Konu:Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:50
Tarih:04/01/2017


Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Bayburt) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; ben de Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında Hükûmetimiz adına açıklamalar yapmak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum. Sözlerime başlarken hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, Hükûmet tasarısı hakkında Genel Kurulu bilgilendirme noktasında herhangi bir şekilde bir yanlış düşüncem olması söz konusu değil, böyle bir şeyi asla düşünmem, birlikte istişare ederek... Böyle bir talep olduğu için özellikle ben söz istedim. Onun için, bir yanlış anlama asla olmaması lazım. Her zaman için, komisyonlarımızda, Genel Kurulumuzda tasarı hakkında her türlü bilgilendirmeyi yapmak zaten bizim bir görevimiz; o açıdan, ben bu söz talebinden dolayı da, bu ikazdan dolayı da teşekkür ediyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik büyüme, üretim ve istihdamın en önemli kaynağını yatırımlar oluşturmaktadır. Hükûmetimiz döneminde yatırım, üretim, istihdam, ihracat ve girişimciliğin teşviki, yatırımlar üzerindeki işlem maliyetlerinin azaltılmasıyla katma değerli üretimin teşvikine yönelik son bir yılda özellikle çok sayıda yasal düzenlemeyi de Genel Kurulumuzdan geçirmiş olduk; böylelikle yatırım ortamının iyileştirilmesi bakımından son bir yılda önemli düzenlemelere de imza attık.

Söz konusu tasarıda aynı zamanda kamu idarelerimizin ortaya çıkan farklı ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla da birtakım düzenlemeler var, yeri geldiğinde o düzenlemeler hakkında da Genel Kurulumuzu bilgilendireceğim.

Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; girişimcilik, ekonomik büyüme ve kalkınmanın itici gücü yenilik ve özellikle inovasyonun çok önemli olduğunu da söylemem gerekir. Bu tasarıyla girişimciliğin desteklenmesi için çok önemli teşvikleri hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda, asgari ücretle çalışanların yoğunlukta olduğu KOBİ'ler başta olmak üzere işletme sermayelerinin desteklenmesi için 2016 yılında uygulamasını başlattığımız ve kayıtlı istihdamın artırılmasına da önemli katkılar sağlamış olan asgari ücret desteğini 2017 yılında da devam ettirmek amacıyla bu tasarıda bir madde düzenlemesi huzurlarınıza getirmiş durumdayız.

Ayrıca, özel sektör işverenlerimizi finansman yükü açısından daha da rahatlatmak amacıyla da asgari ücret desteğinden yararlanan işletmelerimize, işverenlerimize dönük olmak üzere sigorta primlerini de öteleyen bir düzenlemeyi hayata geçiriyoruz. Bu konuda biraz önce söz alan hatipler birtakım değerlendirmelerde bulundular. Bunu Komisyonda da yaptığımız açıklamalarda açıkça ifade ettik, bu konuyla ilgili gerekli bilgilendirmelerde de bulunduk. 2016 yılında asgari ücret desteği uygulamasını başlattığımız sistemde belirli bir gelir, belirli bir ücret düzeyinin altında ücret alan tüm çalışanlarımıza bu imkânı sağladık ve böylelikle ücret geliri 2.550 liranın altında olan yaklaşık 10 milyon çalışan asgari ücret desteğinden yararlandı. Şimdi, ilk defa, bu defa 2017 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında ödenmesi gereken sigorta primine ilişkin de bir erteleme düzenlemesi getiriyoruz. Bu erteleme düzenlemesini yaparken de bir skala oluşturuyoruz. Bu skalayı da asgari ücret desteğinden yararlanan işletmelerimizde veya asgari ücret desteğinden yararlanan çalışanlarla sınırlı olarak yapıyoruz. Bunu, yani, Komisyonda da ifade ettik, bu düzenlemenin bütçe maliyetini de ifade ettik...

GARO PAYLAN (İstanbul) - Başbakan böyle söylemedi.

