Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Maddeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:15/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Maddeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de bugün Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesiyle ilgili, cumhuriyetimizle hemen hemen yaşıt olan bir kurumun bütçesi üzerinde görüşlerimi belirtmek istiyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Alevi Bektaşi Federasyonunun yöneticisi, aynı zamanda Alevi Kültür Dernekleri Sarıgazi Pir Sultan Abdal Cemevi Derneği Başkanı Zeynel Odabaşı hukuksuz, haksız ve hiç de kabullenemeyeceğimiz bir yöntemle gözaltına alınmış, üç dört gündür sorgulanıyor. Açıkça, bir cemevi başkanının bu şekilde, hukuksuz bir şekilde gözaltına alınmasını burada kınıyorum ve derhâl bu canımızın serbest bırakılmasını istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Diyanet İşleri Başkanlığı, biliyorsunuz, 3 Mart 1924 yılında aslında Osmanlı'nın bir kurumu olan şeyhülislamlık kurumunun yerine inşa edilen bir kurum. Bu kurumumuz teşkil edilirken, yasası çıkarılırken şöyle bir gerekçe ortaya konuyor, deniyor ki: "Türkiye Cumhuriyeti'nde insan ilişkilerine ilişkin olan hükümlerin yasalaştırılması Türkiye Büyük Millet Meclisi ile onun kurduğu hükûmete ait olup, iyiyle kötüyü ayırt edici İslam dininin bundan başka inançları ve tapınmaları için cumhuriyetin başkentinde Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur." Sadece İslam dini değil, diğer dinler için de hizmet vermesi gereken bir kurum olarak cumhuriyetin kurucu unsurları, o dönemdeki cumhuriyet kadroları böyle bir kurumu esas olarak oradaki dinî faaliyetleri kontrol altına alma, devletle ilişkilendirmek için böyle bir kurum teşkil ediyor.

Şimdi, maalesef bu kurum objektif olmayan, aslında kime de hizmet ettiği bilinmeyen, Sünni yurttaşlarımıza da hizmet ettiğini düşünmediğim, maalesef, böyle bir kurum hâline dönüşmüş ve korkunç bir bütçeye ulaşmış durumda. Size ifade etmek istiyorum şimdi değerli milletvekilleri: Bakın, her türlü inanca, ülkemizde var olan tüm inançlara saygı duyduğumu ifade etmek isterim, yanlış anlaşılmayı da kesinlikle istemiyorum.

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) - Anlaşıldınız bile, anlaşıldınız bile.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Size göre anlaşılmış olabilirim ama ben Sünni yurttaşlara da saygı duyuyorum, Müslüman olmayanlara da saygı duyuyorum.

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) - Alevi, Sünni diye ayrımcılık yapıyorsunuz. Bakın, hepimiz kardeşiz.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Bu ülkede, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, Türkiye Cumhuriyeti devletinde yaşayan herkesin inancına saygı duyuyorum, sizin de saygı duymanız iyi olur diye düşünürüm.

İMRAN KILIÇ (Kahramanmaraş) - Alevi, Sünni, hepimiz kardeşiz burada.

MÜSLÜM DOĞAN (Devamla) - Evet, tabii ki.

Şimdi, bakın arkadaşlar, 2006 yılında 1 milyar 452 bin lira bütçesi olan Diyanet İşleri Başkanlığının bütçe miktarı 2017'de 6,8 milyara çıkarılıyor. Yine size bir bilgi daha vereyim: 1927 yılında, ilk defa, Bütçe Kanunu'yla bir personel istihdamı yapılıyor, 7.172 kadro var ama günümüzde, 2015 sayılarıyla söylüyorum, 117.378 kadro var. Bu 117.378 kadrodan bir Alevi memur bulamazsınız. Kesinlikle iddia ediyorum, böyle bir kadro yok. Uzman kadrosu var, genel müdürlükler var, daire başkanlıkları var. Ayrım yaptığım için söylemiyorum, "Niye olmasın?" diyorum.

Bu teşkilat, Türkiye'deki tüm dinî yapıların koordinesi için -başka amaçlar için kullanılmasın- devletin koordinasyonu için kurulmuş. Devlet koordine etsin, karışmasın diye kurulmuş bir... Cumhuriyetin kurucu iradesi o zaman demiş ki: "Bunları koordine edelim, özgür olsunlar." Ama, gelinen nokta itibarıyla Diyanet İşleri Başkanlığı maalesef sadece bir mezhebe hizmet eder duruma gelmiş. Buna karşıyız biz. Bu kurumun aslında esas olarak bütçelendirilmesi de yanlıştır, bu bütçenin verilmemesi gerekmektedir. Bu bütçeye Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının hepsinin katkısı varken, vergisini verirken sadece bir mezhebe hizmet etmesi de doğru değildir. Bunu nasıl kabulleneceğiz? Elbette ki doğru değil. Aslında, bu Diyanet İşleri Başkanlığının lağvedilmesi lazım, inançların özgür olması lazım. Demokratik gelişme süreçlerine hizmet edecek sadece bir koordinasyon kurulu kurulması vasıtasıyla artık bu kuruma ihtiyaç duyulmadığını belirtmek isterim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyoruz.