Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:37
Tarih:11/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri ve bizi televizyonları başında izleyen büyük Türk milleti; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii bugün Spor Bakanlığıyla ilgili, bütçesiyle ilgili birkaç cümle söyleyecektim, hazırlık da yapmıştım ancak dün İstanbul'da yaşanan o hain saldırıdan sonra ne konuşacak moralimiz kaldı ne de söyleyecek bir şeyimiz kaldı. Orada şehit olan kardeşlerimize Allah rahmet etsin, yaralı kardeşlerimiz de bir an önce iyileşsin ve aramıza tekrar katılsınlar.

Tabii ki bu bütçe görüşmeleri yapılacak, doğaldır ki bunlar görüşülecek ama bundan sonra her şeyi bir kenara bırakıp bu terörü nasıl bitireceğimizi konuşmamız gerekiyor.

Ayrıca, bugün Mevlit Kandili; Türk ve İslam dünyasının da Mevlit Kandili'ni kutluyorum.

Evet, Spor Bakanlığının bütçesiyle ilgili birkaç cümle de ben söyleyeyim. Türk sporunun ciddi sorunları vardır, sorunlarla boğuşmaktadır. Tabiri caizse, Türk sporu nefessiz kalmıştır ve uçurumun kenarına gelmiştir. Aşağı yukarı bir buçuk yıldır milletvekiliyim, buradan devamlı uyarı, yapıcı eleştiri ve çözüm önerileri de sunuyorum ama çok bir şeyin değişmediğini maalesef görüyorum.

Şimdi, biraz evvel Osman kardeşim konuşma yaptı burada -Osman, benim çok eski arkadaşım- beş dakikanın dört dakikasında teşekkür etti. Neye teşekkür etti, anlamadım ben de.

Şimdi, 2016 Rio Olimpiyatları var; biliyorsunuz, bu 2016 Rio Olimpiyatları yapıldı. Olimpiyatların yapıldığı senede -dört senede bir yapılır- federasyon seçimleri olur. Bu federasyon seçimleriyle ilgili buradan bazı önerilerde bulunduk "O branşta millî olanları ağırlıklı yapalım, yandaştan, yakından, akrabadan değil de ehliyet ve liyakat sahibi olanları yapalım." dedim ama çok bir şey değişmediğini de görüyorum.

Bu en son Rio'da yapılan olimpiyatlarda... Eğer bir ülkenin sporunun başarılı olup olmadığını görmek istiyorsanız dört senede bir yapılan olimpiyatlara bakacaksınız çünkü her branştan katılım olduğu için, ülkenin genel spor başarı ortalaması olimpiyatlarda çıkar. En son 2016'da, ondan önce 2012 ve 2008'deki olimpiyatlarda da tarihimizin en kötü olimpiyatları geçti. Orada alınan birkaç tane madalyanın da bir kısmı maalesef yerli olmayan, başka ülkelerden devşirerek aldığımız sporcuların aldığı madalyalardı. En son 2016, bu sene olimpiyatlarda G20 ülkelerinin arasında bile yer almayan Macaristan, Kenya, Jamaika, Hırvatistan, Küba, Yeni Zelenda, Özbekistan, Kazakistan, Kolombiya, İsviçre, Yunanistan, Danimarka, İsveç, Güney Afrika, Ukrayna, Sırbistan, Polonya, Kuzey Kore, Tayland, Slovakya, Gürcistan, Azerbaycan ve Beyaz Rusya gibi bizden çapı ve nüfusu çok düşük olan ülkelerden neden daha az madalya aldığımızı eğer sorgularsak acaba alkışı mı hak ettik, yoksa eleştiriyi mi net bir şekilde görmüş olacağız.

