Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:34
Tarih:08/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 3'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (İstanbul) - Saygıdeğer Başkan, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Malumunuz, enerji önemli; Türkiye'nin büyümesinde, gelişmesinde, ekonomik istihdam sürecine katkısında önemli. Tabii, birileri rahatsız oluyor, sürekli "Ya, on dört yılı niye kıyaslıyorsunuz?" Hafızayı beşer nisyan ile maluldür. On dört senede neler yaptık? Hatırlamamız açısından, Türkiye'nin büyümesi noktasında, enerji noktasında nereden nereye geldiğini ifade ederek başlamak önemli.

On dört yıllık iktidarımızda, enerjide, Türkiye ekonomisinde olduğu gibi yaklaşık 3 katı bir büyüme gerçekleştirirken hep bir düsturumuz vardı, politikalarımızı her zaman şunun üzerine inşa ettik: Türkiye büyüyecekse enerji alanında da yatırımlarıyla birlikte büyümeli. Büyüme için hep yeterli miktarda ve düşük maliyetle elektrik enerjisi üretiminin gayretinde olduk. 2003 yılı başından bu yana yaklaşık 75 milyar dolarlık yatırımla, özel ve kamu birlikte, Türkiye'nin kurulu gücünü 32 bin megavattan bu yıl sonu itibarıyla 80 bin megavata ulaştırdık. Strateji ve politikalarımız kaynak çeşitliliğinin sağlanması, yerli ve yenilenebilir kaynakların ekonomiye kazandırılması, sürdürülebilirlik, enerji piyasalarında serbestleşme, enerji verimliliği, enerji üretiminde teknoloji transferi ve yerli teknolojinin geliştirilmesi temelleri üzerine kuruldu. Stratejimizin başında enerji arzı ve güvenliği var. Bölgemizdeki çalkantılara, dünyadaki ekonomik istikrarsızlığa rağmen ihtiyacımız olan enerji kaynaklarının teminini en doğru, en güvenli ve en düşük maliyetle sağlamak, ithalatımızı azaltmak, bunun yanında ülkemizin potansiyelini kullanarak enerji alanında kullanılan teknolojilerin ülkemizde üretilmesi noktasında önümüzdeki dönemdeki stratejimiz bu haritanın özetini oluşturuyor.

Doğal gaz enerji arz güvenliği... Altyapıyı güçlendirerek daha çok vatandaşımıza doğal gaz konforunu yaşatmak durumundayız. 2015'e kadarki süreçte Türkiye'de 78'e yakın ile doğal gaz getirdik. Yaklaşık 13 milyon aboneyle Türkiye'de doğal gaz seferberliğini yıllık 13 milyar metreküp tüketimle şehirlerimizin ve ilçelerimizin temiz bir enerjiyle de tanışması noktasında büyük yatırımlar gerçekleştirdik. Sadece 2016'da, bu yıl sonu itibarıyla 600 milyon TL'yi geçen bir yatırım ortaya koyduk. 351 kilometre yüksek basınçlı doğal gaz boru hattı döşedik. 5 ile daha, Tunceli, Sinop, Mardin, Muş ve Bingöl'e arzı sağladık. 17 ilçeyi doğal gaz arzı noktasında hazır hâle getirdik. 2 yeni OSB'ye ve birçok farklı noktaya doğal gaz sağladık.

2016 yılında yapım çalışmaları sürdürülen Tuz Gölü Doğal Gaz Yeraltı Depolama Projesi'nde birinci grup depolamanın kaverninin açılışını inşallah önümüzdeki ay gerçekleştireceğiz.

İktidarımız döneminde arz güvenliği için gelişen teknolojilerin ve pazarın kaymakta olduğu LNG teknolojileriyle ilgili önemli yatırımlar, önemli adımlar attık. Sadece LNG terminallerinin genişletilmesi noktasında değil "FSRU" denilen mobil gemilerin içerisinde farklı noktalara götürüp altyapıyı doğal gaz arzının acil talebini karşılayacak teknolojileri ilk defa Türkiye'ye getirdik ve bu ay, yıl sonu bitmeden, bu yıl bitmeden onun da açılışını inşallah İzmir'de gerçekleştireceğiz.

