Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:33
Tarih:07/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri...

ATİLA SERTEL (İzmir) - Sakin sakin konuş, bağırma, hiç bağırmadan, tamam mı?

BAŞKAN - Tahrik etmeyin Sayın Sertel, siz de.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - ...Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının bütçesi hakkında söz aldım. Bu vesileyle, yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Ben de sözlerimin başında, El Bab'da şehit düşen askerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar temenni ediyorum.

Sayın milletvekilleri, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, AK PARTİ Hükûmetleri döneminde, 2010 yılında kurulmuştur. Kurumun temel görev alanları, bir yandan yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın bulundukları yerdeki sorunlarına eğilmek ve güçlü bir diasporanın oluşmasını gerçekleştirmek, diğer taraftan ise tarihimizin bir emanetçisi olan soydaş ve akraba topluluklarıyla sosyal, kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini sağlamaktır. Bugün, bu kurum, Türkiye'ye gelen her soydaş ve akrabamızın kapısını çaldığı, istek ve taleplerine cevap bulduğu, ülkemizin yüz akı kurumlarından birisi olmuştur.

Sayın milletvekilleri, Türkiye, asla Türkiye'den ibaret değildir. Fiziki sınırlarımız 786 bin kilometrekare olabilir ancak bizim gönül coğrafyamız bu sınırların çok ötesindedir.

MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır) - Bravo!

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Bugün, Balkanlar başta olmak üzere, birçok bölge, vücudumuzdan koparılmış uzuvlarımız gibidir.

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de ne var ne yok, Gümülcine'de?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Niye gitmiyorsun, Gümülcine'ye niye gitmiyorsun?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, tıpta "fantom ağrısı" diye bir ağrı vardır. Bu nedir bilir misiniz? (CHP sıralarından gürültüler)

ATİLA SERTEL (İzmir) - Fantom ağrısı sende var ya.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sende karın ağrısı var Hakan, sende karın ağrısı var.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Fantom ağrısı, bir uzvun kesilmesinden sonra, kesilen o uzuv yerinde duruyormuş ve ağrımaya devam ediyormuş gibi ağrı hissedilmesidir. (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hakan, konuşma Hakan! Sende karın ağrısı var sende.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen...

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Yani, kişinin kolu kesilmiştir, vücudunda artık o kol yoktur ancak o kişi, olmayan kolunun acısını hissetmektedir. (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hakan, ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar. Kimseyi konuşturmuyorsun burada Hakan.

BAŞKAN - Sayın Çavuşoğlu tahriklerinize gelmeyecek sayın milletvekilleri, boşuna kendinizi yormayın.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hakan konuşma! Çavuşoğlu, sen ne konuşuyorsun be!

BAŞKAN - Tahriklere gelmiyorsunuz, teşekkür ediyoruz Sayın Çavuşoğlu.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Fantom ağrısı yaşayan bir kimse, üzerinden uzun yıllar geçse de bu kişi bu ağrıyı hissetmeye devam eder. (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çavuşoğlu, ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar. Kimseyi konuşturmuyorsun burada, hep laf atıyorsun.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - İşte, bizim Balkanlarla, gönül coğrafyamızda yaşayan kardeşlerimizle ilgili feryadımız da bu ağrının bir tezahürüdür. (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, hiç yakışmıyor, lütfen... Sayın Çavuşoğlu tahriklere gelmeyecektir, bunu görüyorsunuz.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri...

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hep laf atıyorsun Hakan.

BAŞKAN - Tebrik ediyorum Sayın Çavuşoğlu. Siz Genel Kurula hitap edin, buyurun. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çavuşoğlu, en son ne zaman gittin Gümülcine'ye?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın Başkan, ben onların derdini biliyorum. Birazdan söyleyeceklerimin önünü almaya çalışıyorlar. (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Konuşma Hakan, konuşma, anlaşılmıyor konuştuğun.

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de, TİKA'da ne var ne yok?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hakan, ektiğini biçiyorsun, ektiğini.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Ama, ne yaparsanız yapın, gerçeklerin açığa çıkmak gibi bir huyu vardır ve bu sizi rahatsız etse de biz bunları söylemeye devam edeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Böyle bir şey olur mu Hakan?

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'ye ne zaman gittin, Gümülcine'ye?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ektiğini biçiyor, ektiğini.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Arkadaşlar, burada, iki gün önce, bütçe görüşmelerinin ilk gününde Ege adalarıyla ilgili bir tartışma yaşandı. (CHP sıralarından gürültüler)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen tadını kaçırmayalım, lütfen.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ne yapıyorsun Hakan, ne yapıyorsun, ne konuşuyorsun sen?

