Konu:Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:50
Tarih:04/01/2017


Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

Öncelikle, Sayın Aydın genel anlamda bu hane halkları borçluluğuyla ilgili birtakım rakamlar verdi, doğrudur. Son yıllarda hane halkı borçluluk oranlarında artış meydana gelmiştir ama Türkiye'deki hane halkı borçluluk oranlarını uluslararası karşılaştırmalara koyduğunuz zaman Türkiye'de hane halkı borçluluk oranı hâlâ düşük seviyelerdedir, bunu özellikle ifade edeyim. Bu dönemde yani son on dört yılda hane halkının borçlarında özellikle son yıllarda bir artış olmakla beraber yine hane halkının varlıklarında da bu dönemde önemli artışlar meydana gelmiştir, onu ifade edeyim.

Sicil affıyla ilgili olmak üzere de, başlangıçtaki konuşmamda da ifade ettim, sicil affı düzenlemesi yasalaştıktan sonra bankalarımız tarafından da kolaylaştırıcı bir şekilde uygulanacağına, özellikle geçmişe dönük çek, senet gibi borç ödememeye bağlı olarak ortaya çıkan sıkıntıların aşılacağına inanıyoruz. Bu konuda bankalarımızla birlikte, Türkiye Bankalar Birliğiyle birlikte bu düzenleme konusunda ortak bir çalışma yapıldı. Zaten yapılan düzenlemede de bir taraftan uluslararası normları dikkate alırken diğer taraftan da esnafımızın bu düzenlemeden olabildiğince yararlanmak suretiyle hem mevcut borçlarını yeniden yapılandırmalarına imkân vermiş olacağız hem de geçmişten kaynaklanan sicil kayıtları nedeniyle krediye erişimde karşılaştıkları sorunları da aşabileceklerdir. İnşallah yasa çıkar çıkmaz Bankalar Birliği ve bankalarımızla birlikte ortaklaşa, ortak bir anlayış içerisinde, uygulamayı da kolaylaştıracak bir çerçevede bu konuda bir uygulamayı yapacağımıza inanıyorum.

Sayın Bektaşoğlu, KOSGEB başvurularıyla ilgili, anladığım kadarıyla, sistemden kaynaklanan bazı sıkıntılar var. Tabii, belki ilk başta bu kadar başvuru beklenmiyordu ama vatandaşlarımız tarafından yoğun bir başvuru yapıldı, bütün vilayetlerimizde bu kredi imkânından yararlanmak için çok sayıda vatandaşımız KOSGEB'e müracaat etti. Burada, tabii, belli ki idari olarak böyle bir başvuru sayıca beklenmediği için birtakım sıkıntılar olmuş. Ama ben biliyorum; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız bu konuda KOSGEB'le ilgili çalışmaları yapıyor. İnşallah bu aksaklıkların üzerinden gidilir. Sayın Başbakanımız da zaten bugün ifade ettiler. Gerçekten esnafımızın yoğun bir şekilde rağbet gösterdiği bu programda ortaya çıkan aksaklıkları da inşallah süratle ortadan kaldırırız diye düşünüyorum.

Sayın Arslan, kamu-özel iş birliğiyle ilgili düzenlemeler konusunda, tabii, nereden baktığımıza bağlı olarak farklı değerlendirmelerde bulunabiliriz ama kamu-özel iş birliği modelleri dünyada birçok ülkede başarıyla uygulanan; kamu hizmetlerinin, kamu yatırımlarının daha hızlı, özel sektörün de daha içinde olduğu bir modelle gerçekleştirilmesini sağlayan bir model. Türkiye'de de aslında önce Sağlık Bakanlığının şehir hastaneleri projesiyle ciddi bir tecrübe kazanıldı. Daha sonra köprü ve otoyol projelerinde bu projeler başarılı bir şekilde uygulanıyor. Burada, tabii ki Hükûmet olarak biz, yatırımı normal bütçe imkânlarıyla yapmak ile kamu-özel iş birliği projesi üzerinden yapmak arasındaki dengeyi gözeten bir perspektif izliyoruz. Bu konuda Kalkınma Bakanlığımız, Hazine Müsteşarlığımız, ilgili kurumlarımız bu projelerin uzun vadeli sürdürülebilirliğini, fayda-maliyet analizlerini, riskin paylaşımını birlikte değerlendirmek suretiyle bu projelere kararlar veriyorlar. Ben orta ve uzun vadede hem kamu hizmetleri sunumuna sağladığı faydalar bakımından hem de Türkiye'ye kazandırılan eserler bakımından bu projelerin inşallah başarıyla anılacağını ümit ediyorum.

