Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:44
Tarih:21/12/2016


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MEHMET İLKER ÇİTİL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; HDP Grubunun Meclis araştırması açılmasına ilişkin vermiş olduğu grup önerisi aleyhinde söz almış bulunmaktayım. Sizleri, ekranı başından bizleri izleyen vatandaşlarımızı ve Kahramanmaraşlı hemşehrilerimi de buradan en kalbî duygularımla selamlıyorum.

Konuşmama geçmeden önce, El Bab'da devam eden Fırat Kalkanı operasyonunda terör örgütü DAEŞ unsurlarınca yapılan saldırıda şehit olan 4 askerimize Allah'tan rahmet, 15 yaralı askerimize de acil şifalar diliyorum. Aziz milletimize sabır, metanet ve başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Kahramanmaraş, büyük Türk milletinin kaderinin yazıldığı Millî Mücadele Dönemi'nin önemli cephelerinden biri olmuştur. Millet olarak tarihten bu yana bayraksız, vatansız ve milletsiz kalmadığımızın en önemli kanıtları Kahramanmaraş'ımızın dillere destan vatan savunması ve 12 Şubat ruhu olmuştur. Bu kadim şehrin kahraman evlatları işgal döneminde her mahallede teşkilatlanarak 12 Şubat 1920 tarihine kadar yirmi iki gün, yirmi iki gece devam eden savaştan, Alevi'si ve Sünni'siyle tek yürek, tek bilek olmuş vaziyette zaferle çıkmıştır. Millî birlik ve beraberlik ruhuyla millî iradenin tecelligâhı yüce Meclisimiz tarafından da kendi kendini kurtaran şehir olarak "kahraman" unvanıyla şereflendirilen Kahramanmaraş'ımız bu duruşuyla İstiklal Savaşı'mızda tüm illerin bir anlamda gıptayla baktığı örnek bir şehir olmuştur ve İstiklal Madalyası'yla da şereflendirilmiştir. Aynı şekilde, kahramanlık unvanını da topyekûn, tüm ferdiyle birlikte Millî Mücadele'de kahramanca tavrıyla almıştır.

İşte böyle bir duruşun, böyle bir adanmışlık ve inanmışlık ruhunun âdeta yıldızlaştığı edeler diyarı Kahramanmaraş'ımızda hepinizin malumu olduğu üzere yaşanan elim olaylar... O dönem ülkemizdeki siyasi konjonktürde Alevi-Sünni ayrımı yapmaya çalışan akıl bugün de FETÖ, PKK, DAEŞ gibi örgüt elleriyle ülkemizi karıştırmaya çalışmaktadır. Bu ülkede Alevi'nin Sünni'yle, Sünni'nin Alevi'yle, Kürt'ün Türk'le, Türk'ün Kürt'le, hiçbir etnik unsurun diğeriyle hiçbir problemi yoktur ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Kahramanmaraş'ımızda aynı şekilde Kürt kardeşlerimizle, Alevi kardeşlerimizle hiçbir sorunumuz yoktur. Elim olayın olduğu o 19-26 Aralık 1978 tarihinden bu yana da Kahramanmaraş'ımız yaralarını sarmıştır. Birtakım kültürel etkinlikler, festivaller, millî beraberlik, birlik adına birçok etkinlikler o kardeşlerimizle hep beraber, birlikte bir şekilde düzenlenmiştir ve bundan sonrası süreçte de aynı barış ve kardeşlik ruhu devam etmektedir. Yine, 15 Temmuzda gerçekleştirilen hain darbe girişiminden sonra da yine millî irade ve demokrasi alanlarında, meydanlarında hep beraber tüm unsurlarımızla birlikte Kahramanmaraş'ımızda nöbet tuttuğumuzu da, aynı duyguyu aynı şekilde devam ettirdiğimizi de buradan ayrıca belirtmek istiyorum.