BAŞKAN - Lütfen tadını kaçırmayalım.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Böyle bir şey olabilir mi? Devamlı oradan laf atıyorsun Hakan. Hatip oradan ne güzel konuştu, ne güzel dinledik; sen dinlemeyi bilmiyorsun.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Bugün de CHP'li Tanju Özcan gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayacak şekilde adalar konusunda iktidarımıza ve partimize yönelik suçlamalarda bulundu. (CHP sıralarından gürültüler)

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de ne var Gümülcine'de? Orada ne yaptın, ne yaptın?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hakan, böyle bir şey yok. Dinlemeyi bilmiyorsun, dinlemeyi.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki camdan evde oturuyorsanız başkasının camına taş atmayacaksınız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Dinlemeyi bilmiyorsun Hakan.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın Özcan'a tavsiyem, bu minval üzerine süre bir tartışmada Celal Bayar'ın bir mitingde "Adalara kim mendil salladı?" sorusundan sonra, İsmet İnönü'nün takındığı tavrı takınmasıdır, bunu gözden geçirmesidir. (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Hakan, öyle bir şey yok. Hakan, dinlemeyi bilmiyorsun. Oradan laf atarsan böyle olur. Birazcık TİKA'dan konuş.

MUSA ÇAM (İzmir) - Bulgaristan'da ne oldu, Bulgaristan'da?

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, size aynıyla muamele edilirse ne yaparsınız? Lütfen... (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Oturduğun yerden laf atmak kolay, ektiğini biçiyorsun, ektiğini.

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de ne oldu?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ayarını bozduğun kantar, gün gelir seni de tartar. Ektiğini biçiyorsun Hakan. Önce dinlemeyi öğreneceksin, sonra dinleyeceğiz seni.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, peki, nedir bu adalar konusu? Bakınız, burada muradım, devrisabık teşkil etmek değil, İsmet İnönü'yü hedef tahtasına koymak değil ama gerçekleri de açığa çıkarmaktır çünkü siz, bugünü şekillendirmek istiyorsanız, bugünü kurmak istiyorsanız tarihte yaşanan hadiselerin detaylı bir şekilde değerlendirilmesini sağlamanız gerekmektedir. (CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ektiğini biçiyorsun, seni kimse dinlemez. Böyle bir şey yok.

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de ne oldu? TİKA'da ne yaptınız? Ne yaptın Gümülcine'de? Gümülcine'de ne yaptın? Gümülcine'ye gittin mi hiç, Gümülcine'ye?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, Ege adaları 1923 yılında Lozan'la bırakılmış değildir, altını çiziyorum, Ege adaları 1947 yılında Paris Anlaşması'yla CHP Hükûmeti döneminde Yunanistan'a bırakılmıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Çavuşoğlu, sen yürü bakalım.

MUSA ÇAM (İzmir) - Ne yaptın orada?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Sen ne yapıyorsun? Sen önce bir dinlemeyi öğren. Bir sene boyunca burada laf atacaksın, sonra seni konuşturacağız, öyle mi? Konuşamazsın arkadaş, konuşamazsın!

MUSA ÇAM (İzmir) - Ne yaptı TİKA?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Sayın milletvekilleri, o tarihte hükûmet, adalar konusunda İngiliz büyükelçisi marifetiyle görüşmelere çağrılmıştır.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri... Lütfen, artık tadını kaçırmayın.

MUSA ÇAM (İzmir) - Ne yaptı TİKA, ne yaptı, onu anlat.

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Maalesef dönemin hükûmeti bu çağrılara cevap bile vermemiştir sayın milletvekilleri. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

Bakınız, o tarihte Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olan Feridun Cemal Erkin ne diyor anılarında, söylüyorum: "Konferans münasebetiyle ben Genel Sekreter sıfatıyla Hükûmetten toplantıya katılmak hususunda müttefikler nezdinde teşebbüste bulunulup bulunulmayacağını sordum...."

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de ne oldu?

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ne yapıyorsun sen, ne yapıyorsun? Görüyor musun yaptığını? Eeey Hakan!

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - "...Hükûmet toplandı ve bir karar verdi. Katılınmayacağını söyledi ve ne yazık ki o tarihte Ege adaları elimizden çıktı." diyor, değerli milletvekilleri, "Elimizden çıktı." diyor. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ektiğini biçiyorsun, ektiğini. Utanmalısın oradan konuşmaya

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - Ve son olarak şunu söylüyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - ..."Hiç şüphesiz bu emre riayet edilecektir. Ancak adaların ani kaderi karşısında bir hüzne kapılmamak da..."

MUSA ÇAM (İzmir) - Sen Gümülcine'yi anlat.

ÖZGÜR ÖZEL (Manisa) - Ektiğini biçiyorsun Hakan, ektiğini biçiyorsun, ektiğini biçiyorsun.

MUSA ÇAM (İzmir) - Gümülcine'de oldu, ne oldu?

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Devamla) - "...mümkün değildir." Bağırmakla, çağırmakla Ege adalarına taarruz etmenin, katkı vermenin suçundan kurtulur muyuz? (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) - Tarihin gerçekleri bunlar.

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Çavuşoğlu.