Tabii, güncel olması açısından, hem popüler olması açısından futboldan biraz bahsedeyim ben size. Şimdi, yıllardır, Sayın Bakan geldiğinden beri de bu futbol yasasını konuşuyor, bir an önce çıkması gerektiğini konuşuyor, devamlı bir taslak hazırlanıyor, devamlı gündemde, Sayın Bakan, hâlâ daha bu spor yasasıyla ilgili çalıştığınızı biliyorum ama eğer sisteme müdahale etmezseniz -şu anda en tepede siz varsınız- çok fazla bir şey yapamayacaksınız. Bugün bir kulüp başkanı düşünün, kulüp yöneticisi düşünün farzımisal herhangi bir futbol takımına geldiğinde 10 milyon dolar borcu var, beş sene yönetiyor, borç 100 milyon dolar oluyor kötü yönetimden dolayı, sonra diyor ki: "Ben yoruldum artık, ben gideyim, ben artık çoluk çocuğuma biraz zaman ayırayım, çok vakit harcadım.", aradaki 90 milyon dolardan sorumlu değil. Peki, bu 90 milyon doların kim cevabını verecek? O zaman ne oluyor? Burada futbolla ilgilenen çok arkadaşımız var, Trabzonspor, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ne cezası aldılar? Avrupa kupalarına katılamama ve mali fair playe uymadıkları için de bundan sonra puan silme cezasına, hatta küme düşme cezalarına bile maruz kalacaklar. Sayın Bakan da biliyor ki her sene UEFA, FIFA "Mali fair play kriterlerine başlayın." diye bizi zorluyor ama Türkiye'deki sistemden, bu kulüpleri yönetenlerin başkasının kesesinden kendini güçlü gösterme, belki de para kazanma veya başka nedenlerden dolayı da bir türlü bu yasa çıkmıyor. Bugün biliyor musunuz ki siz Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor gibi takımların ve diğerlerinin kulüp yöneticilerinin çoğu holding patronu, yönetmeyi çok iyi biliyorlar, özellikle parayı. Peki, siz biliyor musunuz ki son iki-üç yıldır kulüplerimize dünya futbolunu yöneten İsviçre'deki kuruluş diyor ki: "Fenerbahçe, sen bu kadar harcayacaksın bu sene; Galatasaray bu kadar, Beşiktaş bu kadar, Trabzon bu kadar. Uymazsan da puanını silerim, Avrupa kupalarından men ederim, seni de küme düşürürüm." Bu acı bir gerçek değil mi arkadaşlar? 80 milyonluk büyük Türk milletinin içinden kulüpleri yönetenler yönetemiyor da elin gâvuru İsviçre'den diyor ki: "Siz yönetemiyorsunuz, ben müdahale ediyorum. Bundan sonra bu kadar harcayacaksınız." Bunun tabii ki gücümüze gitmeme ihtimali yok yani.

Şimdi, biz hep ufak, güncel konularla uğraşıyoruz. Mesela, iki aydır, üç aydır Türkiye'deki futbol ve Millî Takım tartışmasında "Neden acaba Türk futbolu 4'üncü torbadadır?" diye tartışmıyoruz. 4'üncü torba da nedir arkadaşlar? Bu, Avrupa şampiyonalarında ve dünya kupalarında ülkelerin puanlarına göre torbalar vardır. 1'inci torbada dünyanın en yüksek puanlı olan ülkeleri, 2'inci torba ona göre, 3'üncü ona göre, 4'üncü, en son torbada en düşük puanı olan ülkeler... Türkiye 4'üncü torbada. Hatta, geçen, iki ay önceki istatistikte, 4'üncü torbada da sonuncuyuz; San Marino, Lihtenştayn, Lüksemburg bizim üstümüzde. Şimdi, biz bunu tartışmıyoruz, neyi tartışıyoruz biliyor musunuz? "Fatih Terim, Arda'yı alsın mı Millî Takım'a, almasın mı?" "Fatih Terim bilmem kimi kadro dışı bırakmış da alsın mı, almasın mı?" Ya, kimi alıyorsan al, beni ilgilendirmez. Burası Türk Millî Takımı. Şerefiyle, haysiyetiyle oynamak isteyen, temsil etmek isteyen oynar, oynamak istemeyen defolup gider.

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Bravo!

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Biz bunları tartışmayacağız. Bizim tartışmamız gereken: Sistemi nasıl kurtaracağız?

Şimdi, bu kulüpler yasasında, eğer bunu bir an önce getirmezsek... Sayın Bakanım, uğraştığınızı da net olarak biliyorum ama kim uğraşıyor biliyor musun bunlarla? 3-5 tane adam. Yani, bilenlere niye sormuyor bunlar, kimden saklanıyor ki bunlar? Futbol Federasyonunu yönetenler belli. Eğer bu ülkede tarihe isminizi yazdırmak istiyorsanız Futbol Federasyonunu hemen görevden alın. Futbol Federasyonu yönetemiyor. Futbol Federasyonu Başkanı ve Kulüpler Birliği Başkanı kapanıyorlar bir odaya, onlar kulüpler birliği yasasını yazıyorlar şimdi. Ne biliyorsunuz da neyi yazacaksınız siz? Lütfen açığa çıkarın, açın kamuoyuna, deyin ki "Yeniden kulüpler yasası yapacağız." Zaten gelişmiş ülkelerin yasaları belli, Türkiye'ye uyarlarız ve Türk sporunu, Türk futbolunu kurtarırız.