Bu projeler Türkiye'de rasyonel projelerdir, bunları daha da yaygınlaştırmamız gerekiyor ama burada kritik olan şeffaflık, hesap verebilirlik. Maliye Bakanlığı olarak bu anlamda kamu-özel iş birliği projelerine ilişkin gerek taahhütlerin gerek yüklenimlerin gerekse risklerin muhasebeleştirilmesi, bunların uluslararası standartlarda raporlanması, takibi, izlenmesi konusunda 2015 yılından başlayan değişik düzenlemeleri art arda uygulamaya koyduk. Bu çerçevede, her zaman için önemsiyoruz, Türkiye'nin mali raporlaması uluslararası standartlara uygun olmalıdır diyoruz. Bu konuda da zaten kamu-özel iş birliği projelerinin doğurabileceği muhtemel risklerin raporlanması konusunda da uluslararası standartlarla uyumlu bir çerçeveyi oluşturduk, daha da oluştururuz; hiçbir sorun yok bu konuda. Yani, şeffaf olmalıyız, şeffaf bir düzenleme çerçevesi oluşturmalıyız. Bu konuda da gerekeni yapıyoruz, onu da ifade edeyim.

Enerji Bakanlığıyla ilgili konularda, uygun görürseniz Sayın Bakanımıza bu konuları sormam gerekiyor.

Sayın Yalım, gemi ve yatlarla ilgili yapılan düzenlemenin denizcilik sektörüne ilişkin genel bir düzenleme olmadığını, daha çok, üç tarafı denizlerle kaplı olan Türkiye'de çok sayıda gemi ve yatın vatandaşlarımıza ait olmasına rağmen ucuz edinim maliyetleri, ucuz işletim maliyetleri nedeniyle başka ülkelerin gemi sicillerine kaydedildiğini ve bunu ortadan kaldırmak amacıyla bu düzenlemeleri getirdiğimizi söyledik.

MAHMUT TANAL (İstanbul) - Kaç vatandaşımız var Sayın Bakan burada?

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Çiftçilerimizle ilgili de hani çok ciddi anlamda destekler veriyoruz. En son mazot desteğiyle ilgili, Sayın Başbakanımız da açıkladı, 2017 yılında çiftçilerimizin yapmış olduğu mazot harcamalarının yüzde 50'sini 2018'in başından itibaren devlet bütçesinden karşılayacağız. Bütçe imkânlarımız çerçevesinde her zaman için çiftçimizin yanında olduk, bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

Sayın Basmacı TÜİK hesaplarıyla ilgili bir değerlendirmede bulundu, ben aynı kavramları kullanmayacağım. Ama, ben de Türkiye İstatistik Kurumu bu açıklamaları yaptıktan sonra açıklamanın çerçevesi, dayandığı varsayımlar, izlenen metodoloji konusunda kendim de bakan olarak "Acaba burada yapılan düzenlemede ifade edilen tereddütler nedir?" diye baktığımda... Hani herkes farklı farklı değerlendirmelerde bulunuyor ama herkesin mutabık kaldığı bir ortak nokta var, o da: Evet, Türkiye İstatistik Kurumu bunu kendisinin de içinde bulunduğu uluslararası normlara uygun bir şekilde yapmıştır, bu kurallara uygun bir şekilde bu...

İnanmıyor musunuz yani ben bunu söylüyorum. Yani, burada Türkiye İstatistik Kurumunun...

MELİKE BASMACI (Denizli) - Bir şey demeden başladınız.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - İnanıyoruz Sayın Bakanım, inanıyoruz, halk da inanıyor.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Değil, değil hayır, şunu söylüyorum bakın: Türkiye İstatistik Kurumunun en büyük güvencesi güvenilirliği.

MELİKE BASMACI (Denizli) - Sayın Bakanım, biz bir şey demeden siz söylediniz, panik oldunuz.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Bu kurum yani Türkiye İstatistik Kurumu hepimiz için bir güvence; hiçbir şekilde hiçbir etki ve tesir altında kalmadan bunları yapmalı. Nitekim, ESA 2010 standartlarına uygun olarak, yine uluslararası metodolojileri kullanarak, yine uluslararası normlara uygun olarak bunları yapmıştır. Burada, Türkiye İstatistik Kurumunun yaptığı açıklamalar vardır.

Bir: Daha önce kullanılan verilere ilave yeni veri setleri elde edilmiştir. Kendi Bakanlığımı da ilgilendirdiği için söyleyeceğim: Mesela, daha önce İstatistik Kurumu millî gelir hesaplarını yaparken Maliye Bakanlığının kayıtlarına ulaşamazken 2 kurum arasında protokol yapılmıştır ve bu kayıtlara ulaşılmıştır; verinin kapsamı genişletilmiştir, metodolojisi uluslararası standartlara uygundur. Ben de zaman zaman yorumlara yani teknik yorumlara bakıyorum, alt kalemlere ilişkin birtakım değerlendirmeler var, özellikle yatırım harcamalarının çok hızlı artması, özellikle güncellemenin son üç yılda yoğunlaşması konusunda. Ama TÜİK de bu konuda son derece profesyonel teknik açıklamalar yapıyor.