MALİYE BAKANI NACİ AĞBAL (Devamla) - ...ve bunu da ben Maliye Bakanı olarak farklı ortamlarda, sistem olarak bu şekilde izah ediyorum. Sayın Başbakanımız, tabii ki, özellikle işletmelerimizin çok önemli olarak bekledikleri böyle bir düzenlemeyi vatandaşlarımızla paylaşırken, getirilen düzenlemenin ana başlığını paylaşmış oldu. Biz de o ana başlığın altındaki düzenlemelerin detaylarını hem kamuoyuna yaptığımız açıklamalarla ortaya koyduk hem de Komisyonda detaylarını kendileriyle paylaştık. Özellikle ocak, şubat ve mart aylarında sigorta primi ödemelerinin ekim, kasım ve aralık aylarına ertelenmesinin, gerçekten, başta KOBİ'ler olmak üzere işletmelerimizin ihtiyaç duydukları işletme sermayesi bakımından önemli bir destek olduğunu düşünüyorum, onu da ifade edeyim.

Getirmiş olduğumuz yasal düzenleme taslağında yer alan önemli düzenlemelerden bir tanesi de Kredi Garanti Fonu'na sağlamış olduğumuz desteğin tutarını 2 milyar liradan 25 milyar liraya artırıyoruz. Hâlihazırda, biliyorsunuz, işletmelerimizin bankalardan kullandıkları kredilerin geri dönüşlerinde yaşanabilecek risklere karşı Hazine Müsteşarlığı üzerinden Kredi Garanti Fonu'na sağlanmış bir 2 milyar liralık limit var. Biz bu limiti yasal düzenlemeyle 25 milyar liraya çıkarıyoruz. Böylelikle Kredi Garanti Fonu da ikincil mevzuat çerçevesinde bankalarla yapmış olduğu anlaşmalar çerçevesinde, bu limitleri yani 250 milyar liralık limiti bankalara kullandırmak suretiyle, işletmelerimizin ihtiyacı olduğu hem yeni kredi taleplerinde hem de mevcut kredilerin döndürülmesinde son derece önemli bir imkân getirmektedir. Bu açıdan bu tasarı içerisinde özellikle özel sektöre dönük önemli düzenlemelerden bir tanesi de Kredi Garanti Fonu'na sağlamış olduğumuz bu imkân olmaktadır.

Diğer taraftan, yasal düzenleme taslağında yer alan önemli düzenlemelerden bir tanesi de yatırım teşvik sisteminde, özellikle imalat sanayisinde yatırım yapan işletmelerimize getirdiğimiz yeni teşviklerdir. Burada hâlihazırda -biliyorsunuz- mevcut teşvik sistemi içerisinde indirimli kurumlar vergisi uygulaması yoluyla, yapılan yatırımların önemlice bir kısmını aslında devlet olarak biz vazgeçtiğimiz vergilerle bir şekilde karşılamış oluyoruz. Burada hem mevcut teşvik belgeli yatırımlarda hem de yeni alınacak teşvik belgeli yatırımlarda 2017 yılında yapılacak yatırım harcamalarını daha cazip hâle getirmek için mevcut teşvik unsurlarını artırıyoruz. Ne yapıyoruz? Öncelikle imalat sanayisinde yapılan teşvik belgeli yatırım harcamalarında "katkı payı" dediğimiz yatırıma katkı oranını 15 puan artırıyoruz. Örnek vermek gerekirse; 100 milyon liralık bir yatırımda örneğin 30 milyon liralık kısmını devlet olarak biz vazgeçtiğimiz vergilerle finanse ederken 2017 yılı için diyoruz ki biz bu rakamı 45 milyona çıkardık. Yani 30 milyon liradan 45 milyon liraya çıkarıyoruz. Dolayısıyla burada işletmelerimiz için özellikle 2017 yılında yapılacak yatırım harcamalarında önemli bir teşvik imkânı getiriyoruz. Burada sadece yatırıma katkı tutarını artırmıyoruz, aynı zamanda kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden indirilebilecek kazanç tutarının da tamamını indirme hakkı getiriyoruz. Bu da önemli bir düzenleme. Normalde mevcut teşvik sistemi içerisinde bir yatırım indirimi hakkınız olsa bile yapılan yatırımın bölgesine göre belirli oranlarda kurumlar vergisinin yine ödenmesi gerekiyor ama 2017 yılında yapılacak yatırım harcamalarına ilişkin vergi indirim hakkını kazancın tamamına uygulama hakkı getiriyoruz. Bu da son derece önemli. Dolayısıyla, buradan özellikle bütün yatırımcılarımıza da çağrıda bulunuyorum: 2017 yılında imalat sanayisi sektöründe teşvik belgesi olan yatırımcılarımızın mutlaka ve mutlaka getirilen bu olağanüstü imkânları değerlendirmek suretiyle özellikle yatırım harcamalarını artırmalarını da bekliyoruz, umuyoruz. Bu konuda da farklı diğer enstrümanlarla da zaten yatırım harcamalarını destekliyoruz.

