Konu:Chp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:67
Tarih:08/02/2017


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUSTAFA SERDENGEÇTİ (Aksaray) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi üzerine grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bilindiği üzere, devletimiz, ülkemiz ve milletimiz 1970 yılından itibaren çok değişik terör örgütleriyle mücadele etmektedir. Bu uğurda çok canlar, çok gençler heba olmuştur, devletin ve ülkemizin kaynakları harcanmıştır. 1980 sonrası baş gösteren PKK terör örgütüyle mücadele hâlen devam etmektedir. Son olarak FETÖ terör örgütü marifetiyle gerçekleştirilmeye çalışılan 15 Temmuz darbe girişimi terör örgütleriyle ciddi bir mücadele yapılmasını ve devletteki uzantılarının temizlenmesinin gerekliliğini bize gösterdi.

Devlette güvenlik ve milletin devletine güveni esastır. Eğer milletin güvenliğinin, milletin bekasının temeline dinamit koyanlar üstelik bir de memur kimliği taşıyorsa milletin devlete olan güvenini ortadan kaldırır. Bunların devletten temizlenmesi, milletin devletine tam bir güvenle bağlanması için büyük önem arz etmektedir. Bir kişinin devlet memuru olması onun örgüt üyesi olmayacağı anlamına gelmez. Terör örgütü üyesi olan veya onlara hizmet eden kişiler devlet memuru sıfatı nedeniyle korunaklı olmamalıdır. Esasında, devlet ile memuru arasında sadece vatandaşına hizmet götürme konusunda bir anlaşma ve ahitleşme vardır. Bu anlaşmanın dışına çıkan kişilere devlet de elbette gereğini yapar ve o kişilerle çalışmak istememe hakkına sahiptir.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ hükûmetleri olarak son on beş yıl içinde ülkemizin ihtiyacı olan akademik personelin yetişmesi için çok çalıştık. Toplamda 2002-2003 eğitim öğretim yılında 76.090 olan akademik personel sayısı şu anda 148.287'ye yükseldi. Daha fazla gencimizin üniversite eğitimi alması için 2002 yılında 76 olan üniversite sayımız 182'ye çıktı. 2002-2003 öğretim yılında 1 milyon 918 bin öğrenci varken şu anda 7 milyon 300 bin öğrenci var. Uluslararası öğrenci sayımız da 16 binden 100 bine çıktı.

AK PARTİ olarak her zaman akademik özgürlüğün ve bunun yanında ifade özgürlüğünün de yanında olduk. Esasen, 2547 sayılı öğretim üyeleriyle ilgili kanun zaten öğretim üyelerine geniş bir özgürlük alanı vermektedir. Bu alan, öğretim üyesine bilimsel ve akademik çalışmaları yanında, siyasi parti yönetimlerinde yer alma yetkisi vermektedir ancak öğretim üyesi kimliğiyle bilimsel, akademik veya ifade özgürlüğüyle bağdaşmayacak şekilde milleti kin, nefret ve bölücülüğe sevk eden, doğrudan devleti hedef alan, milleti devletiyle karşı karşıya getiren faaliyette bulunulması takdir edersiniz ki bilimsel özgürlük kapsamında değerlendirilemez.

"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" ismiyle yayınlanan bir bildirinin girişi aynen şöyle başlamaktadır: "Türkiye Cumhuriyeti, vatandaşlarını açlığa, susuzluğa mahkûm etmekte, ağır silahlarla saldırmaktadır."

Şimdi, terör örgütünden hiç bahsetmeyerek, sanki o çukurları terör örgütü kazmamış, insanları kendi evlerinde esir etmemiş gibi, bütün suçu devletine yıkarak devletini uluslararası camiaya şikâyet etmek hangi bilimsel ve akademik özgürlüklerle açıklanabilir? Bunun neresi aydınlık vicdandır?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Kim yapmış söyleyin, hepsini birden töhmet altında bırakmayın.