MELİKE BASMACI (Denizli) - Sayın Bakanım, sorumda hiçbir yorum yok, sadece yapabilir misiniz diye sordum.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Ama bizim Maliye olarak hiç hokus pokusumuz olmaz yani memur maaşları arttıysa rakamlar burada, emekli maaşları arttıysa rakamlar burada, çiftçi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MELİKE BASMACI (Denizli) - Elektrik arttıysa burada, mazot arttıysa burada, su arttıysa burada...

BAŞKAN - Mikrofonunuzu açıyorum Sayın Bakan, devam ediniz.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Dolayısıyla orada hokus pokus yok onu söyleyeyim, vatandaşın mutluluğu var.

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Bravo!

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Kaplan, engellilik oranıyla ilgili çalışıyoruz. Yani benim kendi Bakanlığımda bence oradaki yapılan o kurulu gözden geçirmemiz gerekir, ben de ona inanıyorum.

İkinci soruyla ilgili tam alamadım onu ayrıca ben sizden bilgi alıp tekrar cevaplayacağım.

Sayın Özdiş, yani Sayın Başbakanımız da çok net açıkladı, bir hukuk devleti içerisindeyiz, kimseyi baştan suçlu ilan edemeyiz, kimseyi baştan suçsuz da ilan edemeyiz. Siz de çok güzel ifade buyurdunuz, bu konuda bir hukuk süreci işlemektedir, hukuk süreci içerisinde kişilerle ilgili isnat edilen suçlar konusunda gerek yargının gerek savcılığın yapacağı muamelelere bakmamız gerekir. Benim orada bir şey söylemem yanlış olur.

Sayın Kuşoğlu, millî gelir hesaplarının revizyonundan sonra tabii ki orta vadeli programdaki bizim program ekine koyduğumuz tabloda yer alan makroekonomik göstergelerin ve buna göre de bütçe göstergelerinin gözden geçirilmesi gerekiyor. Yıl başladı, inşallah, uygun bir zamanda Kalkınma Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığıyla beraber bu çalışmaları da yapacağız çünkü sonuç itibarıyla ekonominin pusulasını bu temel makroekonomik göstergelere göre oluşturacağız.

Sayın Şimşek, Mersin'de tabii büyük bir afet oldu. Mersin halkına geçmiş olsun diyorum. Orada can kaybı oldu, Allah rahmet eylesin, başsağlığı diliyorum. Ama şundan emin olun, Mersin halkımız emin olsun oradaki bütün yaralar sarılacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İlk andan itibaren Bakanımız oraya gitti, AFAD Başkanımız oraya gitti. Beni aradılar, ben dedim ki ne gerekiyorsa... Ne gerekiyorsa arkadaşlarıma da talimatı verdim.

BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Para gönderin Sayın Bakanım, para gönderin.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Yok yok, parayı da söyledim, parayı da söyledim. Yani, hani Allah cana getirmesin, cana geleni geri getiremiyoruz ama Mersin'le ilgili, devlet olarak, Hükûmet olarak bütün imkânlarımızı sonuna kadar kullanacağız. Başka yerlerde de zaman zaman afetler oluyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Mikrofonunuzu açıyorum, tamamlayınız Sayın Bakan.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Aydın doğal gaz fiyatlarıyla ilgili Erzurum... Ben de Bayburtlu olduğum için bu konuyu biliyorum yani bunu konuşmak gerekiyor.

Sayın Özdemir zorunlu BES'te... Bakın, zorunlu BES sisteminde kimsenin ücreti azalmıyor. Burada, zorunlu BES sisteminde insanların ücretini azaltmıyoruz, ücretlerinden 100 liralık kısmı onların adına açılmış bir banka hesabında iki ay üst üste tutuyoruz. Kişi ikinci ayın sonunda isterse oradaki birikimini nemasıyla beraber geri alabiliyor. Onun için "zorunlu BES" demek kişilerin ücretinde bir azalma demek doğru değil.

Türkiye'de tasarruf oranları son açıklanan istatistiklere göre artmıştır ama Türkiye'de yatırım oranları da artmıştır. Önemli olan bizim için ekonomik istikrar açısından yatırım-tasarruf dengesi yani cari açıktır. Dolayısıyla son yapılan güncellemelerde de cari açıkla ilgili bizim hassasiyetimiz devam ediyor. Tasarruf oranlarının yukarıya geldiği yerde yatırım oranları da yukarıya gelmiştir. Dolayısıyla Türkiye olarak her zaman için daha fazla tasarrufu her hâlükârda yapmamız gerekiyor. Burada hiçbir tereddüt yok.

Sayın Tanal çevre duyarlılığı içerisinde çok güzel şeyler söyledi, ben de kendisine katılıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)