Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:09/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AK PARTİ GRUBU ADINA SABRİ ÖZTÜRK (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Dışişleri Bakanlığının 2017 yılı bütçe tasarısı üzerine söz almış bulunuyorum. Aziz milletimizi ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

AK PARTİ hükûmetlerinin göreve başladığı 2002 yılından itibaren Türkiye'nin dış politikada bakış açısı geçmiş yıllara göre değişmiş, giderek daha yerli ve daha millî bir çizgiye yönelmiştir. Son yıllarda yürütülmekte olan etkin dış politikamızla eş zamanlı olarak Dışişleri Bakanlığının bütçesi de artış göstermektedir. Bu hususun bir göstergesi olarak her yıl dünyanın çeşitli bölgelerinde yeni temsilciliklerimiz açılmaktadır. 2010 yılında 198 olan yurt dışındaki temsilciliklerimizin sayısı 2016 yılı sonu itibarıyla 234'e yükselmiştir. Önümüzdeki iki yıl içinde yeni açılması düşünülen temsilciliklerimizle birlikte bu sayının 257'ye ulaştırılması hedeflenmektedir.

Sayın milletvekilleri, Dışişlerimizde bu bakış açısı değişimiyle dünyanın hemen hemen her yerinde açılan bu temsilciliklerimiz Türkiye'ye sadece dış politikada değil, ekonomiden turizme birçok alanda ülkemiz için kazanımlar doğurmuştur. Bakanlığımızın takip etmekte olduğu aktif ve çok boyutlu dış politika sonucu artan yurt dışı temsilcilik sayısıyla birlikte Bakanlık bütçe teklifinin karşılanma oranı da yıllar içinde artış göstermektedir. Nitekim, 2010 mali yılında Bakanlık bütçe teklifinin karşılanma oranı yüzde 52 iken bu rakam yıllar içinde artış göstererek 2017 mali yılında yüzde 73'e yükselmiştir. 2010 yılında 920 milyon 137 bin TL olarak belirlenen Dışişleri Bakanlığı bütçesinin, 2017 yılında 3 kat artarak 2 milyar 963 milyon 645 bin TL olması beklenmektedir. 2010 yılı ile 2017 yılı arasında Bakanlık bütçesinde bir önceki yıla kıyasla gerçekleşen artış oranı ortalaması yüzde 16,54'tür.

Değerli milletvekilleri, buraya kadar ifade ettiğimiz Dışişleri Bakanlığının bütçesine ilişkin rakamlar teknik konulardır. Elbette ihtiyaçlar oranında her bakanlığın her kurumun biraz az, biraz fazla bir bütçesi olacaktır. Ancak dışişlerini konuştuğumuz bir ortamda rakamlardan çok daha fazla önemsediğimiz bir konu var, o da şudur: Türkiye'nin yetiştirdiği önemli diplomatlardan olan eski bakanlardan rahmetli Kâmran İnan'ı herkes bilir. 1990'lı yıllarda yazdığı "Hayır Diyebilen Türkiye" adlı bir kitabı var, bunu umarım herkes okumuştur. Bu kitapta Kâmran İnan, gerçekten ibretlik şeyler söylemektedir. Onlardan bir tanesi, "Türk diplomasi lügatinde maalesef 'Hayır' kelimesi yoktur -1990'lı yıllardan bahsediyor- karşı taraftan gelen talep ne derece acı, pahalı, hatta onuru rahatsız edici olursa olsun, cevap değişmez şekilde 'Evet'tir. İnsanımız, Türkiye'nin gür sesini duymaya hasret kaldı. Ben yıllar boyu acısını yaşadım. Dış güçler bu cesareti Ankara'nın teslimiyetinden, 'Evet Efendim'ciliğinden almaktadır. Gençlerimizi, gereken hâllerde içeride ve dışarıda yüksek sesle "Hayır" demeye davet ediyorum. İnsanlarımız buna susamıştır. 'Hayır' diyebilmek gücü Türk milletinde mevcuttur." diyor Kâmran İnan.

İşte, geçmiş yıllarda Türk diplomasisinin içler acısı hâlini yansıtan bu kitap, milletimizin özlemini de ismiyle yani "Hayır Diyebilen Türkiye" ismiyle dile getirmişti. Ancak AK PARTİ hükûmetlerinin yürüttüğü etkin ve öz güveni yüksek millî ve yerli dış politika yaklaşımı, milletimizin bu özlemini gidermeye başlamıştır. Türkiye ittifaklar içinde kalarak kendi pozisyonunu inşa etmiş, geçmişte başka aktörlerin yönlendirmesiyle oluşan tercihleri yerine dış politikada oyun kurucu olarak kendi yolunu çizmeye başlamıştır. Türkiye'nin öz güven sahibi, ayakları yere basan bu politikaları milletimizi memnun ettiği kadar, tüm dünyada ezilmiş, haksızlığa uğramış ülkelerin de umudu olmuştur.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda "Dünya 5'ten büyüktür." diyerek yaptığı konuşma, işte bu özlenen dış politika yaklaşımının en güzel örneğidir. Özetle, Türk siyasetinde geçmişte solun "Tam bağımsız Türkiye", muhafazakâr siyasetçilerin "Şahsiyetli dış politika" sloganlarıyla ifade ettiklerini, tüm siyasi akımların özlemlerini AK PARTİ hükûmetleri gerçekleştirmiştir.

2017 yılı bütçesinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Öztürk.