Konu:Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın Chp Grup Önerisi Üzerinde Yaptığı Konuşması Sırasında Şahsına Sataşması Nedeniyle Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:56
Tarih:12/01/2017


Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş'ın CHP grup önerisi üzerinde yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AYKUT ERDOĞDU (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yöneticilik özelliği, insanlık özelliği, kalenderlik özelliği... Bu tip gergin durumları sakinleştirmek lazım. Öncelikle, ben, bütün partilerin grup başkan vekillerinden bunu beklerim.

Mustafa Bey, samimiyetle bir şey söyleyeceğim, öyle yemin etmek falan filan çok şey değil. Şu kürsünün hemen başındaydım. Ben şimdiye kadar hiç kimseye bir fiske vurmadım, tesadüfler dışında da bana vurmadılar. Arkadaşlarınız bu durumu biliyor. Tam şuradayken birkaç arkadaşınız -bütün kalbim ve samimiyetimle söylüyorum- tekbir getirdi. (AK PARTİ sıralarından "Yalan söylüyorsun, yalan!" sesleri)

BAŞKAN - Arkadaşlar, dinleyelim lütfen.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Arkadaşlar... (AK PARTİ sıralarından "Ayıp, ayıp!" sesleri)

Arkadaşlar, sizden şunu rica ediyorum...

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Bir tek sen duydun çünkü, bir tek sen duydun.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Tekbirin ne olduğunu biliyor musun? Ne demek, bir söyler misiniz?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ayıp, ayıp!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bir sakin olun.

BAŞKAN - Lütfen arkadaşlar, dinleyelim.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Ben yanındaydım, yalan söylüyorsun.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, bu yaptığınız doğru bir şey değil. Burada olan birkaç arkadaşınıza sorun.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Hiç kimse duymadı, bir tek sen duydun.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, bir şey söyleyeceğim...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Ayıp, ayıp!

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Yalan söylüyorsun, yalan söylüyorsun.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Aykut Bey, tekbirin ne olduğunu biliyor musun? Ne dedi, bir söyler misin?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bir dakika... Bir dakika...

ALİM TUNÇ (Uşak) - Bir söyler misin? Söyle.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Arkadaşlar, burada olan birkaç arkadaşınıza benim gıyabımda sorun, rica ediyorum.

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Ben oradaydım Aykut, vallahi yalan konuşuyorsunuz, billahi yalan!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Zeyid Bey...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen... İstirham ediyorum.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Arkadaşlar...

ZEYİD ASLAN (Tokat) - Ben oradaydım, ben senin yanındaydım.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Biz duymadık da bir tek sen duydun.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Zeyid Bey, şuradaki üstelik...

ALİM TUNÇ (Uşak) - Tekbirin ne olduğunu biliyor musun? Ne söylediler, bir söyler misin?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bir dakika...

Arkadaşlar, bakın, ben böyle bir adam değilim, böyle çekinecek bir adam değilim, mümkün olduğu kadar üsluplu konuşmaya çalışıyorum.

Üstelik burada da bizim arkadaşlardan bir iki kişi "cumhuriyet", "Atatürk" diye bağırdı; onu da garipsedim.

ZEHRA TAŞKESENLİOĞLU (Erzurum) - Oo, canım benim!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Arkadaşlar, bakın, tam da Türkiye'de bunu yapıyoruz biliyor musunuz? Bakın...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Aykut Bey, kulağınıza mı söylediler sizin? Aykut Bey, sizin kulağınıza mı fısıldadılar?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Yüksek sesle mi söylediler, kulağınıza mı fısıldadılar?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Ya, arkadaşlar, söylediler...

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Rica ederim ya, rica ederim!

BAŞKAN - Herkes yerinde konuşmasın.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Kulağınıza mı fısıldadılar sizin?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, bu yaptığın doğru bir şey değil Hocam. Ben geldim, bütün kalbimle...

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - Şurada oturuyordum Aykut, şurada oturuyordum.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, şunu diyorsanız: "Ya, sen yanlış duymuşsundur." diyorsanız, ya, bu kadar insan söylüyorsa kendi kendime "Acaba?" derim.

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - Yanlış değil, hiç duymadın. Öyle bir şey yok Aykut. Hepimiz buradayız, biz niye duymadık?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Samimiyetle, bütün kalbimle, gençliğimle, gidip evdeki evladımı göremeyeyim ki bunu duydum ya.

