Konu:Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:45
Tarih:22/12/2016


Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; az önce Genel Kurulla da paylaşmış olduğum Sayın Genel Başkanımızın basın açıklamasındaki mesajlarını buradan okumayı grup olarak uygun bulduk, onu arz etmek istiyorum:

"Türk milleti varlığını muhafaza etmek için ağır bedeller ödemekte, nice badirelerle boğuşmaktadır. Ancak, bu çileli ve külfetli mücadeleden geri dönüş düşünülemeyecektir. Çünkü atılacak her geri adım mevzi kaybına, hatta vatan mahvına yol açabilecektir.

Türkiye'nin terör örgütleri tarafından ablukaya alındığı ortadadır. Çevremizde gittikçe şiddetlenen, şiddetlendikçe kan, gözyaşı ve acıya neden olan bir ateş çemberi bulunmaktadır. Bunlardan en yürek yaralayıcı olan, Halep'te mazlumlar acımazsızca ve sistematik şekilde katledilmektedir. Aramızda tarihî ve kültürel bağlar bulunan Halepli kardeşlerimizin yaşadıkları dramlar, sivil ve masum insanların tahliyesinde yaşanan tıkanma ve fecaatler insanlık vicdanını titretmektedir. Halep'le ilgili sorunların çözümü için bir siyasi iklim doğmuşken, Rusya Federasyonu Ankara Büyükelçisinin FETÖ bağlantılı olduğu söylenen bir katil tarafından kalleşçe sırtından vurulması nasıl büyük bir kuşatmaya maruz kaldığımızın görülmesi bakımından çok önemlidir. Maalesef ülkemiz her yönüyle darboğazdadır.

Suriye topraklarında derinleşip yaygınlaşan kaos millî güvenliğimizi vahim ölçülerde etkilemekte, tehdit etmektedir. Türkiye'nin Suriye topraklarındaki mevcudiyeti ise tamamen millî güvenliğini sağlamaya dönüktür. Bu itibarla, teröristleri kaynak ve odağında yok etmek ülkemizin istikbal ve istiklali için tarihî bir zorunluluktur.

El Bab kuşatması tüm zorluk ve sorunlarına rağmen sürdürülmektedir. Kaldı ki başka yol ve çare de kalmamıştır. IŞİD'in El Bab'dan sökülüp atılması, bu Suriye kentinin huzur ve istikrara kavuşturulması kaçınılmaz bir gereklilik ve mecburi bir ihtiyaçtır.

El Bab'ın meskûn mahallinin kontrol ve temizliği ne pahasına olursa olsun sağlanmalı, terörizmle yoğunlaşan mücadele tavsamadan, taviz vermeden, herhangi bir engele takılmadan sonuca ulaştırılmalıdır. Birbirini destekleyip, birbiriyle canciğer kuzu sarması olan ve dahası, şer bir müttefiklik ekseninde buluşan terör örgütleri Türkiye'yi dize getiremeyecek, Türk milletini pes ettiremeyecektir. Nitekim, Türk milletinin şaşmaz iradesi de budur. Türkiye taşeron terör örgütleriyle çok cepheli mücadele ederken Hükûmetin daha akıllı, daha sorumlu ve daha birleştirici politikalar takip etmesi de millî bir vazifedir. Karşımızdaki ihanet yapılanmasıyla, birlik ve beraberlik hukukunu güçlendirerek, dayanışma ve yardımlaşma kanallarını açık tutarak başa çıkmak tek seçenektir. Başka bir Türkiye yoktur. Tıpkı Millî Mücadele yıllarında olduğu gibi, milletimiz sahnelenen düşmanlıkların üzerine topyekûn gitmeli, ayrımcı ve dışlayıcı siyasi üsluptan kaçınılmalıdır.

Türkiye seferdedir. Zafer için bir olmak, diri olmak, hep birlikte büyük bir millet gibi davranmak şarttır. Milliyetçi Hareket Partisi, cansiparane mücadele eden şerefli Türk askerinin ön şartsız arkasındadır. Türk milleti, yılgınlık ve gevşekliğe prim vermeden, erinden Genelkurmay Başkanına kadar, TSK'nın tüm mensuplarının sonuna kadar yanında duracak, dua ve desteğini eksik etmeyecektir.

Bu düşüncelerle, El Bab kuşatmasında şehit olan evlatlarımız başta olmak üzere hayatlarını vatan ve bayrak uğruna kaybetmiş bütün kahramanlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine, milletimize ve silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı niyaz ediyorum. Tedavi altında tutulan kardeşlerimize de şifalar temenni ediyorum." diyor Sayın Genel Başkan Devlet Bahçeli Beyefendi.

Genel Kurulla paylaşmayı grubumuz adına uygun bulduk. Başta Hükûmetin ve genel anlamda tüm siyaset kurumunun bu hassasiyetler üzerinde yol yürüyeceğine yürekten inanıyoruz, inanmak istiyoruz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyoruz. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Ersoy.