Yine, biliyorsunuz, diğer kazançlardan elde edilen, diğer faaliyetlerden elde edilen kazançlara uygulanabilecek indirimli kurumlar vergisi uygulamasını da 2017 yılında yapılacak harcamalar bakımından sınırsız bir şekilde kullanma imkânı getiriyoruz. Bu da son derece önemli bir düzenleme.

Yine, bu tasarı içerisinde yatırımcılara dönük yapmış olduğumuz önemli düzenlemelerden bir tanesi de teşvik belgesi kapsamındaki yapılacak inşaat harcamalarında vergi iadesi imkânı getiriyoruz. Normalde teşvik belgeli yatırımlarda yatırımın bir unsuru olarak bir fabrika binasını inşa ettiğiniz zaman inşaat sırasında ödediğiniz katma değer vergisi işletmenin üzerinde bir yük olarak kalıyor. Dolayısıyla, bunu ancak işletme faaliyete geçtikten sonra elde edilecek hasılattan indirme imkânı oluyor ama biz burada getirmiş olduğumuz düzenlemede 2017 yılında yapılacak inşaat yatırım harcamaları için yüklenilen katma değer vergisini iade hakkı getiriyoruz. Böylelikle özellikle yatırımcılarımız 2017 yılında yapacakları yatırım harcamalarını ne kadar artırırlarsa buna ilişkin yüklendikleri katma değer vergisini de alma imkânı elde ediyorlar.

Yine, teşvik belgeli yatırımlarda getirdiğimiz önemli düzenlemelerden bir tanesi de yazılım ve gayrimaddi hakların satın alınması ve kiralanması nedeniyle katma değer vergisi ödenmesi gerekiyor, bunu istisna ediyoruz. Hâlihazırda makine teçhizat alımlarında, teşvik belgeli yatırımlarda katma değer vergisi istisnası var ama biz biliyoruz ki birçok yatırımcımız aslında yatırım evresinde gayrimaddi hak da satın alabiliyor veya kiralayabiliyor veya yine birtakım yazılımlar satın alabiliyor. Burada özellikle yatırım maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla da yazılım ve gayrimaddi hak satın alma ve kiralamalarını da katma değer vergisinden müstesna ediyoruz.