Günümüzde 15 Temmuz hain darbe girişiminin, iki gün önce Rusya Büyükelçisine yönelik suikast girişiminin, İstanbul'daki, Kayseri'deki patlama ve bombalama eylemlerinin ardındaki taşeronlar ve darbeci zihniyet kimse, maalesef o dönemde de Kahramanmaraş'ta, kendi memleketimde, Çorum'da, Sivas'ta sergilenen provokatif olaylardaki zihniyet ve azmettiriciler de aynı zihniyet ve aynı azmettiricilerdir. O dönemde darbeye zemin hazırlamak için yaptılar, bugün de aynı şekilde darbe ve işgal amaçlı girişimleri devam etmektedir.

Yine, benden önceki konuşmacılardan özellikle HDP'li konuşmacı, bu birlik ve beraberliği sağlamaya yönelik yapması gerekenler varken, özellikle Alevi ve Sünni kardeşlerimizi birbirlerine yakınlaştırmak, Kürt ve Türk kardeşlerimize arada bağ olmak, köprü olmak, birlik beraberlik ve kardeşliğe yönlendirmek gerekirken ayrımlaşma yapmaya çalışmakta ve maalesef aynı zihniyetin bir ürünü olan bu davranışları sergilemektedir. Kkendilerini de bu şekilde kınadığımı ifade etmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, iki gün önce Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Karlov maalesef hunharca katledildi, biraz önce bahsettim. Katille ilgili detaylara bakıldığında tüm odaklar kendisinin bir FETÖ terör örgütü üyesi olduğunu göstermektedir. İşte dün ülkemizi karıştıran, vatandaşlarımızı birbirine düşüren şer odakları bugün de hiç durmadan içimize fitne sokmaya devam etmektedirler. Bu menfur olayın ardından iki ülke cumhurbaşkanlarının birlikte yaptığı ortak açıklama çok kıymetlidir. Bir kendini bilmez hainin yaptığı bir cinayet ve arkasındaki taşeron zihniyetin oluşturmaya çalıştığı bu durum iki ülkenin dostluğuna gölge düşüremeyecektir.

15 Temmuz hain darbe girişimi ve darbe girişiminin ötesinde işgal girişimini halkımızın cesareti, feraseti ve sağduyusuyla atlatan Türkiye'miz bu hain kalkışma girişiminin izlerini silmeye devam etmektedir.

İçinde bulunduğumuz coğrafyada etrafımızda yaşanan olaylar, ülkelerdeki siyasi çalkantılar ve Halep'teki içimizi yakan katliamlar yakinen takip edilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yoğun çabalarıyla açılmaya çalışılan insani koridor ve devam eden Fırat Kalkanı operasyonuyla birçok farklı kulvarlarda insani, vicdani ve güvenlik amaçlı diplomasi trafiği de devam etmektedir.

Gerek içeride gerek dışarıda öylesine yoğun bir gündemimizin olduğu bu süreçte ben böyle bir teklifin "araştırma" adıyla da olsa sunulmasını manidar karşılıyorum. Yine, benden önceki konuşmacı Sivricehüyük konusuna değindi, maalesef defalarca Genel Kurulumuza farklı amaçlarla getirildi. Ben Kahramanmaraşlıyım. Kahramanmaraş'ımızda 100 bine yakın Suriyeli misafirimiz belli bir süreden bu yana misafir edilmektedir. Sağlık sorunları, her türlü sorunları için topyekûn gerek vatandaşlarımız, STK'larımız, devletimiz ve Hükûmetimiz tüm unsurlarıyla orada uygun, yaşanabilir bir ortam sağlamakta, tedavileriyle de ilgilenmektedir ve şu an daha insancıl yaşayacakları... Ve Kahramanmaraş ilimizde, o bölgede -ki Sünni kardeşlerimiz var, Türk kardeşlerimiz var, Kürt kardeşlerimiz var- hiçbiri herhangi bir sıkıntı da duymamakta. Maalesef geçmişte olan zihniyet yine aynı şekilde ortaya konulmaya çalışılıyor. Ne varsa dışarıdan gelen STK yahut kendisine "avukatım" diyen kişiler, oradaki masum insanların o duygularını farklı bir şekilde kullanıp o ortamı oluşturmaya çalışan kişiler, yoksa oradaki kardeşlerimizin hiçbirinin biriyle bir sorunu yok. Sünni ve Alevi kardeşlerimiz zaten yan yana orada yaşamaktalar ve yapılan -geçenlerde de açılışını yaptık- o kent, yaklaşık 20-25 bin Suriyeli misafirimize -imkânlar dâhilinde- her türlü imkânı sunan, daha güzel, daha yaşanası bir ortam oluşturan ve belli alanda çevresine de çevre düzenlemesi yapılan, o bölgede de güzel görünümlü yollarıyla yapılan bir yardım.

