Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:33
Tarih:07/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ AK PARTİ GRUBU ADINA SAMİ ÇAKIR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2017 yılı Bütçe Tasarısı'nın Türk Dil Kurumu bütçesi üzerine AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu ve milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Dil, milletin birlik ve bütünlüğü için en güçlü bağlardan biridir. Dil, geçmişi bugüne bugünü yarına bağlar. Dil, kendi canlılığı ve sosyal oluşuyla milleti de canlı ve bir arada tutar. Türk Dil Kurumu, Türkçeyi incelemek ve Türkçenin gelişmesi için çalışmak amacıyla Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932'de Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulmuştur. Türk Dil Kurumunun yapısıyla ilgili ilk önemli değişiklik 1951 yılındaki olağanüstü kurultayda yapılmış, Millî Eğitim Bakanının Kurum Başkanı olmasını sağlayan tüzük maddesi değiştirilmiş, böylece kurumun devletle bağlantısı kesilmiştir.

İkinci önemli yapısal değişiklik 1982,1983 yıllarında gerçekleşmiş, 1982 Anayasası'nda 134'üncü maddeyle Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altına alınmış, böylece devletle olan bağı yeniden ve daha güçlü bir hâle getirilmiştir. Türk Dil Kurumu Türkçenin yazılı ve sözlü kaynakları üzerine bilimsel araştırmalar yapmak, Türkçenin bilim, sanat, edebiyat ve öğrenim dili olarak özleşmesini, gelişimini, gelişmesini ve her alanda doğru, güzel, etkili ve estetik kullanılmasını sağlamakla görevlidir.

Türk Dil Kurumu, başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür: Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak; Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak. Dil kalıplaşmış, değişmez, durgun bir yapıya sahip değildir; aksine, kendi yapı ve işleyişinin gerektirdiği özelliklere, tarihî, sosyal ve kültürel şekillenmelere bağlıdır. Onun için, bu kurumun özel sektörle, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerini geliştirmesi Türk dili, tarihi ve kültürüne destek olacağından, bu ilişkinin artarak devam etmesi önemli bir husustur. Kültürümüzü, edebiyatımızı, ortak yaşam anlayışımızı güçlendirmek, güzelleştirmek, zenginleştirmek istiyorsak dil eğitim ve öğretimini hangi ölçüde ve günün şartlarına göre hangi ölçekte geliştirmek mecburiyetinde olduğumuzu da ona göre belirlemek durumundayız. Türk Dil Kurumunun kurulduğu tarihten bu yana birçok faaliyet ve etkinlikte bulunduğunu, kurultay toplantılarında yapılan ve yapılacak faaliyetlerin ana hatlarının tartışılıp üyeler tarafından karara bağlandığını biliyoruz. Her yıl Dil Bayramı'nda, basılı bilim ve sanat eserleri arasından seçilen eserlere çeşitli ödüller verilir. Ödüllerin verilişinde Türkçe'nin sanat ve bilim dalı hâline getirilmesine katkı, Türk Dil Kurumu ilkelerine bağlılık; edebiyat yapıtlarında da sanat değeri gibi ölçüler dikkate alınır. Bunların yanında, çeşitli toplantı, anma günleri, seminer ve forumlar düzenlenmektedir.

Dil, insanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, insanlar arasında karşılıklı haberleşme aracı olarak kullanılan, duygu, düşünce ve isteklerini ses, şekil ve anlam bakımından her toplumun kendi değer yargılarına göre biçimlenmiş, ortak konuların başkalarına aktarılmasını sağlayan, seslerden örülü, gelişmiş, çok yönlü bir sistem olarak tanımlanır.

Bugün dünyada 7 bin civarında dil olduğu söylenmektedir. Kendi doğallığı çerçevesinde bu dillerin yüz yıl sonra yüzde 90'ının yok olacağı düşünülmektedir. İşte, bütçesini görüştüğümüz kurumun az önce çizdiğimiz çerçeve özelinde bu toplum için ne kadar önemi haiz olduğunu özellikle vurgulamak gerekir diye düşünüyorum. Dil, düşünceyle iç içe konuşanların uzlaştığı bir sistemdir. Onun için, Mevlâna'nın sözüyle "Sesini değil, sözünü yükselt çünkü yağmurlardır yaprakları büyüten, gök gürültüsü değil." ifadesinin önemi burada meydana çıkmaktadır.

Türk Dil Kurumunu değerlendirirken ona verilen bütçenin kullanım şeklini, yerini, bütçenin azlığı veya fazlalığı üzerindeki değerlendirmeleri önemli buluyor, güzel hizmetlerde kullanılacağı inancıyla 2017 yılı bütçesinin ülkemize hayırlar getirmesini diliyor, Genel Kurulu ve milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Çakır.