Doğal gaz alımında arz güvenliğimizi garanti altına alma, altyapıyı geliştirmenin yanında stratejik konumumuzu da güçlendirme noktasında avantajlı kazan-kazan projelere daha fazla odaklanmaya başladık.

Üç tane kriterimiz var dedik, bölgesel çerçevedeki uluslararası projelerin içerisinde yer almak noktasında Türkiye'nin olmasını istiyorsak. Bir: Bir proje Türkiye için, taraflar noktasında, her iki tarafın kazanmasını ortaya koymalı. İki: Bölgenin enerji arz güvenliğine katkı sağlamalı. Üç: Bölgesel ve küresel barışa katkı sağlamalı. Bunları sağlayan her projenin içerisinde Türkiye olarak oluruz dedik. Nitekim, TANAP bu stratejinin uygulanması noktasında son on yılda dünyada gerçekleşen en başarılı projelerden bir tanesi. Bunu müteakip, bununla ilişkili baktığımızda, TürkAkımı sahneye geliyor. Malumunuzdur, ekim ayında, Dünya Enerji Kongresi vesilesiyle, Rusya'yla çok önemli bir anlaşma olan TürkAkımı'nı imzalamış olduk. TürkAkımı'yla Türkiye, Rusya'ya doğal gaz bağımlılığı noktasında bir artışa gitmemektedir. Tam tersine, Batı Akımı'ndan Türkiye'ye tedarik edilen gazın -aradaki ülkelerin baypas edilerek artık- direkt üreticiden Türkiye'ye girmesini sağlaması noktasında arz güvenliğini, Türkiye üzerinden ikinci ve üçüncü pazarlara taşınmasıyla ilgili de Türkiye'yi önemli bir bölgesel merkez hâline getirecek önemli bir proje olarak karşımıza çıkmıştır.

Bir diğer proje, Doğu Akdeniz gazı. Doğu Akdeniz gazı son yıllardaki keşifleriyle birlikte bölge tüketimi açısından ciddi bir önem arz ediyor. Nitekim, bu projede de son birkaç aydır önemli görüşmelerle ciddi adımlar atmaya başladık. Ki bu projenin de başta saydığım üç amaca hizmet edecek olması itibarıyla Türkiye'nin enerji piyasasında sadece bölgenin en büyük tüketicisi değil, bölgede istikrarlı ekonomisi ve altyapısıyla alternatif pazarların önünü açacak bir proje olması itibarıyla ve bu projenin Türkiye'ye katma değeri itibarıyla önemli bir gündemimizi teşkil ediyor. Sadece iş birlikleriyle değil, sahip olduğumuz kaynakların çıkarılması ya da yurt dışında arama, üretim çalışmaları için de hız kesmeden çok önemli, yoğun bir mesai ortaya koyuyoruz.

Stratejimizin ikinci ayağı elektrik arz güvenliği. Demin bahsedildi ve benzeri sorular sıklıkla geliyor. Türkiye bu büyümesini gerçekleştirirken sadece kapasite artışı değil, altyapısını da iyileştirmek zorunda. Türkiye'nin yaşlı altyapısı ve büyümeye dayalı kapasite artışı ihtiyacını karşılamak için bu yıl beş yıllık yatırım planı çerçevesi içerisinde, 18 milyar TL'si özel sektör, 21 dağıtım şirketi eliyle, 12 milyar TL'si de TEİAŞ, kamu eliyle, yaklaşık 30 milyar TL'lik iletim hattı altyapısı, kablolama, direkler, trafolar dâhil olmak üzere, bir bütçe açıkladık. Bu tabii ki Türkiye'nin büyümesi ve bölgesel yaşanabilecek geri kalmışlıkların da iyileştirilmesine dayalı. Önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin özellikle -farklı bölgelerden bahsedildi- tüm bölgelerini kuşatacak iyileştirmelerle inşallah, her sektörde olduğu gibi bu alanda da Türkiye'yi yeniden başarılı kılacak bir noktaya taşıyacak. Diğer bakanlıklarımızda olduğu gibi Enerji Bakanlığında da bunu hayata geçireceğiz inşallah.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Şu anda ne kadar yapıldı Sayın Bakan?

ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla)- Bu çerçevede, 2016 yılında sadece 36 adet, 380 kilovatlık, 1.444 kilometrelik enerji üretim hattı altyapı yatırımı yaptık, sadece 41 adet 380 kilovatlık 4.975 megavatamper/trafo gücünde trafo merkezi tamamladık, sadece kamu-özel eliyle, 2,5 milyarı TEİAŞ, yaklaşık 3 küsur milyarı da özel sektör eliyle, 6 milyar TL'ye yakın, eski parayla 6 katrilyonluk iletim hattı altyapı yatırımları ortaya koyduk. Peki, bu kadar mı kaynak çeşitliliği? İlk günden beri hep şunu söylüyoruz: Daha çok yerli ve daha çok yenilenebilir. Kaynak çeşitliliğinin Türkiye'nin potansiyeli noktasında dışa bağımlılığı düşürme noktasında Türkiye özellikle yenilenebilir noktasında da önemli adımlar atmak zorunda. Nitekim, güneş ve rüzgâr potansiyelinin sadece üretim kapasitesi olarak hayata geçirilmesi noktasında değil, aynı zamanda üretim kapasitesinin dışında Türkiye'de yerli teknoloji ve yerli mühendislerin de işin içine sokularak Türkiye'nin bir yenilenebilir üretim merkezi olmasıyla alakalı YEKA Projesi'mizi anons ettik. İlk anonsumuz, bir kısmınızın malumudur, Konya Karapınar'daki güneş YEKA'sı çerçevesindeki açıkladığımız projeydi. Burada biz yerlilik ve yerli üretim noktasında ilk yıl için yüzde 65, ikinci yıl için yüzde 75 yerli üretim standardı koyduk, bunun içerisinde montaj yok. Birileri diyor ya: "Geliyorlar, montaj yapıyorlar, yerli üretim." Öyle değil, en az yüzde 80 yerli mühendis şartı koyduk, bunun benzerini önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde inşallah rüzgâr enerjisi üretimindeki yerlilerde de devreye alacağız.

Peki, yerli? Yerli deyince kömür dedik. Kömürle alakalı şu resmi çok net görmemiz lazım: Dünyada elektrik üretiminde yüzde 40'dan fazla bir kömür kaynağı söz konusu. Birincil enerji tüketimine baktığımızda bile kömür yüzde 30'larda. Bize birileri hep akıl veriyor, "temiz enerji, Avrupa" falan diyor ama şu rakamları ben -insan nisyan ile malul- yine ifade etmem lazım. Avrupa'nın elektrik üretimindeki kömür payı, Polonya yüzde 84, Almanya yüzde 45, İngiltere yüzde 39, Romanya yüzde 38, Danimarka yüzde 34 -dünyaya dönelim- Çin yüzde 75, Hindistan yüzde 73, Amerika yüzde 35. Peki, bizde? 15,5 milyar ton kömürümüz var, kurulu gücümüzün en az bir misli daha yani 10 bin megavatın üzerine bir 10 bin megavat daha yapabilecek kapasitemiz varken "Aman, yok.", nereye dokunsak "Yok."

Şimdi, geçen seneye kıyasla yüzde 13'ten 18'lere çıkardığımız yerli kömürden üretim elektrik portföyü oluştu. Bu sene yüzde 13'leri yüzde 18'lere çıkardık, güzel bir noktaya doğru taşıyoruz; daha artıracağız bunu, bundan herkes müsterih olsun, hele de yeni yatırımlarımız. Ancak, tüm bu çerçevede, temiz enerjiden, çevre faktörlerinden -diyor ya birileri bize, bunu da ifade etmek lazım- yeni kaynaklarımızdan ki hakikaten son yıllarda bulduğumuz yaklaşık 7,5 milyar tonluk kömür rezervi ile sadece son on yılda bulduğumuz; Afyon, Eskişehir, Trakya, Konya, bu bölgelerdeki kömürlerimizi daha fazla ekonomiye kazandırma stratejisi çerçevesi içerisinde çevresel faktörlerden taviz vermeyeceğiz. Bakın, son termik santral şartnamemizdeki çevresel faktörleri ifade edeyim hızlıca: Avrupa'nın 2024 ve sonrası için kriter aldığı 1 metreküp normal hava için sınır değerlerine baktığımızda partikül maddede günlük 40 mikrogram, bizim şartnamemizde 23 mikrogramı geçemez. Kükürt, yine 1 metreküp havada 125 mikrogram, bizde üst sınır 33,7. Azot oranı 200 mikrogram, bizde 134. Şimdi, kim daha fazla çevreci noktasına herhâlde bu rakamlar çok ciddi bir ışık tutuyor ve tutacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, bu keşifler yeterli mi? Değil. Büyük bir sondaj hamlesi süreci başlattık. Cumhuriyet tarihi boyunca yaklaşık 25 milyon metre sondaj yapan bir Türkiye ve derinlik ortalama 200-300 metre. Bugün Kanada'da yılda 10 milyon metre, Avustralya'da 6 milyon metre maden arama sondajı yapılıyor. Bu rakam bizde toplam kamu, özel 2 milyon metre. Bunun 350 bin metresi... Ki AK PARTİ iktidarında yine büyük bir başarı ortaya koyduk, 2002 yılında 30 bin metrelerde sondaj yapan Türkiye geçmiş dönem bakanlarımızın da üstün performansıyla yıllık 300-350 bin metrelere çıkarak çok başarılı bir performans sergiledi. Ama, yeni dönem dedik ki artık AK PARTİ olarak kendimizi aşmak zorunda olduğumuzdan hareketle, bunu artık en az yılda 1 milyon metre kamu (MTA) özelle birlikte 3 milyon metre hedefine çıkarmalıyız. 2017'de 3 milyon metreye, 2018'den sonra en az 5 milyon metrelere çıkma hedefiyle bu süreci Türkiye'nin yer altı zenginliklerini, sondaj faaliyetlerini artırmak zorundayız.

Şimdi, madencilikte 2016'da çok önemli iki hususu hayata geçirdik. Biri: Maden arama ve üretimi esnasında elde edilen verilerin ve karotların arşivlenmesi amacıyla Türkiye yer bilimleri veri ve karot bilgi bankasını kurduk, inşallah Temmuz ayında, fiziksel mekân olarak da açılışı bu yaz itibarıyla gerçekleşecek. Ve bunun dışında, madencilik sektöründeki faaliyetlerin uluslararası standartlara göre yapılmasını teminen ulusal madenlerde kaynak ve rezerv raporlama sistemlerini UMREK'i kurarak Mart ayında faaliyetlerini hızlı bir şekilde başlatacağız. Yeterli mi? Hayır. Havadan ve karadan jeofizik ve jeokimya haritalarını, inşallah 2018'e kadar tüm Türkiye haritasını çıkararak tamamlayacağız.

Yeni dönemde hedeflerimizin ve stratejilerimizin ana başlıklarını değerlendirdiğimiz şu çerçevede genel olarak bahsetmek istediğimiz husus, birçok eksenli birçok konuyu Türkiye'nin ali menfaatlerine hizmet edecek şekilde kurgulayıp, planlayıp bu stratejiyi uygulamak. Bu çerçevede, önemli bir birlik olarak değerlendirdiğimiz ve yakından takip ettiğimiz birliklerden biri olan Şanghay İşbirliği Teşkilatında diyalog ortaklığında olan Türkiye'ye 2017 yılı itibarıyla Enerji Kulübü'nün Başkanlığını aldık. Bu ne demek? Şanghay İşbirliği Teşkilatı, özellikle enerji alanında belki de dünyanın en büyük teşkilatlarının başında geliyor. Özellikle, elektrik üretiminde dünya elektrik üretiminin yüzde 36'sı, doğal gaz üretiminin yüzde 23'ü, ham petrolünün de yaklaşık yüzde 21'ini üreten bir teşkilat.