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - Biz niye duymadık?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Niye böyle yapıyorsunuz ya? Tam Türkiye bu noktaya geldi, birbirimize ne söylesek kimse inanmıyor ya.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Yalan, kocaman yalan!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sayın Başkan, çok kesildi. Bir dakika süre verir misiniz?

BAŞKAN - Bir dakika verelim, tamamlayın.

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Provoke ediyorsunuz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, önemli bir şey konuşuyoruz. Burada Fatih kardeşimiz de yaralandı, Nefi şimdi dili dışarıda gitti. Bu doğru bir şey değil.

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - Öyle de olsa IŞİD'e benzetmişsiniz, doğru mu?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bakın, 550 milletvekiliyiz, içimizde, emin olun, bir 400 kişi bunu engellemeye çalışıyoruz; sizde de var, bizde de var; engellemeye çalışıyoruz.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - O "tweet"le mi engelliyorsunuz Aykut Bey?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Biz sonuçta aynı memleketin insanlarıyız. Vuranın da vurulanın da sevdikleri, sevenleri var. Şimdi, bakın, şöyle...

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - Aykut Bey, IŞİD'le ne alakası var?

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - O "tweet"le mi engelliyorsunuz?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Bir dakika... Tamam, onu bir konuşacağız ama ben yöneticilere bir şey söyleyeyim.

BAŞKAN - Arkadaşlar lütfen müdahale etmeyelim ama, istirham ediyorum ya! Lütfen ama.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sayın Meclis Başkan Vekili, sayın grup başkan vekilleri; sizlere düşen görev şudur: İnsanlar bazen öfke patlaması yaşar. Bu da karşılıklı iletişimimiz olmadığı için herkes kendi gettosundan kendisini çok haklı görüyor. Meclis başkan vekillerine, grup başkan vekillerimize, daha kıdemli yaşlı ağabeylerimize, ablalarımıza düşen şey şu: Tansiyonu düşürmek zorundayız.

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - O "tweet"i niye atıyorsun?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Çok önemli bir konu görüşülüyor bizim açımızdan, bizi tanıyın diye söylüyorum. Bizim açımızdan şöyle bir şey...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Atılan yalan "tweet"lerle mi, atılan yalan "tweet"lerle mi?

AYŞE SULA KÖSEOĞLU (Trabzon) - Niye geriyorsunuz o zaman, niye geriyorsunuz?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Ama arkadaşlar, bakın, siz hiç konuşturmuyorsunuz ki. Şu konuşmada sataşacak bir şey var mı? Rica ederim ya.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Atılan yalan "tweet"lerle mi?

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - IŞİD'le ilişkilendiriyorsun ya.

ALİM TUNÇ (Uşak) - Yapacağını yapıyorsun, ondan sonra da timsah gözyaşları döküyorsun.

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - Söylediğinle yaptığın birbirini tutsun.

BAŞKAN - Teşekkür ederim Aykut Bey, uzattım da.

Buyurun, Sayın Erdoğdu, teşekkür ederim.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - O "tweet"i niye attın, merak ediyoruz.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Yani siz uzaktan baktığınızda sanıyorsanız bu taraf sizin düşmanınız, böyle bir şey değil.

ŞAHAP KAVCIOĞLU (Bayburt) - "IŞİD'in kini" diyorsun ya Aykut Bey, ne diyorsun ya!

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Çünkü bu taraftaki insanlar...

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Erdoğdu.

Sayın milletvekilleri, niye müdahale ediyorsunuz Allah aşkına ya, oturduğunuz yerde! Varsa sözünüz çıkar kürsüde konuşursunuz. Lütfen.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Sen olsan ne yaparsın? Ben başkan vekillerine...

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - IŞİD'le alakası ne?

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Benim üzerime geliyor...

BAŞKAN - Ne konuşacağını siz takdir edecek değilsiniz, herkes kalkar, sözünü söyler ama söz talebi buradan olur, hiç kimse oturduğu yerden bu işe müdahale etmesin, lütfen.

UĞUR AYDEMİR (Manisa) - Aykut Bey, size inanıyoruz. O "tweet"i niye attınız merak ediyorum Aykut Bey.

AYKUT ERDOĞDU (Devamla) - Rica ederim ama, şu kürsüye çıktım bir kere konuşturmadınız. (CHP sıralarından alkışlar)