Tasarıda yer alan önemli düzenlemelerden bir tanesi de kurumların birleşmesini teşvik etmek. Biliyorsunuz, ölçek büyüdükçe, şirketlerde, işletmelerde kurumsallaşma arttıkça rekabet edebilme yeteneği de artıyor. Dolayısıyla, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yoğun olduğu bir ekonomik yapımız olduğu dikkate alınacak olursa, bizim mutlaka işletme ölçeklerini büyüten, işletmeleri kurumsallaştıran teşvik unsurları getirmemiz lazım. Bu anlamda, bu tasarı içerisinde yer alan bir madde düzenlemesiyle imalat sanayisinde sanayi sicil belgesini haiz olarak imalat işi yapan KOBİ'ler eğer birleşirlerse yani iki şirket birleşip tek bir şirket hâline gelirlerse, bu durumda, birleşmeden sonraki 3 dönem boyunca, birleşme dönemi dâhil 3 dönem boyunca kurumlar vergisi oranını yüzde 75 oranında düşürüyoruz. Dolayısıyla, yüzde 20 olan kurumlar vergisini yüzde 5'e kadar indirimli olarak uygulama imkânı getiriyoruz. Bu da işletmelerimize, özellikle imalat sanayisinde global rekabet içerisinde çalışan şirketlerimiz bakımından önemli bir vergisel avantajı getiriyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarıyla yapmış olduğumuz düzenlemelerden ana başlık oluşturabilecek diğer bir düzenleme ise, denizcilik sektörüne ilişkin olarak yapmış olduğumuz düzenlemelerdir. Zaman zaman bu konu gündeme getirildiğinde denizcilik sektörüne dönük bir düzenleme gibi anlatılıyor bu. Denizcilik sektörüne ilişkin bir düzenleme yapma iddiasında değiliz. Burada, gemi ve yatların sahipliğine ve kullanımına bağlı olarak hâlihazırda alınmakta olan vergi, resim, harç, banka sigorta muameleleri vergileriyle ilgili bir uygulama yapıyoruz. Sayın Bakan burada dedi ki: "Burada, denizcilik sektörüyle ilgili genel bir düzenleme yapılması ve bunun içinde bu konunun getirilmesi daha doğru olur." Yani, denizcilik sektörüyle ilgili tabii ki Hükûmet olarak bugüne kadar yapmış olduğumuz birçok düzenleme var.

Denizcilik sektörü gerçekten AK PARTİ hükûmetleri döneminde önemli ölçüde büyüdü, rekabetçi gücünü artırdı ve denizcilik sektörüne de bu anlamda hem imalat hem ihracat hem de işletme olarak bakım onarım faaliyetleri dâhil olmak üzere çok önemli teşvikler verdik, çok önemli imkânlar getirdik ve bugün Türk denizcilik sektörü gerçekten dünyayla rekabet edebilen bir sektör hâline geldi. O anlamda, denizcilik sektörüyle ilgili meselelerde her zaman için geniş kapsamlı düzenleme yaparız ama burada yapmış olduğumuz düzenleme, denizlerimizde, limanlarımızda vatandaşlarımıza ait olan farklı boyutlardaki, büyüklüklerdeki gemi ve yatlardan Türk gemi siciline dâhil olmayanları Türk gemi siciline dâhil edecek birtakım teşvik unsurları getiriyoruz. Bu, Türkiye'ye mahsus bir şey değil, dünyada birtakım ülkelerde, birtakım merkezlerde çok düşük oranlarda, tutarlarda sicil kaydı yapılmak suretiyle böyle bir rekabet ortamı oluşturulmuş. Türkiye olarak -bu gemi ve yatlar bizim vatandaşlarımızın gemi ve yatları- bizim ne yapmamız lazım? Bu global, küresel ortam içerisinde bu sisteme karşı bizim de aynı rekabetçi vergi yapısını getirmemiz lazım. Bundan daha doğal ne var? Onun için, yapmış olduğumuz düzenlemeyle gemi ve yatların ilk kaydında alınması gereken kayıt harcını almaya devam ediyoruz, yıllık harcı kaldırıyoruz. Çünkü, ister istemez, bu alanda bir düzenleme yapacaksanız -Sayın Bakan da çok iyi bilir- iki şeyi teraziye koymanız lazım: Bu düzenlemeyi yapmadığınız durumda ne vergi alıyorsunuz, bu düzenlemeyi yaptığınızda ne vergi alıyorsunuz? Dolayısıyla, bugün biz biliyoruz ki çok sayıda yat ve gemi bu anlamda Türk gemi siciline kaydedilmediği hâlde aslında vatandaşlarımız tarafından kullanılıyor. O açıdan, bizim yapmış olduğumuz düzenleme, kendi kapsamı itibarıyla bütün unsurları kapsayan bir bütünlük arz eden düzenleme. Bizim denizcilik sektörüne ilişkin genel bir düzenleme yapma iddiamız zaten yok, bu konuda da zaten bugüne kadar çok sayıda önemli düzenlemeleri de yaptık.

