Konu:Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi
Yasama Yılı:3
Birleşim:5
Tarih:09/10/2012


TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZGÜNDÜZ (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, hayırlı olsun, yerel seçimler erkene alınıyor. Biz de bir muhalefet partisi olarak her zaman sandığı isteriz. İnşallah seçimlerde halk, izlediğiniz politikanın yanlışlığını görerek ilk dersini verecektir diye düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bu vesileyle bir konuda yüce heyeti aydınlatmak istiyorum. Son zamanlarda Sayın Başbakan hem genişletilmiş grup toplantısı konuşmasında hem de büyük kongrede Azerbaycan'dan İkinci Dünya Savaşı yıllarında ülkemize sığınan 146 Azerbaycan Türkünün o zamanki Stalin Hükûmetine teslim edilmesi üzerinden partimize haksız yere bir eleştiri yapmaktadır.

Ben, geçen hafta Azerbaycan'daydım. Azerbaycanlı dostlarla, milletvekili arkadaşlarla görüştüm. Kendi özgün lehçeleriyle diyorlar ki: "Ya, ay gardaş, bu sizin baş nazırınız durup dururken 70, 80 yıl önce olan, kabuk bağlayan bu yaraları niye kaşıyor? Bu iki toplum arasına, bir millet iki devlet olan Türkiye'yle Azerbaycan arasına niye nifak sokuyor? Bu ne Azerbaycan'ın ne de Türkiye'nin hayrınadır." dediler. Bunu da dedim ki ben ileteceğim, bu sorumluluğu yerine getireceğim.

Değerli arkadaşlar, tarihte "Boraltan Vakası" olarak geçen olayla ilgili birçok arkadaşımızın bilgi sahibi olmadığını düşünmekteyim. Bu yüzden, bu konuda, ataları da Azerbaycan'dan göçüp bu topraklara gelen Azerbaycan kökenli bir milletvekili olarak size bilgi sunmak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, İkinci Dünya Savaşı yıllarında  Almanlarla iş birliği içinde olduğu söylenen bir kısım Azerbaycan vatandaşı Türkiye'ye iltica ediyor. Daha önce Türkiye'yle Sovyetler Birliği arasında yapılan anlaşma gereği ve o süreçte, biliyorsunuz, Stalin'in boğazlar üzerinde hak iddia etmesi, Kars'ı, Ardahan'ı istemesi sebebiyle ilişkiler gergin. Türkiye'ye savaş bahanesi olarak, bu Türkiye'ye iltica eden Azerbaycan kökenli yurttaşları geri istiyor. O zamanki devlet yani Cumhuriyet Halk Partisi dediğiniz o zaman devlet, devamı olmakla övündüğünüz Demokrat Partinin kadroları o zaman bu Hükûmetin içinde. O zamanki Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti yani Türkiye Cumhuriyeti devleti bu kararı vermiştir. Dolayısıyla, bunun üzerinden Partimizi suçlamak haksız, insafsızca bir yaklaşımdır.

Başka bir şeyi daha hatırlatmak isterim ki: 1918'de kurulup 1920'de Sovyetler tarafından sona erdirilen Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin kurucusu, Mehmet Emin Resulzâde ve diğer bütün kadrolar Türkiye'ye sığındılar ve rahmetli Mehmet Emin Resulzâde 1952'ye kadar Türkiye'de yaşadı ve burada vefat etti, şu anda da mezarı Ankara'dadır. Bu kişileri Rusya, SSCB yönetimi ısrarla istemesine rağmen 10 binlercesini Türkiye Cumhuriyeti devleti iade etmemiştir yani siz 146 kişi derken 10 birlerce kişiyi, eğer Cumhuriyet Halk Partisiyse bunu iade eden sorumlu, Türkiye Cumhuriyeti devleti değil de bizim Partimizi suçluyorsanız, o zaman diğer açıdan da takdir etmeniz gerekiyor.

Niçin söylüyor Sayın Başbakan bunu? "Efendim, biz işte, ülkemize sığınanlara kucak açıyoruz." İşte, Suriye'den gelen göçmenlerle ilgili bu bağlantıyı kuruyor.

Size başka bir söyleyeyim:

Değerli arkadaşlar, Dünya Uygur Kongresi Başkanı Rabia Kadir var biliyorsunuz. Bu, Amerika'da yaşıyor, bütün Avrupa ülkelerini dolaşıyor, bir aktivist, insan hakları aktivisti. Bırakın Türkiye'de yerleşme, buna sizin Hükûmetiniz, AKP Hükûmeti vize dahi vermiyor. Dolayısıyla, bir suçlama yaparken dikkatli olun. Bu konuda başka bir şey daha söyleyeyim, özel yani söylemek de istemiyorum aslında çünkü iki ülke ilişkilerine zarar verici bir fitne unsuru olur diye. İsterseniz onu söylemeyeyim ama istenirse özel olarak söylerim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZGÜNDÜZ (Devamla) - Bu çok sıkıntılı bir konu. Umarım, bundan sonra Sayın Başbakan bu konuya değinmez diye düşünüyorum.

Hepinize teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.