Konu:Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:58
Tarih:14/01/2017


Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

NECATİ YILMAZ (Ankara) - Sayın Başkan, Sayın Divan, sayın milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

Toplumsal uzlaşma belgelerinden olan anayasaların varlık sebebi, iktidarı sınırlamak, bireylerin hak ve özgürlüklerini güvence altına almaktır. Anayasal sistemler, bireyler için iktidarların müdahale edemeyeceği güvenceli yaşam alanları oluşturan ve buna uymayan iktidarlara denetim ve fren mekanizmaları geliştirmiş olan sistemlerdir. Demokratik siyasal sistemlerde devlet, bireye karşı, meşruiyetini bu belgeden almaktadır. Anayasalar, aynı zamanda, bir çerçevedir, devlet için de, birey için de bir sınırdır. Bu anlamıyla, nizam belgeleridir.

Herkes anayasaların bir toplumsal uzlaşma belgesi olduğunu söylüyor da sormayalım mı, sizler bu metni hazırlarken kiminle uzlaştınız? Hangi toplum kesimleriyle, hangi meslek örgütleriyle, hangi muhalif kesimlerle konuştunuz? Komisyonda konuşmadınız, burada konuşmuyorsunuz; kimlerle konuşup uzlaştınız, bu anlamda, bu ihtiyacı karşıladınız mı?

Bu metinle, değil yeni bir mutabakat oluşturmak, maalesef, yüz yıllık cumhuriyet, demokrasi, hukuk devleti, laiklik, egemenliğin kayıtsız, şartsız millete ait olması gibi mutabakatlarımızı hedef alıyor ve ortadan kaldırıyorsunuz. Dolayısıyla, bu metin, bir mutabakat metni değil, bir yıkım ve imha metnidir. Yüz yıllık demokratikleşme sürecinde olgunlaştırmaya çalıştığımız parlamenter sistemi yok edip anayasal devleti, anayasalı devlete dönüştürüyorsunuz. Başbakanlığı kaldırıp, devletin tüm gücünü tek elde toparlayıp mutlakıyeti yeniden yaratıyorsunuz. Yargının tarafsızlığı sıfatını bu metne yazarken diğer yandan, bağımsızlık ve tarafsızlıkla bağdaşmayacak şekilde, Anayasa Mahkemesini, HSYK'yı, Yargıtay ve Danıştayı tek kişinin denetimi altına alacak bir düzenleme getiriyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Meclisimizin egemenliği temsil etme, yürütmeyi denetleme ve dengeleme yetkilerini elinden alıyorsunuz. Meclisi, otokratik yönetimi meşrulaştırmak için, varlığı korunan, işlevsiz, âdeta, bir sivil toplum örgütüne dönüşmüş sözde bir meclis hâline getiriyorsunuz, devletin tüm yetkilerini bir partiye devrederek bir parti devleti inşa ediyorsunuz. Tüm bu gerçekleri gizlemek için halka yine, her zamanki gibi yalan söylüyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu düzenlemeyle, iddia etiğiniz gibi, Atatürk dönemi yasalarına değil, cumhuriyetin öncesine dönerek cumhuriyetle hesaplaşmak istiyorsunuz. Bu niyetinizi defalarca ifade ettiniz, milletvekiliniz bugün de ifade etti. Cumhuriyetimizin kurucuları ve tarihiyle bu kavganız yeni değil. Cumhuriyetin kurucularına "iki ayyaş" söyleminizi, laikliği Anayasa'dan çıkarma ifadelerinizi kimse unutmadı.

Sadece tarihten değil, bugünden de düşmanlar yaratarak varlığınızı sürdürmek istiyorsunuz. Bilim adamından öğrenciye, öğrenciden işçiye, madenciye, çiftçiye herkesi "terörist" ilan ettiniz, "düşman" ilan ettiniz; yetmedi, elinde 50 doları olan sade yurttaşı da bunlara eklediniz.

Bu değişikliğin koalisyonlara son vereceği, yönetimde istikrar getireceği de bir aldatmadır, yüksek gelişmişlik düzeyine ulaşacağımız da hakeza öyle. Rakamlar ve dünya örnekleri bunun tam aksini söylüyor. Dünyanın refah sıralamasındaki ilk 20 ülkeye baktığımızda ilk 19'unun parlamenter sistemlerle yönetilen devletler olduğunu görüyoruz. Aynı listenin sonlarına baktığımızda da tamamına yakınının sizin öngördüğünüz siyasal sistemlerle yönetilen devletler olduğunu görüyoruz.

Bu düzenlemenin yönetimde istikrar getireceği de halka söylenmiş başka bir yalandır. Başkanlık sistemlerinin parlamenter sistemlerin iki katı oranında koalisyonlarla yönetildiği, halkın gözü önünden kaçırılmak isteniyor. Her zaman olduğu gibi yine halkı kandırıyorsunuz.

Sizin çokça kandırıldığınız da bir yalandı. Sizi hiç kimse kandırmadı. Başından beri varmak istediğiniz yere herkesi kandırıp kullanarak adım adım yürüyorsunuz, biz bunu görüyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Siz hiç aldanmadınız, dönemsel koalisyonlarınız ve ortaklarınız oldu, bu sürece de yeni bir koalisyon ve yeni bir ortakla giriyorsunuz. Zaman gösterecek ki onları da kandırdığınızı hep beraber izleyeceğiz ama onlar için ve Türkiye için vakit çok geç olacak maalesef.

Ben burada her partiden demokrasiye ve hukuka inanmış, cumhuriyete âşık milletvekillerine seslenmek istiyorum. Onların duyarlılık ve destekleriyle bu tasarının Genel Kuruldan reddedilmesini bekliyorum. Bunu Parlamentoda başaramazsak referandum sürecinde her partiden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bu bakışınıza bir dakika daha verebilirim efendim.

Buyurun.

NECATİ YILMAZ (Devamla) - ...her kesimden yurttaşlarımızla bunu başaracağımıza inanıyorum. Ben halkıma ve milletime güveniyorum.

Sevgili arkadaşlar, özetle bu düzenleme arkaik bir düzenlemedir, bir hanedanlık düzenidir, bir ferman düzenidir. Ne bu ülkede ne bu çağda yeri olmayan bir düzenlemedir. Unutmayalım, unutmayın, ne krallar, ne padişahlar gördü bu devran, nice şahlar, ne sultanlar, tiranlar ama sonunda kazanan hep insanlık oldu.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)