Yine, tasarıda önemli düzenlemelerden bir tanesi, kamuoyunda "esnaf sicil affı" olarak nitelenen düzenleme. Çeşitli nedenlerle geçmişe dönük olarak çeki, senedi karşılıksız çıkmış olan vatandaşlarımıza ilişkin önemli bir kolaylık getiriyoruz. Bu kolaylıkta ister istemez bu alandaki uluslararası normlara dikkat etmemiz lazım; bankacılık sisteminin kurallarına, prensiplerine, çalışma anlayışına dikkat etmemiz lazım. Türkiye'nin bugün en güçlü olduğu iki alan var: Bir tanesi, kamu maliyesi. Gerçekten, kamu mali disiplini bakımından Türkiye örnek gösterilen bir ülke. İki: Güçlü bankacılık sektörümüz. Bu anlamda, bankacılık rasyolarımız Türkiye'yi gerçekten ileri noktalara taşıyan bir noktada.

Burada bir esnaf sicil affı uygulanacak. Bankalarımız bu noktada bu uygulamayı yapmakta arzulu, istekli. Devlet olarak bu konuda gereken hukuki düzenlemenin çerçevesini oluşturmuş oluyoruz. Vatandaşlarımız da burada belirlenmiş olan kural ve kaidelere uymaları hâlinde bu düzenlemelerden yararlanacaklar. Onun için, ben baştan itibaren bu meseleyle ilgili olumsuz bir kanaatin oluşturulmasını açıkçası doğru bulmam. Hep beraber bu uygulamayı takip edeceğiz. Ama, demin dediğim gibi, uluslararası normlara, kaidelere, bankacılık sisteminin genel prensiplerine, risk esaslı bankacılık yöntemlerine de mutlaka ve mutlaka dikkat etmemiz gerekiyor.

Yine, yapmış olduğumuz düzenlemelerden bir tanesi, otuz yıldan fazla süreyle çalışıp da emekli olanlardan geçmişte emekli olanların emekli ikramiyelerinin hesaplanmasına ilişkin meseleyi çözüyoruz. Burada yargıda devam eden davalar var. Özellikle Anayasa Mahkemesinin bu konuyla ilgili yasal düzenlemeyi iptal ettiği tarihten geriye dönük olmak üzere bu şekildeki hak sahibi bütün vatandaşlarımızın emekli ikramiyelerini, yargısal ihtilafları ortadan kaldırmak suretiyle değiştiriyoruz. Burada ben muhalefet partilerine de teşekkür ediyorum. Komisyon aşamasında hep beraber ortak bir değerlendirme yaptık ve her yılbaşında hesaplanacak emekli ikramiyesinin asgari tutarlarına ilişkin ortaklaşa bir belirleme yaptık. Dolayısıyla, bu belirlemeyle de hakikaten bu alandaki bir sorunu da çözmüş olacağız.

Yine, bu tasarı içerisinde, belediyelerin ve il özel idarelerinin taşınmaz satışlarında katma değer vergisi istisnası getirilmesi düzenlemesi var. Yine, gümrükten kurallara aykırı bir şekilde yurda sokulan veya düşük beyanla yurda sokulan araçların el koyma işlemlerini belirli vergilerin ödenmesi hâlinde kaldıracak şekilde düzenlemelerimiz var. Merkez Bankasının Para Politikası Kurulunun toplantı sayısına ilişkin düzenlemelerimiz var. İnşallah, bütün bu düzenlemeler tabii, geniş toplum kesimleri tarafından beklenen düzenlemeler; emeklilerimizi ilgilendiren düzenlemelerimiz var, çalışanlarımızı ilgilendiren düzenlemelerimiz var, iş âlemini, yatırımcıyı, üretimi ilgilendiren düzenlemelerimiz var.

Genel Kurulda yapılacak tartışmalar, görüşler çerçevesinde tasarı son şeklini alacak ve Cumhurbaşkanımızın onayına sunulacak. Ben şimdiden vereceğiniz bütün katkılara teşekkür ediyorum. Yüce Meclisimize, Genel Kurulumuza saygıyla arz ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)