Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:37
Tarih:11/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA HACI AHMET ÖZDEMİR (Konya) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

"Yıllar geçiyor ki, yâ Muhammed/ Aylar bize hep muharrem oldu/ Akşam ne güneşli bir geceydi.../ Eyvah, o da leyl-i mâtem oldu!/ Âlem bugün üç yüz elli milyon/ Mazlûma yaman bir âlem oldu!/ Çiğnendi harîm-i pâki şer'in;/ Nâmûsa yabancı mahrem oldu!/ Beyninde öten çanın sesinden/ Binlerce minâre ebkem oldu./ Allah için, ey Nebiyy-i mâsûm,/ İslâm'ı bırakma böyle bîkes,/ İslâm'ı bırakma böyle mazlûm." Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy, bu adsız şiirinin baş tarafına "Pek hazin bir Mevlit gecesi" ifadesini iliştirmişti.

Son zamanlarda ve daha dün gece ülkemizin yaşadığı olaylarla ve bugün idrak etmekte olduğumuz Mevlid-i Nebi'yle alakalı olması hasebiyle sözlerime sevdiğim bu şiirle başlamayı tercih ettim.

Terörü, teröristleri, destekçilerini, bu olguyu ve onları besleyip büyütüp bu aziz milletin üzerine salanları telin ediyorum. Terör, acizlerin, ahlaksızların yöntemidir. Acımız, öfkemiz, sabrımız, aklımız büyüktür. Aziz milletimizi büyük davasından döndüremeyecekler. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum, başımız sağ olsun.

Dün gece binlerce sineden boşanıp giden "amin" nidalarına bendeniz de kendi dualarımı ekledim. Herkes kendi manevi dünyasında yalvarırken ben de yalvardım. Onların duasını kendi duam bilmekle birlikteşahsi isteklerimi sıraladım. İslam dünyasının asırlar süren karanlığına sabah istedim. Mümin gönüller için endişe içinde haberlere kitlenerek dudakları kıpır kıpır dua eden mahşerî kalabalık için, Allah'ın Harim-i Kâbe'si, sermedî kitabı, âlemlerdeki hadsiz, hesapsız ayetleri için, ümmet için, hâkipâke bürünmüş semaî rahmet için İslam dünyasının gülmesini niyaz ettim. Azim vermeliydi Allah. Soluk benizlilere kan, inleyen göğüslere can ve o ruhu vermeliydi ki Müslümanların umudu, İslam'ın son yurdu, mazlumların nazargâhı Türkiye, kıyam edip dünyaya mazinin feyzini yaymalıydı. Öyleyse, bu gecede "Konsun yine pervazlara güvercinler,/ Hu, hu'lara karışsın âminler,/ Mübarek akşamdır,/ Gelin, ey Fatihalar, Yasinler..."

Bu düşüncelerle üniversiteler üzerine kısaca bir şeyler söylemek istiyorum. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte 31 Mayıs 1933'te açılan İstanbul Darülfünun'u, bugün 182'ye ulaşan üniversitelerimizle bereketli bir girişim olarak tarihe mal olalı seksen üç yıl geçmiş. Bardağın dolu tarafı vardır, boş tarafı da vardır; genelde muhalefet, tabiatı gereği bardağın boş tarafını görme ve gösterme eğilimindedir. Bunun, iktidarı daha iyi şeyler yapma noktasında bilediği de gerçektir. Her şeye rağmen, bütün eksikliklere, noksanlıklara rağmen, iyi niyetli çabalar sürmektedir.

Öğretim üyelerimiz, fedakârca gayretlerle kendilerine emanet edilen öğrencilerini eğitme, onları bilgiyle donatma, yorum yeteneği kazandırma, verilen bilgiyi analiz ve sentezle işlemeye çalışmaktadırlar. Artık kendi kentlerine gelen üniversitelerde yükseköğrenim hakkı elde eden öğrencilerimizse, derslerine devam etmeye, verilen bilgileri özümsemeye, bilime yenilik getirmeye çalışıyorlar. Millî Eğitim Bakanlığımız ve Yüksek Öğretim Kurulumuz da üniversiteleri yönetmeye çalışıyor. Bir yandan öğretim üyesi yetiştirme programları çerçevesinde yurt içinde ve yurt dışında genç dimağlar, gecesini gündüzüne katarak çalışıyorlar. Bu durumun meyvelerini hemen değilse de yakında devşireceğimiz açıktır.

Unutmayalım ki 1040'ta devlet kuran Büyük Selçuklu, dünya eğitim sisteminde çığır açan ünlü Bağdat Nizamiye Medresesini 1065'te inşaya başlamış, 1067'de tamamlamıştı. Türkiye Selçuklu Devleti de Anadolu'yu baştan başa eğitim kurumlarıyla bezemişti. Osmanlı ise, sade Anadolu'yu değil, Orta Doğu'yu, Afrika'yı, Balkanları, Avrupa'yı, Kafkasları, Kırım'ı eğiten kurumlar inşa etmiş, kütüphaneler kurmuştu. Bugün, dünden daha güzel; yarın, bugünden daha güzel olacak, bu şarkı burada bitmeyecek.

Saygılarımla. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Özdemir.