MUSTAFA SERDENGEÇTİ (Devamla) - Bu bildirinin akademisyenlikle ne ilgisi olabilir?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Söyleyin, kim yapmış? İsim söyle. 4 bin kişiyi birden töhmet altında bırakıyorsunuz.

MUSTAFA SERDENGEÇTİ (Devamla) - Listeler belli efendim, 110 kişi, 116 kişi, işte yazılı. Bunu ben internetten aldım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Nereye kimi şikâyet etmiş anlamadım ki?

İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray) - Siz konuşmanıza devam edin Sayın Hatip, lütfen, cevap vermeyin. Siz konuşmanıza devam edin.

MUSTAFA SERDENGEÇTİ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, hain kalkışma girişiminden sonra devleti ele geçirmeye çalışan hain çeteyle elbette mücadele edilecektir, yoksa o şehitlerin iki elleri yakamızdan düşmeyecektir.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hayrünnisa Gül Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine giderken meşru yol. Hepsi gitti, Merve gitti.

MUSTAFA SERDENGEÇTİ (Devamla) - Ancak elbette bu mücadelede adaletten ayrılmayacağız. Demokratik hukuk devleti bu mücadeleyi yine hukuk kuralları içerisinde sürdürecektir. Bu mücadelede, bilindiği gibi, her kararnamede iade listeleri de çıkmaktadır. İhraç edilenler için son olarak kurulan üst kurul, üst komisyon hukuk içerisinde mücadele edileceğinin de yine bir göstergesidir. Bu konuda kamuoyunun hiçbir şüphesi olmamalıdır, gerekenler yapılmaktadır. Şikâyeti haklı bulunan vatandaşlarımızın tüm hakları iade edilmektedir. Ancak bu itirazların FETÖ'yle mücadeleyi zaafa uğratmaması için gerekli tedbirleri de almaya devam edeceğiz. Bu tedbirler devletimizin bekası için gereklidir. Bunun yanında terör örgütleriyle alenen bağlantıları olanlar, bu yapının her türlü kurumlarıyla ilişkisi olanlar, hatta deşifre edilen "byLock" programıyla dehşete düşüren yazışmalar yapanlar kamuoyuna masum olduğunu anlatıyor, hiçbir hain "Ben hainim." demiyor. Bu durum, doğrudan, iktidar partisi olarak bizlere zarar verdiği hâlde biz bu örgütlerle mücadeleyi ülkemizin bekası için devam ettiriyoruz, her türlü siyasi riskleri de göze almaya devam ediyoruz. Bunun yüce milletimiz tarafından takdir edileceğine inanıyoruz fakat gerçekten, terör örgütüyle hiçbir iltisakı olmadığı hâlde idarenin keyfî tasarrufu, sahte belge veya ihbarlarla ihraç edilenler varsa elbette bu yola tevessül eden kişi ve yöneticiler bedelini ödeyecektir. Nasıl ki devleti ele geçirmek için yıllarca hayâsızca ve ahlaksızca sınav sorularını çalanlar, gariban Anadolu evlatlarının haklarını yiyenler, ele geçirdikleri devlet kurumlarında veya üniversitelerde kendilerinden olmayanlara yaşam hakkı tanımayanlar nasıl bugün hesap veriyorsa bir gün masumlara iftira atanlar varsa onlar da hesap verecektir. Biz hiçbir mağduriyetin olmaması için elimizden geleni yapıyoruz. Sonuçta, Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir, hukuk ve adalet mutlaka galip gelecektir.

Son olarak, CHP grup önerisini, terör örgütleriyle yapılan mücadele hukuk çerçevesinde devam ettiği için ve ülkemizin ve milletimizin bekası için devam etmesi gerekliliği nedeniyle desteklemiyoruz.

Bu vesileyle, milletimizin var olduğu günden bugüne kadar ve 15 Temmuz gecesi ülkesi ve milleti için canlarından vazgeçen tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman milletimizi ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Serdengeçti.