Konu:Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:58
Tarih:14/01/2017


Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Sayın vekillerimizin sorularına ilişkin olarak genel itibarıyla cevap vermek gerekirse, öncelikle, getirilen anayasa teklifinde herhangi bir şekilde yargıya bir müdahale olmadığı gibi, yargının tarafsızlığı açık bir şekilde anayasada hüküm altına alınmaktadır. Mevcut Anayasa'mızın 104'üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir bölümünü, Danıştay üyelerinin dörtte 1'ini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Vekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini ve Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinden 4'ünü seçme görevi bulunmaktadır. Teklifle Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinin kaldırılacak olması sebebiyle cumhurbaşkanı bu mahkemelere üye seçemeyecektir. Bu durum dışında teklifle cumhurbaşkanına yargı alanında verilen yeni bir atama yetkisi ve görevi bulunmamaktadır. Teklifin yasalaşmasından sonra da cumhurbaşkanı, bugün olduğu gibi, Anayasa'da öngörüldüğü şekliyle Anayasa Mahkemesi üyelerinin bir bölümünü, Danıştay üyelerinin dörtte 1'ini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Vekili ile Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 4 üyesini seçmeye devam edecektir. Hatta, mevcut Anayasa'ya göre, Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesine Askerî Yargıtay ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden üye atama imkânı bulunmakta iken askerî yargının kaldırılmasından dolayı bu imkân da ortadan kaldırılmaktadır. Görüldüğü üzere, teklifle Cumhurbaşkanının yargı erkine ilişkin görev ve yetkilerinde herhangi bir artış bulunmamaktadır. Bu nedenle, teklifin yargı bağımsızlığını yok ettiğine ilişkin iddialar tamamıyla temelsizdir.

Diğer taraftan, Anayasa teklifi içerisinde yasama organının yetkilerinin güçlendirildiğini baştan itibaren söylüyoruz. Getirilen teklifle Bakanlar Kuruluna son verilmekte olup yürütme yasamanın içerisinden çıkmayacaktır. Bunun doğal sonucu olarak güvenoyu, gensoru ve tasarı Anayasa'dan çıkarılmaktadır.

Cumhurbaşkanı bütçe ve kesin hesap teklifi hariç, kanun teklifi veremeyecek; Anayasa'nın 87 ve 88'inci maddelerinde yapılan düzenlemeyle sadece milletvekilleri kanun teklifi verebilecektir. Getirilen Hükûmet sistemine bağlı olarak gensoru ve güvenoyu Anayasa'dan çıkarılmıştır. Böylece, gensoruyu seçimlerde halk verecek, güvenoyu da halktan alınacaktır.

Meclisin var olan bilgi edinme ve denetim yollarından Meclis araştırması, Meclis soruşturması, genel görüşme ve yazılı soru hayatiyetini devam ettirmektedir. Daha da önemlisi, Anayasa'nın 87'nci maddesinde düzenlenen Meclisin kanun koyma, değiştirme ve kaldırma görev ve yetkisi de aynen devam etmektedir. Bakanlar Kurulunun kaldırılmasına bağlı olarak kanun hükmünde kararname uygulamasına son verildiğinden, Anayasa'da öngörülen sınırlar çerçevesinde, Cumhurbaşkanının Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarması öngörülmektedir. Cumhurbaşkanı kararnamesiyle temel hak ve özgürlüklere ilişkin konularda düzenleme yapılamayacağı gibi, kanunların düzenlediği konularda da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacaktır. Mevcut Anayasa'mızın 82 ayrı maddesinde belli konularda kanunla düzenleme zorunluluğu hüküm altına alınmıştır. Temel hak ve özgürlükler haricinde bu konularda da Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılması mümkün değildir.

Dolayısıyla, çok açık bir şekilde görülmektedir ki getirilen teklif, yasama organının yetkilerini bugüne göre hem korumaktadır hem de yasama ve yürütme organları arasındaki yetki paylaşımlarını açık bir şekilde düzenlemektedir.

Teşekkür ederim.