Konu:3 Ekim Dünya Çocuk Günü’ne İlişkin
Yasama Yılı:3
Birleşim:3
Tarih:03/10/2012


3 EKİM DÜNYA ÇOCUK GÜNܒNE İLİŞKİN
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZNUR ÇALIK (Malatya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her yıl ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Çocuk Günü dolayısıyla şahsım adına gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle, 24'üncü Dönem İkinci Yasama Yılı'nın tüm milletvekillerimize, personelimize, milletimize hayır ve uğurlar getirmesini temenni ediyor ve tüm dünya çocuklarının Dünya Çocuklar Günü'nü kutluyorum; en çok da çalışan çocukların, kimsesiz çocukların, gelin edilmiş çocukların gününü kutluyorum ve yoksulluğu sırtlayan, acıkan, aç kalan, Suriye'de, Somali'de Filistin'de, Afganistan'da, Myanmar'da ağlayan, annesiz kalan, umutsuz kalan savaş çocuklarının gününü kutluyorum.

Değerli milletvekillerim, çocuklar gelecektir, çocuk toplumdur, çocuk annedir, çocuk babadır. Müreffeh toplumun betonunda esenlik içinde geçirilmiş bir çocukluğun izi vardır.

Bizler biliyoruz ki dünyada birçok çocuk, haklarından haberdar değil ve yaşamsal olarak güç koşullarda bulunuyor, gerektiği ve hak ettiği bir eğitimi maalesef alamıyor; bir kısmı ise ayrımcılığa ve maalesef istismara maruz kalıyor oysa her çocuğun diğer bütün çocuklarla eşit haklar içinde büyüme hakkı her zaman saklıdır. Bizler, milletvekilleri, yetişkinlerden çok çocuklar, çocuklarımız için buradayız; yetişkinlerin, devletin ve toplumun çocuktan yana taraf olmasını temin edebilmek için buradayız çünkü çocuğun sevindiği, çocuğun sağlıkla koşabildiği bir dünya herkes için ideal dünyadır. "Çocuk dostu bir dünya ve ülke" bizim ulaşmak istediğimiz asgari standart olmalıdır.

Değerli milletvekillerim, bizler Türkiye olarak Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'sine, Avrupa Çocuk Haklarının Kullanılması Sözleşmesi'ne, CEDAW'a? Ülkemiz Uluslararası Çocuk İşçiliğini Önleme Programı aracılığıyla çocuk işçiliğiyle mücadele etmek için eyleme geçen ilk altı ülkeden biridir ve ne mutlu ki bu temelin üzerine iyi şeyler koymaya, olumlu adımlar atmaya devam ediyoruz. Kalkınmanın merkezi ve ana sermayenin temelinin çocuklar olduğunu bilerek çalışıyoruz.

Çocuk kaçırmaya, çocuk pornografisine, her türlü çocuk mağduriyetine karşı duruşu belli olan başımızda bir Hükûmetimiz var. "Çocuğun zengini fakiri olmaz." diyerek 14 milyon öğrencinin ücretsiz kitap sahibi olmasını sağlayan bir Başbakanımız şu an görevinin başında. Çocuklarla ilgili her türlü politikaların temelinde çocuk haklarının içselleştirilmesinin yattığını bilen bir Bakan şu anda görevde.

Gelişmiş ülkelerde çocuklar hangi imkânlara sahipse bizim çocuklarımız da aynı haklara sahip olsun, onlar nasıl eğitim görüyorsa bizim çocuklarımız da aynı kalitede eğitimi alsın diyen ve eğitime en çok payı ayıran milletvekillerimiz şu an görevinin başında.

2010 yılında hayata geçen anayasal değişiklikle çocuklara pozitif ayrımcılık getirilmesine izin veren duyarlı bir millet şu an bizi izliyor ve bu değişiklikle anayasal hakları güvence altına alınmış olan geleceğimizin teminatı çocuklarımız bizleri izliyor. Helalühoş olsun, onlar için yaptığımız her şey hep eksik, hep yarım, hep az kalır.

Bizler neler yaptık? Çocuk ceza ve adalet sistemini geliştirdik. Çocuk evleri, sevgi evleri  projelerimizde 14 bin çocuğumuzu devlet koruması altına aldık. Bunlar yeter mi? Tabii ki yetmez. 181 bin yeni derslik açtık. Okullara değil, sınıflara kadar bilgisayar gönderdik, kademe kademe tüm sınıflarlardaki kara tahtaları akıllı tahtalarla değiştirdik. 41 bin engelli öğrenciyi okullara ücretsiz taşıdık. Tabii ki yetmez. "Haydi Kızlar Okula kampanyası"yla 100 binlerce çocuğumuzu okullu yaptık. Yeni sosyal güvenlik ve genel sağlık sigortasıyla, her doğan  bebeği sigorta kapsamına aldık. Bebek ölüm oranlarını binde 9'a düşürdük. Yeter mi? Tabii ki yetmez, bizce yetmez, hâlâ eksiğiz; birbirimizi tamamlayacağız, yol göstereceğiz; değerleri daha  da gelişmiş bir toplum, çocukları da daha müreffeh bir ülke olacağız.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; insan ömrünün ve dünya nüfusunun üçte 1'i çocuktur. İnsanlığın masumiyeti, insanlığın vicdanı çocuktur. İnsanlık hiçbir ön koşul ileri sürmeden, çocuktan yana taraf olmadıkça dünyanın çocuk  sorunlarını ortadan kaldıramayız. Çocukların baktıkları yerden dünyaya bakmak bir eksiklik değil, bir zenginliktir. Allah hepimize çocukların nazarıyla sevebilmeyi ve yaşama sarılabilmeyi nasip etsin.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Çalık.