Tabii, süremin sonuna yaklaşırken konuşacak birçok konu var. Türkiye olarak biz, hele de enerji alanında son dönemde çok önemli adımlar atıyoruz, atmaya da devam edeceğiz.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - O kadarı da fazla efendim, çok fazla o kadarı da.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Kapalı kapılar ardında bizi tehdit etmeye çalışsalar da, gölgelerden, gölgelerin arkasından kahpece tehditleriyle korkutmaya çalışsalar da Allah'ın izniyle biz hiçbir şeyden korkmayacağız. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Burada, çok önemli bir nokta var. Biz önce kendimizi bileceğiz, milletimizi bileceğiz, Rabb'imizi bileceğiz, söylenen söze bakacağız bir muhatap var mı? Gölgelerden havlayanlara değil, o havlayanların ipini elinde tutan kahpelere mesaj vereceğiz. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ne mesajı vereceğiz biliyor musunuz? Önümüzdeki dönemde bu kahpeleri daha da kudurtacak bir gelişme açıklayacağım şimdi size.

BÜLENT YENER BEKTAŞOĞLU (Giresun) - Bu konuşma pek iyi olmadı Bakan. O iyi bir konuşma olmadı.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Ne açıklayacağım biliyor musunuz? Önümüzdeki dönemde Türkiye enerji ticaretinde özellikle ve özellikle...

METİN KÜLÜNK (İstanbul) - Üzerine alınanlar var.

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Mesela, tezi açıkla da öğrenelim madem. (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri...

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Yarası olan gocunur. Yarası olan gocunur, kimin yarası varsa o gocunur. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

METİN KÜLÜNK (İstanbul) - Yarası olan gocunur. Müstemlekeciler!

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Tezi açıklasın, tezi, tezi açıklasın.

METİN KÜLÜNK (İstanbul) - Ya seni ilgilendirmiyor, bırak sen ya! Sen müstemlekeci misin, sömürgeci misin!

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Bırakın Allah aşkına ya, bırakın ya! Bırak ya, bırak Metin Külünk be! Tezi açıkla burada tezi!

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Özellikle bakın, özellikle karşınızda bir muhatap olur onu muhatap alırsınız. İnsan olan, adam olan karşınıza gelir, varsa bir iftirası, varsa bir ispatı... (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)

METİN KÜLÜNK (İstanbul) - Bağımsızlıktan bahsediyor, özgürlükten bahsediyor.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen efendim.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Biz bunlara pabuç bırakmayız, biz kendimizi de, aslımızı da, Rabb'imizi de biliyoruz, geçelim.

Şimdi, o birilerini kudurtacak bir adım daha atıyoruz, Bakın, herkes burada dinlesin, millî muhalefete de sesleniyorum yani millî olan muhalefet varsa onlar da dinlesin, ülkenin ali menfaatine bir şey söylüyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Önce millî bir iktidar lazım.

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Şimdi, Türkiye özellikle enerji politikalarında yeni dönemde büyük enerji hacmi oluşturduğu ülkelerle millî parayla ticarete başlıyor. (AK PARTİ sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Bu ne demek biliyor musunuz?

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Bunu on dört senedir yapmadınız. Gayrimillî miydi o zaman?

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep) - Ne kadar dolar biriktirdiniz bu arada?

ENERJİ VE TABİÎ KAYNAKLAR BAKANI BERAT ALBAYRAK (Devamla) - Bu çok önemli bir şey demek. Ha, biz yine korkmuyoruz. Ben, yine, o iplerini, havlattıklarının iplerini elinde tutanlara sesleniyorum: Biz Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmayız.

Allah'ın izniyle Allah'a emanet olun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)