Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:09/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyor, bütçe görüşmelerinin hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Kalkınma Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu, GAP, DAP, KOP, DOKAP bölge kalkınma idarelerinin 2017 yıl bütçe görüşmeleri vesilesiyle söz almış bulunuyorum. Tüm kurumlarımızın bütçelerinin hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Bugün burada özellikle Kalkınma Bakanlığımıza yönelik olarak bazı görüş ve eleştiriler dile getirildi. Elbette eleştiri oranı daha fazla idi. Ancak, buradan şunu ifade edeyim: Kalkınma Bakanlığı olarak 2023 yılı vizyonumuzu 2035'e taşıyan bir çalışmayı başlatmış bulunuyoruz. Diğer taraftan, 2017 yılı başından itibaren on birinci kalkınma planı çalışmalarına da başlayacağız. Özellikle, eleştiride bulunan arkadaşların görüş ve önerilerini ciddi bir şekilde dikkate alacağımızı buradan ifade etmek istiyorum.

Bir diğer önemli husus, değerli arkadaşlar, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının Kalkınma Bakanlığına dönüştürülmesi. Bu sık sık dile getiriliyor; geçen yıl dile getirildi, bu yıl Plan ve Bütçe Komisyonunda ve Meclis Genel Kurulumuzda da gündeme getirildi. Bu konuya açıklık getirmek istiyorum.

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının görevi ne idi? Birincisi: Hükûmete müşavirlik yapmak. Bir diğer görevi: Uzun vadeli planlar, programlar hazırlamak, sektörel bazda stratejiler hazırlamak ve bunların ilgili kamu kurum ve kuruluşlar tarafından uygulanmasını sağlamak idi. Peki, bugün Kalkınma Bakanlığının görevi nedir diye sorduğumuzda, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının görevleri ne ise harfiyen Kalkınma Bakanlığının görevi de odur. Bilakis, müsteşarlık pozisyonundan Kalkınma Bakanlığına yükseltilmiştir. Aslında hem Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının hem de Kalkınma Bakanlığının temel görevi kalkınmadır. Bizim belki diğer bakanlıklardan farkımız, tüm bakanlıkları kesen bir misyona sahibiz. Yani hangi bakanlığın misyonuna bakarsanız bakın Kalkınma Bakanlığının misyonuyla örtüşen bir yapıya sahiptir. O açıdan isminin Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı olması ile Kalkınma Bakanlığı olması arasında önemli bir fark olduğunu düşünmediğimi açıklıkla ifade etmek istiyorum. Bilakis, asıl işi olan kalkınma işinin kendisine bakanlık olarak verilmesinin, Kalkınma Bakanlığı adıyla verilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Çok değerli milletvekillerimiz, şunu özellikle ifade etmek istiyorum: Özellikle AK PARTİ hükûmetleri döneminde kalkınma yaklaşımımızda çok önemli değişiklikler oldu. Aslında bu, detaylı bir şekilde ne kamuoyu tarafından ne de milletvekillerimiz tarafından tartışılmadı. Peki, neydi bu değişim? Nasıl bir değişim sürecine girildi kalkınma alanında. Aslında şu soruyu da muhalefetin sorması gerekir diye düşünüyorum: Adalet ve Kalkınma Partisi hükûmetlerinin bu kadar yüksek oranda destek almasının, bu kadar güçlü bir şekilde desteklenmesinin temel nedeni nedir diye bir soru sormaları gerektiğini düşünüyorum. İşte, bunun altında yatan en önemli nedenlerden bir tanesi -ki şimdi açıklayacağım- bizim kalkınma yaklaşımında yapmış olduğumuz değişimdir. Nedir bu değişim? AK PARTİ hükûmetleri öncesinde şöyle bir yaklaşım vardı: Merkezî hükûmet planları ve programları hazırlar ve bunlar ilgili bakanlıklar tarafından uygulanırdı. Peki, biz neyi getirdik? Biz devreye yereli soktuk, illerimizi soktuk, sivil toplum kuruluşlarımızı devreye soktuk. Bakınız, Onuncu Kalkınma Planı'nda yerel kuruluşlardan ve illerimizden 7 binin üzerinde katılımcı sağlandı. Bizatihi yerelin görüş ve düşüncelerini merkezî yönetime aktaran bir mekanizma oluşturuldu.

