Konu:Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:60
Tarih:17/01/2017


Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Malum, bugünlerde Meclisin gündemi Anayasa değişikliği ama AKP geçmiş tecrübesine dayanarak bu değişikliği, açık bir rejim değişikliği olmasına rağmen farklı bir isimle seslendiriyor: "Cumhurbaşkanlığı sistemi." Meclisin iradesi yok ediliyor, Türkiye'nin bütün kurumları baştan aşağıya geriye götürülüyor, Anayasa'nın ilk 4 maddesinin değiştirileceği dillendiriliyor, partili cumhurbaşkanlığı geliyor, açıkça rejim değiştiriliyor ama buna iktidar ne diyor? "Cumhurbaşkanlığı sistemi." Hani geçmişten tecrübe var ya değerli milletvekilleri, Hükûmet geçmişte Öcalan'la görüşüyordu, ne diyordu? "İmralı'yla görüşüyorum." Kuzey Irak'ta PKK yöneticileriyle pazarlıklar yapılıyordu, Hükûmet ne diyordu? "Kandil'le görüşüyorum." Değerli arkadaşlar, Hükûmeti, AKP'yi tebrik etmek lazım; dünyada dağla ve adayla konuşabilmeyi başarabilen tek parti sizsiniz, sizi tebrik ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Yine, geçmişte, beş altı yıldan beri "Esed, Esed, Esed..." diyorlar, Esad'la görüşüyorlar ama ne diyorlar? "Suriye rejimiyle görüşüyoruz." diyorlar.

Değerli arkadaşlar, bakın, partili cumhurbaşkanlığı aslında altı çizilmesi gereken bir şey. Bizim tarihimizde padişahlar var, yöneticilerimiz var ama bakın, padişahlar bile partili değil. Hatırlayın geçmişimizi, bir tane partili padişah var mı? (CHP sıralarından alkışlar)

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Hâkimiyet milletin.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Acayip bir yaklaşım ya(!)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Toparla, toparla, olmadı.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Toparla, dağıldı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, "Başkomutan" diyorsunuz, muhtemelen Cumhuriyet Halk Partisinden biri seçilirse bu yasa geçtiğinde siz başkomutanın bir siyasi partili olmasına ne diyeceksiniz bilmiyorum.

Aşkın, sana geleceğim, dur, acele etme.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Bana gelme. Niye geliyorsun?

SÜREYYA SADİ BİLGİÇ (Isparta) - Ağbaba, dağıldın.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Dağıldın. Konuya gel, konuya.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bu Anayasa değişikliği neler getiriyor, esas amaç ne, bakın, ben size anlatayım. Bakın, bu Anayasa değişikliğiyle mülkiyet hakkı bile elden alınacak.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Nereden çıkarıyorsun? Yok öyle bir şey.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın, bugünlerde, geçmişte yandaş olan, beraber yürüdüğünüz insanların malına el koyuyorsunuz ya, siz de yarın eğer reisle ayrı düşerseniz sizin de mal varlığınıza el konulabilir; bunun altını çizmek istiyorum. Bakın, birçoğunuzun durumu iyi, maşallah, zenginsiniz, ciplere biniyorsunuz, Audi'ye biniyorsunuz, dikkat edin kendinize, o nedenle biraz gözden geçirin kararınızı verirken. (CHP sıralarından alkışlar)

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Hadi oradan ya!

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Allah Allah.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Siz niyet okuyorsunuz.

SALİH CORA (Trabzon) - Senin arabanın modeli ne?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Ne kadar cip varsa hep "CHP" plakalı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bir de milletvekili sayısı 550'den 600'e çıkıyor. Vallahi billahi anlayabilmiş değilim, bu milletvekili sayısı 550'den 600'e niye çıkıyor, niye ihtiyaç var, hangi şeyle milletvekili sayısı artırılıyor, ben bilmiyorum.

SALİH CORA (Trabzon) - Veli Ağbaba, sen nerede oturuyorsun?

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Otoparkta ne kadar cip varsa hepsinde "CHP" yazıyor ya.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir düşünün arkadaşlar, bakın, Meclis kapatılıyor, yetkileri elinden alınıyor, kolu kanadı kırılıyor, hem de vekil sayısı artırılıyor. Bakanlar Kurulu artık içimizden çıkmayacak.