Şimdi, sponsorlar... Birkaç ay önce, Türkiye'nin spora destek veren en büyük holdinglerinden bir tanesi dedi ki: "Ben Avrupa'da maçları seyrediyorum, tribünlerin hepsi dolu ama Türkiye'ye bir bakıyorum, bazı maçlarda 2 bin kişi, 3 bin kişi 50 bin kişilik statlarda ve şiddet olayları var, milletin ilgisi azaldı. Biz aslında, Türk futbolunda altyapıdan oyuncu çıksın, Avrupa'da başarılı olsun, biz de sponsor olarak reklamımızı yapalım diye istiyoruz ama şu anda öyle bir şey yok, biz futboldan çekiliyoruz." Şu anda Türk futbolu, Avrupa'yla kıyasladığımızda, bırakın oraya doğru yaklaşmayı, çok geri gitmekte. En son yapılan Digiturk'ün aldığı ihalede yıllık 500 milyon dolar artı KDV, bu da dünyanın 6'ncı büyük bütçesi demek futbolda. Yani, dünyada biz bütçe olarak 6'ncıyız ama futbol olarak 4'üncü torbanın en sonundayız. Tabii ki bu da çok ciddi bir problem.

Şimdi, özellikle, on dört yıldır iktidarda olan aynı Hükûmet, çok güçlü bir Hükûmet, yaptığı iyi şeyler var. Özellikle, geçen seneki konuşmanızda da vardı, bu seneki konuşmanızda da büyük ihtimalle olacak, yapılan tesisleri anlatıyorsunuz. Allah razı olsun, tesisler olmazsa olmaz. Gerçekten de büyük bir tesis atılımı yapıldı bu son yıllarda ama hep işe tesis, inşaat bölümünden bakarsanız, o zaman bu durumlara düşeriz biz. Biraz evvel, gene, Osman'a takıldığımdan söylemiyorum, Osman teşekkür ediyor madalya alanlara...

Bir yabancı isim söyledin en son Osman, Gomez mi dedin, Eduardo mu dedin?

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Eduardo.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Türk Millî Takımı'ndan Eduardo'ya teşekkür etti madalya aldığı için. Bu, hakikaten bizim için iyi bir şey değil.

Tabii, yasa dışı bahis var Sayın Bakan -çok şey var da kısa kısa değineyim- yasa dışı bahis var. İngiltere'nin bir sitesi var -şu anda reklam olmasın diye söylemiyorum- geçen seneki kârı 135 milyon dolar. İngiltere'de yasal ama Türkiye'de ve bazı ülkelerde yasa dışı. 135 milyon dolar kâr etmişler, bunun yüzde 30'unu sadece Türkiye'den kâr etmişler. Yani, Türkiye'de aşağı yukarı İddaa'nın -tahmin ediyorum şimdi, bunu net söylemeyeyim ama- 10 milyar TL gibi bir bütçesi, dönen parası varsa yıllık, yasa dışı bahiste de 20 milyar lira dönüyor, 2 katı dönüyor. Burada ne yapmamız lazım? Burada bir iki tane not aldım neler yapabiliriz bunlarla ilgili diye. Mutlaka yaptığınız şeyler var ama Bakanlık bu duruma el koymalı, erişimin engellenmesi kararları zamanında değerlendirilmelidir. Kapatılan sitelerin başka isimlerle yeniden faaliyete geçmeleri önlenmelidir. MASAK ve BDDK şüpheli işlemlere dair yükümlülüğünü yerine getirmeyen bankalara yaptırım uygulamalıdır. Bankalar yasa dışı sitelerin hesaplarına doğrudan veya dolaylı olarak para transferi yapanları belirlemelidir ve bunlara gereken yapılmalıdır.

Bunun dışında, bu yasa dışı bahis ve normal bahis futbolu etkiliyor mu? Etkiliyor. Hiç taraftar değiliz ama bir de bu kapitalist düzenin gerçekleri var, bunun içinde devam ediyor, en azından yasal çerçevede devam etsinler.

Milletvekili olduğum il Kocaeli. Yıllarca formasını gururla giydiğim, takım kaptanlığını yaptığım Kocaelispor'la ilgili de birkaç cümle söylemek istiyorum. Gördüğüm kadarıyla burada 1 tane Kocaeli milletvekili var iktidar partisinden.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Biz varız.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Biz varız.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - İktidar partisinden... Bir de Haydar Bey var...

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Geleceğin iktidarı, öyle diyelim.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Hayırlı olsun.