Peki, yerelde ne tür sorunlar vardı? AK PARTİ öncesi dönemi soruyorum: Ne tür sorunlarımız vardı? Birincisi, kurumsal kapasite yeterli düzeyde değildi. İnsan altyapısı oldukça zayıftı. Proje üreten iller yoktu, illerin bir vizyonu yoktu. Siz herhangi bir ile gittiğiniz zaman "Bu ilin nasıl ve ne şekilde kalkınmasını istiyorsunuz?" diye sorulduğunda bu sorunun cevabını alamıyordunuz. Peki, Kalkınma Bakanlığı ne yaptı? Evet, biz Kalkınma Bakanlığı olarak, kalkınma ajanslarını kurduk, bölge kalkınma idarelerini kurduk; SODES gibi, SUKAP gibi, KÖYDES gibi, bizatihi yerelin işin içerisinde olduğu plan ve programları başlattık.

MUSA ÇAM (İzmir) - Bütün illerle ilgili var mı?

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bu neyi sağladı? Birincisi, yerelde güçlü bir kapasite oluşturulmasını sağladı. Kurumlarımız güçlendi. Sivil toplum kuruluşlarımız güçlendi. Lütfen kıyaslayınız. On dört, on beş yıl önceki sivil toplum kuruluşlarının yapısı ile bugünkü sivil toplum kuruluşlarının yapısı aynı mı?

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Kalmadı ki zaten. Sivil toplum örgütlerinin yarısı kalmadı.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Sivil toplum kuruluşlarımız çok daha güçlenmiş durumda. Bakınız, özel kesimi bir yana bırakıyorum, kamu için söylüyorum. AK PARTİ hükûmetleri öncesinde il müdürlüklerinden bakanlıklara, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz Bölgemiz başta olmak üzere proje teklifi bile gelmiyordu değerli arkadaşlar. Merkezî hükûmet ne yapıyordu o dönemlerde? Merkezde neyin kararını verirse o projeler uygulamaya konuluyordu. Ama şimdi yöntem öyle mi? Öyle değil. Bizatihi yerelin proje hazırlamada, proje izlemede, proje değerlendirmede işin içerisinde olduğunu görüyoruz.

Bakınız, son on yıl içerisinde yine yerelden kalkınma ajanslarımıza 50 binin üzerinde proje teklifi gelmiştir, 55 bin proje teklifi gelmiştir. Geçmişte böyle bir sivil toplum altyapısı var mıydı? Bunları sunanlar kimler? Ağırlıklı olarak sivil toplum kuruluşları. Yerelde ciddi bir kapasite oluştu. Sadece merkezî idarenin vermiş olduğu kaynaklar da değil, Avrupa Birliğinin vermiş olduğu kaynaklar. Biliyorsunuz, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Merkezi'ni kurduk ve bu çerçevede çok değişik programlar başlatıldı ve bu programlar çerçevesinde yerele ciddi kaynak aktarımı söz konusu oldu.

Herhangi bir ile gittiğinizde şu farkı gördünüz, o ildeki sanayicilerle, iş adamlarıyla bir araya geldiğinizde size şunu söylediler: "Bizim ihracat için 2023 yılı hedefimiz şudur." Ama AK PARTİ hükûmetleri öncesi böyle bir yaklaşım söz konusu değildi. Hangi ile giderseniz gidin, o ildeki sivil toplum kuruluşları, kamu kurum ve kuruluşları kendilerine bir hedef belirlemişlerdir.

İşte, biz, AK PARTİ hükûmetleri olarak bu on dört, on beş yıllık süreçte tek bir hedefe odaklandık, o da 2023 yılı vizyonu. Ve tüm milletimiz de bu hedefe odaklandı. Bu hedefe yönelik de çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.

Bakınız, değerli arkadaşlar, AK PARTİ hükûmetleri öncesi bu ülkenin bölgesel düzeyde bir stratejisi yoktu. Yerel ve bölgesel kalkınmanın nasıl ve ne şekilde yapılacağına dair en ufak bir strateji dokümanımız yoktu. Bugün bölgesel düzeyde ulusal stratejimizi hazırlamış durumdayız. Bunu bir tarafa bırakalım, yerel düzeyde her bir bölgede bölge planları hazırlanmış durumda.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Bakan, hatta Ankara'da havaalanı bile yoktu (!)