MEHMET TÜM (Balıkesir) - Vekilim, yer uygun mu, başka yer yok muydu?

MEHMET İLKER ÇİTİL (Devamla) - Aynı şekilde o köyün, oradaki vatandaşlarımızın da hem su ihtiyaçlarında hem bundan sonraki süreçte kendilerine de faydalı olacak bir ortam ki inşallah bu süreç kısa bir zamanda hallolur ve oradaki bizim yaptığımız o binalar, Allah etmesin, herhangi bir afet, deprem durumunda kendi vatandaşımıza, kendi yaralanan vatandaşlarımıza, mağdurlarımıza hizmet edecektir. Yani çok amaçlı yapılmıştır.

MEHMET TÜM (Balıkesir) - Vatandaş istiyor muydu?

MEHMET İLKER ÇİTİL (Devamla) - Ben sizleri ve sizler gibi zihniyetleri, oraya yönelik, karıştırmaya yönelik bu hareketlerinizi kınıyorum. Gidin, yani hiçbiriniz gitmediniz.

MEHMET TÜM (Balıkesir) - Senin zihniyetinden dolayı onu yapıyorsun oradakilere. Onları göçe zorlamak için yapıyorsunuz.

MEHMET İLKER ÇİTİL (Devamla) - Hatta biraz önce HDP konuşmacısı baktım, özellikle sağdan soldan toparladığı yanlış bilgilerle gündem oluşturmaya çalışıyor. Fakat yerinde görmek lazım. O barış, kardeşlik ortamını, buyurun sizi misafir edelim orada görün. Daha öncesinde CHP'li milletvekillerimiz de geldi, Kahramanmaraş'ımızda olağanüstü hiçbir şey görmediler. Ve geçen açılışını yaptık sorunsuz bir şekilde ve aynı şekilde süreç devam ediyor.

Biraz önce konuşmacının biri yine farklı şeyler söyledi; işte, parti binalarına, farklı yerlere, farklı amaçla gidilmeler olduğunu. Daha birkaç gün önce İstanbul'da HDP binasındaki o karmaşaya yardım için giden, müdahale için giden Afşinli bir hemşehrim orada şehit oldu dördüncü kattan düşerek. Yani devletimiz, Hükûmetimiz, bizler parti olarak da o ortamın bir an önce ortadan kaldırılması... Geçmişteki o zihniyet neyse şu an Türkiye'nin gelişmesine, birliğine, beraberliğine gem vurmaya çalışan o zihniyete karşı hep birlikte bir olup ortak hareket etmemiz gerekirken maalesef ayrımlaştırmaya çalışıyoruz.

Ben bu vesileyle gerek içeride gerek dışarıda böylesine yoğun gündeme sahip ülkemizde HDP Grubunun araştırma önergesi teklifinin manidar olduğu düşüncesiyle önerinin aleyhinde olduğumu beyan ediyor, gündemimizdeki diğer konulara odaklanmamız gerektiğine, birlik beraberliğe ve millî duygulara odaklanmak gerektiğine ve ülkemiz için ne gerekiyorsa olumlu anlamda onu yapmamız gerektiğine inanıyorum ve herkesi buradan sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)