Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:52
Tarih:06/01/2017


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

EMİN HALUK AYHAN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Şanlıurfa iline ilişkin elektrik kesintilerinin giderilmesine yönelik tedbirlerin belirlenmesi amacıyla verilen önerge üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere söz aldım. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Geçen gün benzer bir önergeyi -Cumhuriyet Halk Partisine mensup arkadaşlardan geldi- görüştük, hatta grup adına yine ben konuştum. Demek ki bu, gündemde kalan bir mesele, problem çözülmüyor. Belki var olan problem mevsim ve diğer nedenlerden biraz daha yoğunlaştı ama bu meselenin çözülmesi lazım.

Enerji talebi, üretimi, arzı, özelleştirmesi, kesinti nedenleri üzerinde epey durduk, çarelerin araştırılması üzerinde de durduk. Sayın Bakana söyledik, "Özelleştirmeyle kaynak sağladınız ama problem çözmediniz." dedik, "Özelleştirmenin amaçlarına, ilkelerine uygun davranmadınız." dedik, "Orada özelleştirmeden beklenilenler karşılanmadı." dedik. Yeteri kadar bu problem çözülmediği için de araştırmanın yapılması gerektiğini düşündük ama yeteri kadar açıklama da maalesef Hükûmetten gelmedi.

Hükûmet bu konuyu ciddiye almıyor. Burada hiçbir bakan bu konuyla ilgili görüş beyan etmekte istekli değil; burada olanı da, sorumlusu da, sorumsuzu da hiçbir konuya girmiyor. Şimdi, burada hatlar mı yetersiz, hava mı soğuk, yeterli üretim mi yok, var da iletim sıkıntısı mı var, dağıtımı alan şirket pes mi etti, kayıp kaçaktan sıkıntı mı var, terörden mi, yeterli güvenlik önlemi yok mu, yeterli yatırım da mı yok, yoksa "Cenab-ı Hak'tan geldi." deyip oturacak hâlimiz yok, bunun nedenlerine bir -ne yapmamız lazım- bakmamız lazım.

Burada bu işi alan şirketin birkaç yıl önce genel müdürü bana geldi. Bir sıkıntıları var, kaynak aktarılması lazım. Söylüyorlar: "Özelleştirme İdaresinde bürokratlar bizi yanılttı." Nasıl yanılttı? "Kayıp kaçak oranını olduğundan düşük gösterdi." Ya, kardeşim, sen yüzde 70-80 kaçak olan bir şirkete talip oluyorsan, oradaki bürokratı zaten bir aşağı bir yukarı yüzde oranıyla şikâyet etmen mümkün değil. Neden değil? Özelleştirme Yüksek Kurulu var, Başbakan var Kurulda, ilgili bakanlar var, altında da imzaları var. Şimdi, olaya böyle baktığınız zaman, bidayetinde zaten işin sakat bir iş yapılmış yapılırken.

Şimdi, orada kayıp kaçak oranı yüksek; Şanlıurfa'da 9 tane AKP vekili var. Demek ki vatandaş bu işten memnun, AKP de onları hoşnut etmek istiyor. Böyle düşünülebilir mi? Vatandaşı böyle ilzam etmemiz mümkün değil, AKP problemin çözülmesini istemiyor. Bunu çözmeniz lazım.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Bir tane burada yok. Bak, Şanlıurfa'da elektriği konuşuyoruz, bir tane yok burada. Urfalı yok, Urfalı.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Ya, Sayın Vekilim, haklısınız, burada bazen nazire yapıyoruz, bazen -ne yapıyoruz- birbirimize laf da atıyoruz, şaka yapıyoruz konuşurken daha iyi anlaşılsın vesaire diye ama bu mesele ciddi bir mesele.

Doğal gazın özelleştirilmesinde de çok büyük sıkıntı var. Bunların ne yapılması lazım? Bir bakılması lazım.

"Ben orada vatandaşın elektriğini kesiyorum.", Urfalı vatandaşa bunu söylüyorsunuz, "Ödemiyorsun, kesiyoruz." Tamam, ödemiyor, kesiyorsun da vatandaş niye ödemiyor? Güle oynaya ödemiyorsa istismar ediyor. Eğer ödeyecek gücü, takati yoksa o da AKP'nin kabahati. Neden? Ekonomik şartlar iyi değil. Ama, bu sefer diyeceksiniz "Biz 9 tane milletvekili çıkarıyoruz, orada şeyimiz var."

İBRAHİM AYHAN (Şanlıurfa) - Bir de Bakan.

EMİN HALUK AYHAN (Devamla) - Bu işi halletmemiz lazım. Bunlara bir çözüm -ne yapmak lazım- bulmak lazım. Bu olay hakikaten sıkıntılı. Trafikten vesaireden neye bakarsanız bakın önergede problem devam edip gidiyor.

Şimdi, CHP'li arkadaşların verdiği önergede de ne vardı? "Aşırı yağış, fırtınanın elektrik iletiminde yol açtığı arıza, nakil hattının kopması arızası, fabrikalara elektrik verilemediği, siber saldırı..." diyor. Ya, bir yetkili çıkıp da Allah rızası için "Şunun şurasından şu." dese iş rahatlayacak, burada bu kadar da bu mevzu her gün gündeme gelmez. Komisyona gelirsiniz, bir bilgi verirsiniz, iş gider.