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bu bölgenin on yıl sonra, yirmi yıl sonra nasıl ve nereye gideceği net olarak ortaya konulmuş durumda.

Evet, Artvin'e bakınız. O gittiğiniz yollara bakınız, o çukurlu yollardan geçiyordunuz. Şimdi vatandaş diyor ki: "Ben kaymak gibi yollardan geçiyorum." Bunu siz de söylüyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ama buraya geldiğinizde söylemiyorsunuz. Kendi aranızda konuşurken diyorsunuz ki: "Helal olsun şu AK PARTİ'ye, kaymak gibi yolları yaptı." Ama buraya geldiğiniz zaman bunlardan bahsetmiyorsunuz.

Bakınız, sadece...

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Fabrikalar kapanıyor Sayın Bakan, fabrikalar kapanıyor, bırakın yolu.

UĞUR BAYRAKTUTAN (Artvin) - Sayın Bakan, siz gelene kadar Ankara'da havaalanı yoktu (!)

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Onu da söyleyeceğim... Onu da söyleyeceğim, müsaade edin. Müsaade edin, onlara da geleceğim değerli arkadaşlar.

Bakınız, Güneydoğu Anadolu Projesi'nden bahsedildi; yatırım yapılmadığından, yeterli miktarda ödenek tahsis edilmediğinden bahsedildi.

ERKAN AKÇAY (Manisa) - Kaymaklı ihalelerden bahset.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Kaç tane fabrika yaptınız Sayın Bakan?

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Onu da söyleyeceğim.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Hep sattınız ama hiç yapmadınız.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Son on dört yılda bölünmüş yol miktarı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde tam 10 kat artmıştır değerli arkadaşlar, hem de o sathi kaplama türü yollar değil, bizatihi bitümlü sıcak karışım olan kaliteli, o vatandaşımızın "kaymak gibi" dediği yollardan yaptık. Bunları görmezden gelmeyin lütfen.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Sayın Bakan, yollar 1963 ya!

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Yine söyleyeyim, yine söyleyeceğim değerli arkadaşlar, bakınız, yine o bölgeye yönelik ifade edeceğim sizlere.

AK PARTİ hükûmetleri öncesinde Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde organize sanayi bölgeleri boştu arkadaşlar. Lütfen geçmiş dönemdeki rakamlara bakınız, 2002 yılı rakamlarına, 2000'li yılların başlarındaki rakamlara, 1990'lı yılların başlarındaki rakamlara bakınız, o bölgelerde yapılmış olan organize sanayi bölgeleri boştu ama bugün...

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Üretim niye düşüyor, yatırım niye düşüyor, onun cevabını ver?

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Bakın, size oranları söylüyorum, oranları. Bakın, Adıyaman'da organize sanayi bölgesinde doluluk oranı yüzde 100. Yine devam ediyorum, Batman'da organize sanayi bölgesi doluluk oranı yüzde 97. Yine devam ediyorum, Bingöl Organize Sanayi Bölgesi'nde doluluk oranı yüzde 91.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Üretim fışkırmış (!)

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Elâzığ Organize Sanayi Bölgesi'nde doluluk oranı yüzde 92 ve bu devam ediyor. Evet, doluluk oranı düşük olan illerimiz var mı? Var. Nereler?

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Kapanan fabrikaları da söyle Sayın Bakan.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Ağrı, Ardahan, Iğdır gibi illerimizde nispeten doluluk oranımız düşük.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - İflas eden, kapanan fabrikaları da söyle Sayın Bakan.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Ama şunu ifade edeyim: Özellikle bu bölgelerimizin daha hızlı kalkınması için, potansiyelinin harekete geçirilmesi için Sayın Başbakanımız eylül ayında bir program açıkladı, Cazibe Merkezleri Programı'nı açıkladı. Şu anda, ilan etmememize rağmen Cazibe Merkezleri Programı için başvuru miktarı ne kadar biliyor musunuz? Henüz ilan etmedik, sadece ve sadece bölgelerimize gidip Cazibe Merkezleri Programı'nın kapsamını anlattık, ne tür destekler vereceğimizi anlattık, o kadar.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Herkes kuyruğa mı girdi?

