan şey, değerli arkadaşlar, bu kurumlar Varlık Fonu'na devredilerek Meclis denetiminden kaçırılıyor. Çiftçilere kredi vermesi gereken, Hasan amcaya, Mehmet amcaya kredi vermesi gereken Ziraat Bankası, millete nokta nokta küfredenlere kredi verecek. O küçücük esnafa, bakkal amcaya kredi vermesi gereken Halk Bankası kendi yandaşlarına kredi verecek.

Değerli arkadaşlar, bir şey daha var. Bu kurumlarda çalışanlar ne kadar maaş alacak bilemeyeceğiz. Örneğin, Doğan Kubat burada sabaha kadar mesai yapacak, aldığı maaşı bileceğiz ama -geçtiğimiz günlerde söyledim- bu Varlık Fonu'na atananların ne kadar maaş aldığını Doğan Kubat bilemeyecek; hâlbuki Meclisin her şeyine hâkim.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın, öyle bir şey ki senin benim, atalarımın her türlü fedakârlıkla kurduğu ve büyüttüğümüz bu kurumları -Türk Hava Yolları, Borsa, Halkbank, Ziraat Bankasını- Meclis denetleyemeyecek. Kim yönetecek? Değerli arkadaşlar, senin benim kabul etmediğimiz, senin geleneğinden gelmeyen ama bu dönem Tayyip Erdoğan'a yakın olarak, ona çok yakını olarak atanan insanlar gelecek.

Bakın, geçtiğimiz haftalarda burada, bu kürsüde söyledim. Ben dedim ki: Bakın, bu tehlikeli bir uygulama. Demedim mi Sayın Doğan Kubat? Trabzon Milletvekili Ayşe Hanım nerede? Demedim mi? Artık, Türkiye'yi siz değil, jöleli yönetecek. Bakın, ne yapacak jöleli? Alacak viskisini eline, böyle yuvarlayacak yuvarlayacak, o viskisini içecek, talimat verecek. (AK PARTİ sıralarından gürültüler) "Doğan Kubat, Ayşe Hanım..." diyecek, "Sen emek vermiş olabilirsin, belli bir siyasi emek vererek buraya gelmiş olabilirsin ama kusura bakma, ben viskimi içeceğim." diyecek.

Hani, siz insanların hayatlarına karışıyorsunuz ya, içkisine falan karışıyorsunuz ya, bakın, fakir fukara kendi cebinden içkisini içiyor. Jöleli kimin cebinden içiyor? Jöleli de sizin cebinizden içiyor içkiyi, viskiyi. (CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Veli, jölelinin telefon faturasını sor.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, bu jöleli ki, hepiniz elinizi vicdanınıza koyun değerli arkadaşlar, bu her devrin adamı.

Başka örnekleri var mı? Var. Bakın, ailece yanında oturup, Sayın Tayyip Erdoğan'ın yanağını okşayan birisi var ya, onun oğlu bir televizyonda hakaret ediyor, karısı bir televizyonda program yapıyor, yakında onu da bir fonun başına getirirlerse o da viskisini içerek, malt viskisini içerek ne yapacak?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - "Sayın Doğan Kubat, çalış bakalım Mecliste, Cumhuriyet Halk Partililerle kavga et, diyalog kur, ben viskimi içerek uygulamalara devam edeceğim." diyecek.

Hepiniz elinizi vicdanınıza koyun, bu konuştuklarımı bir düşünün.(CHP sıralarından alkışlar)

MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş) - Veli, beraber içersiniz, niye sıkıntı yapıyorsun? Beraber içersiniz Veli.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Herkes istediğini içebilir, problem yok bizde, kısıtlama yok.

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Ağbaba.