Değerli arkadaşlar, Meclisin denetim yetkileri azaltılıyor ama milletvekili sayısı artırılıyor. Benim aklıma hiçbir şey gelmedi, ama bir şey geldi aklıma değerli arkadaşlar: Bu, Meclise rüşvettir, rüşvet, rüşvettir Meclise.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Ne alakası var? Saçma sapan konuşma ya, saçmalıyorsun.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Avrupa Birliği standartlarına yaklaşıyoruz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - 50 milletvekili size rüşvet veriliyor. Bunu tekrar değerlendirmenizi sizden rica ediyorum.

Bakın değerli arkadaşlar, ayrıca beş yıla yükseltiliyor.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Temsili yaygınlaştırıyoruz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - 50 milletvekilinin Türkiye'ye maliyeti, beş yıllık maliyeti, tam olarak, değerli arkadaşlar, 184 milyon 500 bin lira ek yük getiriyor.

Değerli arkadaşlar, bakın, eğer bu değişiklik geçerse milletvekiline ihtiyaç kalmayacak.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Vekil olayının para boyutuna bakan tek kişi sizsiniz herhâlde. Yapmayın ama ya, 50 kişinin maliyeti mi var yani? Bunu mu hesap ettiniz?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Artık insanlar dertlerini, dermanlarını, Ayşe Hanım, Meclise değil, kime anlatacak? Saraya. Örneğin, artık saraydaki jöleli viskisini yudumlarken "Ayşe Hanım, şunu yap." diyecek. Aşkın laf atıyor bize, dili yoruldu. Aşkın'a diyecek ki jöleli sarayda viskisini yudumlarken "Aşkın, laf at."

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Ayıp, ayıp!

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Sen merak etme, biz millet için konuşuruz; sen merak etme, millet için konuşuruz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, yine, Saray'dan yönetileceksiniz Saray'dan. Hani yalılarda oturan gazeteciler var ya yalılarda, kızı başka gazetede, oğlu başka gazetede çalışan, hanımı da televizyonda program yapan adamlar var ya...

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Konuştukça batıyorsun, konuştukça.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Toparla, toparla. Biz millet için konuşuruz.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Biz temsili yaygınlaştırıyoruz, temsili.

VELİ AĞBABA (Devamla) - ...hani yalıda viski içiyor ya yalıda, o viskisini içecek, Osman, Veli Ağbaba'ya laf atacak.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Biz millet için konuşuruz, kimse için konuşmayız, millet için konuşuruz.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Aşkın, oy verme; Ayşe Hanım, oy verme.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Ya, CHP nerelere düşmüş. Bu adam Genel Başkan Yardımcısı.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Örneğin, Doğan Kubat... Doğan Kubat burada sabaha kadar çalışacak, koşturacak, ülkeyi kim yönetecek, ülkeyi, ülkeyi?

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ya oylar düşüyor, Malatya'da yüzde 21'di oy, 15'e düştü; şimdi 10'a düşecek sayende. İyi ki senin gibi Genel Başkan Yardımcıları var CHP'de, Allah razı olsun.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Ülkeyi jöleliler yönetecek, ülkeyi...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, anlamıyorum konuşmacının ne dediğini.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bakın, siz bir siyasi hareketten geliyorsunuz, o siyasi harekete katılmıyorum ama bugün yandaş gazete köşelerinde yazıp para kazananlara, malı götürenlere bir bakın, malı götürenlere bakın.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Ya CHP'nin oyu ne oldu Malatya'da, onu söyle sen.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Onlar kim? Ecevit zamanında Ecevitçi, Demirel zamanında Demirelci, Mesut Yılmaz zamanında Mesut Yılmazcı, şimdi de Recep Tayyip Erdoğancı.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Bu kadar ucuz siyaset yapmaya gerek yok.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, AKP'li vekiller; en önce siz oy vermeyin; siz oy verirseniz -geçmişte emeğiniz var, mücadeleniz var- saray gelecek saray.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - Sen konuştun, oyumuz artacak.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Oyumuz artacak.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Jöleliler, yalıdaki gazeteciler yönetecekler; onlar yüksekten hükmedecek, siz de, Aşkın Bak orada oturacak, bağırıp duracak.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)