Konu:Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:44
Tarih:21/12/2016


Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ŞAHİN TİN (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sınai Mülkiyet Kanunu Tasarısı'nın birinci bölümü üzerine şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye'yi terör bataklığına sürükleyerek iç kargaşa çıkarmak isteyen PKK, FETÖ, DAEŞ gibi hainler ve onun kuklaları vahşice planladıkları terör eylemlerine devam ediyorlar. İnsanlıktan nasibini almayanların İstanbul ve Kayseri'de kahpece yaptıkları saldırılarda polis, asker, sivil demeden birçok vatandaşımıza kıydılar ancak başaramayacaklar. Bu hain terör saldırılarında hayatını kaybeden şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize acil şifalar diliyorum. Yine, son olarak Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov'a yönelik kalleşçe bir saldırı gerçekleştirildi. Yaşanan bu kahpe saldırıyı nefretle kınıyorum. Hain saldırıda hayatını kaybeden Büyükelçi Karlov'un ailesine ve Rus halkına başsağlığı diliyorum. Demokrasi havariliği yaparak siyasi söylemlerle teröristi ve terör olaylarını meşrulaştırmaya çalışanlar ve tüm dünya bilmelidir ki Türkiye Cumhuriyeti devleti küresel akıl tüccarlarını ve maşalarını terör bataklığına gömecektir.

Değerli milletvekilleri, ticari hayatımızın en önemli ve vazgeçilmez unsurlarından bir tanesi de şüphesiz markadır. Üreticilerimiz ve tüketicilerimiz açısından markalaşma konusunda rekabeti teşvik etmek son derece önemlidir. 1980'li yıllarda, tüm dünyada şirketlerin maddi varlıkları bilançolarının yüzde 80'ini oluşturuyordu, bugünse şirket varlıklarının yüzde 80'ini gayrimaddi varlıklar olan fikrî ve sınai mülkiyet hakları oluşturmaktadır. Marka, bir işletmenin aynasıdır, profesyonel duruşudur ve aynı zamanda pazarlamada da güven kapısıdır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin ekonomik gelişimiyle bağlantılı olarak ulusal ve uluslararası marka başvuruları her geçen gün artıyor. 2002 yılında 36 bin olan marka başvuru sayısı 2015 yılına gelindiğinde 3 kattan fazla artarak 111 bin olmuştur. 2011 yılından bu yana Avrupa'da en yüksek marka başvurusu alan ülke Türkiye'dir. Yine, Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı raporuna göre, ülkemiz marka başvuruları bakımından dünyada 6'ncı sırada yerini almıştır. Sadece 2016 Aralık ayına kadar yaklaşık 100 bin marka başvurusu yapılmıştır.

Tekstil ve tasarım başta olmak üzere dünya pazarında birçok alanda adından sıkça söz ettiren Denizli ilimizdeki şirketler de markalaşma konusunda çok önemli adımlar attı. Son beş yıla baktığımızda marka, patent, faydalı model ve tasarım konusunda 10 binin üzerinde başvuru yapıldığını görmekteyiz. Denizli ilimiz Buldan bezi, Denizli traverteni, Kale biberi, Denizli leblebisi, İsabey çekirdeksiz üzümü gibi coğrafi işaretlerle de karşımıza çıkmaktadır. Bu durum gösteriyor ki Denizli ilimiz de ve ülkemiz de markalaşma konusunda çok önemli bir noktaya ulaşmıştır.

Genel Kurulda görüştüğümüz düzenlemeyle, marka başvuru işlemleri daha da kolaylaştırılacak, marka tescil süresi kısalacak, markadan doğan hakların etkin şekilde korunması sağlanacak, yeni marka üretimine, tesciline olanak sağlanacak, katma değeri yüksek markalar oluşturulacak, mahkemelerin uhdesinde olan marka iptal yetkisi de artık kurum tarafından hızla yapılacaktır.

Değerli milletvekilleri, kanun tasarısında emeği geçen Sayın Bakanımıza, değerli bürokratlarımıza, Komisyon üyelerimize ve STK'larımıza şükranlarımızı sunuyoruz.

Kanun tasarısının ülkemiz için hayırlı olmasını diliyor, milletimizi ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)