Tabii, Kocaelispor'un büyük sıkıntıları var. 2008'de Süper Lig'te olan bir Kocaelispor, 2013'te amatör kümeye düştü. Daha önce de anlatmıştım, Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakanken Kocaeli'ne gelip bir mitingde "Bu Kocaeli'nin durumu ne böyle? Buradan bir takım acil Süper Lig'e çıksın ve stadını da yapın." dedi. Stat yapılıyor ama Kocaelispor amatör kümeye düştü. Sayın Fikri Işık Bey Kocaeli'nden Bakanımız, bizim de arkadaşımız, "Kocaeli Birlik Spor" adı altında bir takım kurdurttu, bütün iş adamlarına talimat verdi, senelik 3-4 milyon lira veren firmalar var, yandaş firmalar ama Kocaeli Birlik Spor 2. Lig'de oynuyor 100 kişiye, Kocaelispor amatördeydi, 20 bin kişiye oynuyor. Şimdi, Kocaelispor 3. Lig'e çıktı. Ricam sizden şu Sayın Spor Bakanım... Fikri Bey'e söylüyoruz ama ne hikmetse Kocaelispor'la ilgili bir problemleri var, ne varsa onları da bize anlatırlarsa biz de belki yardımcı oluruz. Geçen ay Bursaspor Kulübü Başkanını aradım -bir yapılandırma yapmışlar borçlarla ilgili- "Sayın Başkan, ne yaptınız?" dedim. Dedi ki: "Siyasiler de yardımcı oldu, 120 milyon lira borcumuz vardı SGK ve devlete vergi." Onlar faiz, faizinin faizi, faizinin amcasının oğlu, cezalar var, 120 milyon lirayı 8 milyon liraya düşürmüşler. Kulüp Başkanıyla bizzat konuştum. 120 milyonu 8 milyona düşürmüşler, bunu da yetmiş iki aya bölmüşler. Doğal olarak, Bursaspor hayati bir nefes almış ve borçlardan kurtulmuş. Peki, neden Kocaelispor'un -tahmin ediyorum, onların da bir 70-80 milyon lira borcu var. 7 tane milletvekili, 1 bakan, on dört yıldır tek başına iktidar-bu borçları, o 70-80 milyon 7-8 milyona inip yetmiş ikiye bölünmüyor? Neden o Birlik Spor'a verilen yıllık 3-4 milyonun bir kısmı Kocaelispor'a verilmiyor?

Bakın, ben Kocaeli Milletvekiliyim. 2 milyona yaklaşmış bir şehir. Kocaeli'nin simgesi Kocaelispor'dur ya, markası da Kocaelispor'dur. Onun için, sayın bakanlarımız burada, Spor Bakanımız da burada, Fikri Bey yok -kendisiyle belki bunları tekrar konuşuruz- Kocaelispor'a da lütfen bir müdahale edin.

Tabii buradabir şeyler yazmışım. İki yıldır bu yurtlarla ilgili çok talep oluyor, yurt eksiğimiz var. Sayın Bakanım, lütfen, yaptığınızı görüyoruz ama biraz daha artırabilirseniz bu yurtları... Eğer bu yurtlar artarsa o zaman bu Adana Aladağ'daki faciadaki gibi bu cemaatlere, ona buna kalmaz bu çocuklarımız. Bu konu var.

Bir de bunu söylemek ne kadar doğru, onu da bilmiyorum ama bizim bu terör problemimiz var ya, bizim, bu terör problemini çözerken mutlaka ve mutlaka doğu ve güneydoğudan Süper Lig'e 1-2 takım destekleyip getirmemiz gerekiyor. Bundan birkaç yıl önce -Diyarbakırspor, o bölgede bir ara Erzurumspor, bir ara Elâzığ Süper Lig'deyken- inanın oraya maçlara da gidiyorduk, ziyaretlere de gidiyorduk, bir anda atmosfer değişmişti. Ben 2007-2008 yıllarında İstanbulspor Kulüp Başkanlığı yapıyordum, Diyarbakırspor maçına gittik, 2-1 yendik Diyarbakır'ı Diyarbakır'da. Maç çıkışında en az 5 bin kişi bizi otobüse binerken alkışladı. Onun için, bu konuda da neler yapılabilir, tabii, bunları da konuşabiliriz ama doğudan ve güneydoğudan Süper Lig'e mutlaka takım getirmemiz gerekiyor.

Onun dışında da "mali kriterler" demişiz.

Bir de, madem döviz işini Türk lirasına çevirdik, güzel bir kampanya. Büyük kulüplerde özellikle yabancıların hepsi dövizle ama bir de Türk oyuncuların mukaveleleri dövizlerle. Ee, bu kulüpler, yüzde 20 arttığına göre, büyük bir batağa girmiş olacaklar, buna da biraz dikkat etmemiz gerekiyor.

Ben, tekrar, dün şehit olan kardeşlerimizi alınlarından öpüyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Büyük Türk milletine tekrar başsağlığı diliyorum, bütçenin de hayırlı olmasını diliyorum.

Sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Sancaklı.