ALİ AKYILDIZ (Sivas) - Sayın Bakan, Sivas'ı da alacak mısınız içine?

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Söyleyeceğim.

Ve bugün itibarıyla 4,8 milyar liralık yatırım projesi teklifi geldi değerli arkadaşlar, 4,8 milyar liralık. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Ve tam 25 bin kişiye istihdam sağlayabilecek bir teklif geldi, 25 bin kişiye istihdam sağlayacak bir teklif. Henüz biz açıklamadan geldi bunlar.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Demek ki bir şey yapmamışsınız ki herkes istiyor. On dört yılda bir şey yapsanız istemezlerdi Sayın Bakan, yapmamışsınız ki...

HALİL ETYEMEZ (Konya) - Büyüyoruz, büyüyoruz.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, bir başka önemli alan: Gerçekten, yerel ve bölgesel düzeyde kalkınmada bizatihi kalkınmanın içine insanımızı, milletimizi alıp kalkınmayı birlikte gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. İşte, AK PARTİ'ye verilen desteğin arkasında yatan en önemli nedenlerden biri budur değerli arkadaşlar. Eğer siz vatandaştan kopuksanız, milletle bütünleşmemişseniz, sizin iktidara gelmeniz mümkün değil ki zaten; ki gelemiyorsunuz da. Genel yaklaşımınız bu; gelemiyorsunuz da. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, değerli arkadaşlar, bir diğer önemli alan, özellikle AK PARTİ hükûmetleri öncesi eksikliğini gördüğümüz bir diğer alan ise: Mesleki eğitimde inanın tıkanmış durumdaydık, hepiniz hatırlıyorsunuz. KOBİ'lere baktığımızda, Türkiye'de "KOBİ" denilebilecek işletme yoktu arkadaşlar, 2002 öncesine bakınız. KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı sadece ve sadece yüzde 6'ydı. 2002 yılını söylüyorum. Bugün, KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payı yüzde 30'a yaklaşmış durumda.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Sayın Bakan, Anadolu'ya git de biraz, vatandaş cevabını versin bunların.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Diğer taraftan, AR-GE yatırımları hemen hemen yok düzeydeydi, hatırlayın o günleri. Ve ne yaptık, peki, AK PARTİ hükûmetleri olarak neleri gerçekleştirdik? Bir, mesleki eğitimi ön plana çıkardık. Bugün, ortaöğretimdeki okulların aşağı yukarı yüzde 50'si mesleki eğitim okullarına dönüştü.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - İmam-hatip 3 misli artmış zamanınızda, mesleki okullar yerinde saymış, bunu söyle Sayın Bakan.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - İkincisi, KOBİ'lere inanılmaz bir destek sağladık. Aktif iş gücü programlarını başlattık ki özellikle iş gücünün niteliği en önemli problemlerimizden biriydi. Aktif iş gücü programlarıyla ki 2017 yılında aktif iş gücü programı çerçevesinde tam 500 bin kardeşimizi eğiteceğiz, mesleki eğitim vereceğiz ve bu kardeşlerimizi istihdam edeceğiz, tam 500 bin kişi. İşte bu programları başlattık. Bizden önceki dönemlerde, sorarım sizlere, "aktif iş gücü programı" dediğinizde bilen var mıydı? Kim getirdi bu programları? AK PARTİ hükûmetleri getirdi.

AR-GE yatırımları, AR-GE yatırımlarına bakalım: Araştırma ve geliştirme alanında şu anda bizim ayırmış olduğumuz kaynak, gayrisafi yurt içi hasılamızın yüzde 1'ini geçmiş durumda.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Eti Madene de ayırın biraz Sayın Bakan, Eti Madene.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, değerli arkadaşlar, peki, önümüzdeki dönemde, yeni dönemde nasıl bir yaklaşım içerisinde olacağız? Siz herhangi bir şekilde öneri getirmediniz ama biz yine sizlere anlatalım neler yapacağımızı.