Bakıyoruz, ciddi bir gazete, her gün Hükûmetin de beyanları burada yer alır "Elektrik batıya ulaşmıyor, iletim ihaleye takılıyor." diyor. Doğru mu, yanlış mı? Bilmiyorum ben, birisinin bana cevap vermesi lazım, bir bu. Bunun dışında "Bir saat elektrik kesintisi 18 milyon -geçen gün konuştum- kaybettiriyor." Ya kardeşim, hakikaten zorunlu muyuz kaybedecek, böyle bir şey mi var? Başka bir şey söylüyor: "Sorun soğuk değil -bu sanıyorum doğal gazı kastediyor- depolama eksikliği."

Ya, bu hakikaten Türkiye Büyük Millet Meclisinde her gün konuşulsun ama bunu gelin ilgili komisyona getirelim -Komisyon Başkanı da nerede, buradaydı biraz önce- Komisyonda bir tartışalım, eğer bizim yapabileceğimiz bir şey varsa destek verelim. AKP'nin zaten bunu yapmaya Komisyonda da gücü var, burada da var. Gelin bunu bir bitirelim, biz de destek verelim. Ama, her seferinde, burada, mesela çok iyiymiş gibi, özelleştirme yaptınız, problemi çözdüğünüzü zannediyorsunuz. Hâlbuki, özelleştirme yapılarak maliyetin kime, kullananlara ne kadara mal olduğunu, maliyetinin ne olduğunu da izah etmek lazım. Bu, bizim sanayicimize, ihracatçımıza rekabet şansı getiriyor mu?

Burada problem büyük. Dağıtım şirketlerinin ödenmiş sermayesi ne kadar, bilelim; Bakanlığa sesleniyorum.

Bankaların, ilk 10 bankanın -geçen burada söyledim- sermayesi ne kadar, bir de ona bakalım. Bir mukayese edin, yüzde 2-3 kâr marjıyla bu kadar sermaye yatırdığın dağıtım şirketleri ne yapıyor? Kâr marjıyla çalışıyor. Bunlar satın almak için nereden kredi aldılar? Bankalardan. Ne aldılar? Dövizle aldılar, dövizle yediler. Şimdi üstüne geldi, ödeyecek; ödeyemiyor.

Başka sıkıntılar var: Üretim şirketlerinin sermayeleri, diğerleriyle mukayese ettiğinizde sanıyorum daha düşük. Hâlbuki üretimin sermayesinin daha güçlü olması lazım. Bankacılık sistemini de kilitliyorsunuz. Hani burada "KOBİ'lere kredi vereceğiz." diyorsunuz ya, bunlara veriyorsunuz, dağıtıma. Dağıtıma verince ne oluyor? Öbür adamlara vereceğiniz kalmıyor orada.

Bir de bu dağıtıma verdiğiniz paraların, acaba kredilerin geri gelişi mümkün mü değil mi? Getirin bunu Komisyona, gelin burada araştırma önergesi verelim. İmzaya açtım ben, tamamladım araştırma önergesini. Buradan AKP'li arkadaşlara da, grup yöneticilerine de hassaten rica ediyorum, tenkit etmiş olmak için de yapmıyorum, bu memleketin en ciddi sorunuysa bu, bu sorun üzerine eğilelim, bir master plan yapalım.

Babam rahmetli çok iyi bir maliyeciydi. "Ula oğlum, sen de maliyeci oldun amma şu milletten bir kere isteyin, bir daha istemeyin." derdi. Her seferinde bu problem değişik bir şekilde bizim önümüze geliyor. Tenkit etmek için biz elli yol buluruz. Gelin, hadi bir yapıcılık yapalım burada, söz alalım AKP'li arkadaşlardan. Yok burada bunun temsilcileri. İşimi gücümü bıraktım ben, iki üç gün önce bunu konuşmuştum -buradan daha önemli bir yer yok- bu işi ciddiye alalım, bu işi hakikaten ne yapalım, bir bakalım.

Ondan sonra, bakım onarım işletmeleri özelleştirme yapıldıktan sonra bakım onarım yapıyor mu? İşçileri çıkardınız "Özelleştirme yapıyorum." diye. E şimdi, bir taraftan da taşeronları geri almaya çalışıyorsunuz. Burada hatta TPIC vesairede, TPAO'da büyük problemler var, bunlar bize yansıyor. Özelleştirmeye çalışıyorsunuz, insanları dışlıyorsunuz. Fiyatlar düştü diye şimdi zarar ediyor, yarın fiyatlar arttığı zaman kâr yazacak şirketler var. Bir katlanırsınız bir sürede, her şeyi ileri atmazsınız. Hinihacette ne var? Lazım olacak şey var. Et Balığı siz özelleştirmediniz, lazım oldu, siz şimdi başka bir organizasyona gidiyorsunuz. Tenkit mi ettik? Yok.

Bunda da gelin bir iyice inceleyelim şu işi. Ben AKP'li arkadaşlardan bu konuda duyarlılık bekliyorum, özellikle de Hükûmeti ikaz etmeleri konusunda çünkü bu iş pek ciddiye alınmıyor.

Ben teşekkür ediyorum. Yüce heyete saygılar sunuyorum.

Teşekkür ediyorum tekrar Sayın Başkan. (MHP sıralarından alkışlar)