KAZIM ARSLAN (Denizli) - Çok önerge getirdik de siz dinlemediniz.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Şimdi, şunu ifade edeyim: Özellikle nanoteknoloji, biyoteknoloji, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi alanlara yoğunlaşacağız ve yoğunlaşmaya başladık. Ülke genelinde, üniversitelerimizde büyük araştırma merkezleri kuruyoruz. Çok sayıda insanın istihdam edildiği, çok sayıda araştırmacının istihdam edildiği yeni merkezler kuruyoruz. Bunlar sağlık, otomotiv, enerji, uzay, malzeme bilimleri, gıda, savunma gibi alanlarda uzmanlaşacaklar. Her bir merkezimiz sadece ve sadece bir alana yoğunlaşacak, başka bir alana yoğunlaşmayacak ve o alanda uzmanlaşma sağlayacak. Ve biz bu merkezlere tüzel kişilik vereceğiz. Anlamı nedir? Anlamı şudur: Karar alma süreçleri tamamıyla bağımsız olacak, istedikleri gibi personel alabilecekler. Gerekirse yurt dışından öğretim üyesi, araştırmacı getirebilecekler. Bu tür merkezler oluşturuyoruz.

Neden bu merkezleri oluşturuyoruz? Bu merkezleri oluşturmamızın en temel nedenlerinden bir tanesi, değerli arkadaşlar, ihracat içerisindeki yüksek teknoloji içeren, katma değeri yüksek ürünlerin oranının az olması. Evet, bu, gerçekten, zayıf olan alanlarımızdan bir tanesi. İşte, biz de bu nedenle, özellikle katma değeri yüksek alanların ihracatını artırmak, üretimini artırmak amacıyla bu merkezlere daha fazla yatırım yapmaya başladık. Ve önümüzdeki günlerde bu üniversitelerden 5 tanesinin akreditasyonunu sağlayacağız ve tüzel kişiliği haiz bir yapıya dönüştüreceğiz.

Biz, değerli arkadaşlar, sorun neyse o sorunun üzerine bizatihi giden ve bu sorunu çözen bir hükûmetiz. Türkiye çok önemli bir süreçten geçiyor. Küresel düzeyde, baktığımızda, ciddi sıkıntıların yaşandığını biliyoruz, finansal piyasalarda yaşandığını biliyoruz. Artık, fonların, yavaş yavaş, gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ekonomilere doğru kaymaya başladığını görüyoruz. Faiz oranlarında, yine, bu gelişmiş ülkelerde ciddi ölçüde artışlar olduğunu biliyoruz. İşte, biz de bunun önlemlerini bir an evvel almak için... Dün Sayın Başbakanımız bir program açıkladı, özellikle reel sektörü destekleyen bir program açıkladı ve biz şunu söylüyoruz, diyoruz ki: 2017 yılı Türkiye için bir yatırım yılı olacaktır, 2017 yılı Türkiye için bir reform yılı olacaktır. Reformlarımızı takvimlendirdik, hangi reformlarımızı hangi aralıkta ne zaman yapacağımızı net olarak ortaya koyduk. Bu reformlarımızı Meclisimizin de desteğiyle güçlü bir şekilde gerçekleştireceğiz.

Diğer taraftan, 2017 yılında özellikle iş dünyasının yatırım yapmasını teşvik edici yeni düzenlemeler yaptık. Bu düzenlemeleri dün Sayın Başbakanımız açıkladı. Bunların detayına girmek istemiyorum ama sadece bir tanesini vurgulamak istiyorum. 2017 yılında imalat sanayisinde... İmalat sanayisine özel bir önem veriyoruz. Biz hep şunu söyledik: Üretimden yanayız, ihracattan yanayız, katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesinden yanayız. İmalat sanayisine yönelik olarak yeni bir teşvik mekanizmasını ortaya koyduk. Nedir bu? Yatırımlarda katkı oranını 15 puan artırıyoruz imalat sanayisinde, kurumlar vergisi indirimini tam olarak uygulayacağız, teşvikin tamamını diğer kazançlara uygulama imkânı getiriyoruz, yine, yatırıma ilişkin inşaat işlerinde KDV iadesini o yıl içerisinde vereceğiz ki iş dünyamız 2017 yılında yatırım yapsın düşüncesiyle. Biz gerçekten 2017 yılının reel sektör için canlı bir yıl olacağına ve Türkiye'nin büyümesine, güçlenmesine önemli katkı sağlayacak yatırımların yapılacağına inanıyoruz.

Reformlarımıza teker teker girmek istemiyorum ama yine, burada gündeme getirilen bazı hususlar var, kısaca onlara da değinmek istiyorum. Özellikle tasarruflara yönelik yine sizlerle paylaşmak istediğim bir husus var. Merkez Bankamızın finansal istikrar raporunda da bu açıklandı, hane halkı tasarruf oranımız 2015 yılında yaklaşık yüzde 10'luk bir artışla sekiz yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Burada şu da soruldu: "Olumlu bir şey var mı? Lütfen bize söyleyin." şeklinde. Bunları kısaca özetlemek istiyorum, aslında saatler alır tabii bunları anlatmak ama en azından birkaç tanesini sizinle paylaşmak istiyorum.

Bir başka önemli husus, Onuncu Kalkınma Planı'nın hedefine ulaşmadığı ifade edildi. Onuncu Kalkınma Planı'nda 2014 ve 2015 yılları tamamlandı, 2016 yılını bitirmek üzereyiz. 2014 ve 2015 yılı için söylüyorum, daha evet üçüncü yıl bitmek üzere iki yılımız daha var. Büyümede yüzde 70'lik bir performansımız var, bunu da paylaşmaktan çekinmiyoruz. Gayri safi yurt içi hasılamızda cari -milyar dolar olarak- yüzde 72,3'lük bir performansımız var ki bunlar küçümsenecek performans değil. Kişi başına gelirde yine yüzde 72. İşsizlik oranında yüzde 80'lik bir performansımız var. Yurt içi tasarruflarda yüzde 98. Cari işlemler dengesinde yüzde 126, hedefin oldukça üzerinde bir performansa sahibiz. İhracatımızda yüzde 81,3; ithalatımızda ise yüzde 75,5 oranında bir performansa sahibiz.

Yine, şu ifade edildi, dendi ki: "2017 yılı bütçesi yatırım bütçesi değildir." Değerli arkadaşlar, rakamlar burada, söyleyeyim sizlere: Cari fiyatlarla 2017 yılı yatırımları yüzde 21,1 artırılmıştır, cari fiyatlarla. Sabit fiyatlarla 2017 yılı yatırım bütçemiz yüzde 13 artmıştır, sabit fiyatlarla. Reel olarak artış yüzde 13'tür. Dolayısıyla, bunun bir yatırım bütçesi olmadığını söylemenin doğru bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum ki biz bütçe açığını 1,9 olarak koyduk. Biz şunu yapabilirdik: Bütçe açığını 1,4-1,5 olarak koyabilirdik ama bunu yapmadık. Dedik ki: 2017 yılı yatırım yılı olacak, kamu için de yatırım yılı olacak, özel sektör için de yatırım yılı olacak. Dolayısıyla, "Kamuya daha fazla yatırım tahsisi yapılmalıdır." dedik ve bu çerçevede bir politika belirledik ve bu politikamızı da inşallah uygulayacağız.

Değerli arkadaşlar, yatırımlara yönelik olarak bir başka önemli husus: Yatırım yapılmadığı ifade ediliyor veya düşük olduğu ifade ediliyor. Şöyle ifade edeyim, 2002-2015 yılı ortalamasını söylüyorum: Yıllık ortalama 131 milyar dolarlık kamu artı özel sabit sermaye yatırımlarımız var, yıllık ortalama 131 milyar dolar. Peki, bizden önceki dönemde neymiş, ona bakalım: 43,9 milyar dolar. İşte aradaki fark, AK PARTİ'nin diğer partilerden farkı da bu değerli arkadaşlar, bu kadar net. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Tamamlıyorum, sadece teşekkür edeceğim.

BAŞKAN - Tabii ki buyurun Sayın Bakan, teşekkür için size süre veriyorum.

KALKINMA BAKANI LÜTFİ ELVAN (Devamla) - Peki, Sayın Başkan, çok teşekkür ediyorum.

Bakanlığım ve bağlı kuruluşlarının 2017 yılında yapacağı çalışmaların ülkemize ve milletimize refah ve esenlik getirmesini temenni ediyor, bütçemizin ülkemize 2017 yılında bereket getirmesini temenni ediyor, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Bakan.