Konu:2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı ilk görüşmesi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:31
Tarih:05/12/2016


2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2015 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı ilk görüşmesi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MAHİR ÜNAL (Kahramanmaraş) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2017 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı lehinde şahsım adına konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım. Hepinizi saygıyla selamlıyor, 2017 yılı bütçesinin ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Sayın milletvekilleri, 15'inci bütçemizi görüşüyoruz. Bu, AK PARTİ iktidarları döneminde yakalanan istikrar ve güven Türkiye'nin tüm meselelerini cesaretle çözme iradesini gösteren bir siyasetin eseri. Demokrasimizin saygınlığı da cumhuriyetimizin yükselişi de hukuk devletimizin işleyişi de vatandaşlarımızın huzuru da siyasi ve iktisadi kalkınma da yine bu iradenin sağlamlığına bağlıdır. Çünkü, toplumlar siyasetin ne kadar güçlü bir şekilde konsolide olmasının rekabetiyle gelişirler. Çok şükür ki bu güçlü irade AK PARTİ'de konsolide olmuş, Sayın Başbakanımız ve Cumhurbaşkanımızın şahsında da kendisini göstermektedir.

AK PARTİ hükûmetlerince hazırlanan geçmiş 14 bütçede olduğu gibi 2017 yılı bütçesinin de yine insanı merkeze alan bir anlayışla oluşturulduğu görülmektedir. Bu anlayışın doğal bir yansıması olarak yeni bütçede eğitime, sağlığa, adalet ve emniyete, toplumun her kesimini gözeten sosyal harcamalara önemli paylar ayrılıyor. AK PARTİ hükûmetleri bütçe hazırlarken rakam oyunları yerine bugüne kadar yapılan bütün bütçe tasarıları incelendiğinde tahminî bütçe ile yıl sonu reel bütçe arasındaki farkın daha iyi bir sonuç verdiği açık bir şekilde görülür. Yani, günü kurtarma, sorumsuz ve tedbirsiz programlarla gelecek kuşakların üstüne yük bırakmaz. Hazırlanan son 14 bütçeye baktığınızda, çocuklarımızı borçlandıran anlayıştan uzak olduğunu, bu bütçelerin hem geçmişin borcunu ödediğini hem geleceğe yatırım yaparak ileriki nesillerin üstüne borç bırakmadığını görürsünüz. Bilakis, biz dedemizin borcunu öder, kendimiz borç bırakmaz, gelecek kuşakların iş, aş, üretim, ticaret, donanım altyapısı için de yük alır, risk alırız. Israrla sürdürdüğümüz mali disiplinin ana mantığı da budur.

Değerli arkadaşlar, eski Türkiye'nin en zayıf yanı, bütçe dengesizliği ve kamu harcamalarındaki savurgan bütçe planlarını bozan giderlerdi. AK PARTİ iktidarlarıyla bütçe dengesi, mali disiplin ve kamu harcamalarındaki planlı tutumlar yeni Türkiye'nin en büyük gücü olmuştur.

2017 yılı bütçesi, AK PARTİ hükûmetlerinin diğer bütçelerinde olduğu gibi ülkemizin dört bir tarafına ihtiyaç duyduğu yatırımı götüren, reel kesimi destekleyen, ekonomik ve sosyal kalkınmaya odaklanmış, toplumsal refahı, ekonomik ve mali istikrarı gözeten bütçedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; merkezî bütçeler öz itibarıyla vatandaştan alınan verginin nerelere nasıl harcanacağının beyanıdır. Hükûmetler "Ey vatandaş, biz senden aldığımız emanet parayı burada ve şunlar için harcayacağız, şunları yapacağız." demektedir. Sadece bütçe içi faiz ödemelerinin on dört yıllık düşüş trendi incelense AK PARTİ iktidarlarının millî çıkar konusundaki hassasiyeti ve samimiyeti ortaya çıkacaktır. Faiz giderlerinin bütçe içindeki payına baktığımızda 2002'de 43,2 iken, bugün 2016'da 8,9'a düşmesi de birçok şeyi ortaya koymaktadır. Zira, faiz harcamalarında ortaya çıkan bu ciddi düşüş faiz giderleriyle alakalı hiçbir şey yapmasa bile AK PARTİ'nin 2002'den bugüne yüzde 43'ten 8,9'a inmesiyle birlikte yaklaşık 1 katrilyonun üzerinde bir desteğin bütçeye kaldığını göstermesi açısından da bu oldukça önemli. Çünkü 2017 bütçesi de bundan önceki on dört yılda olduğu gibi vatandaşlarımızın refahını artıran, ihtiyaç duydukları hizmetleri karşılayan ve faize değil, kamu hizmetlerine kaynak ayıran bir bütçe olma özelliğini göstermektedir.

2017 yılı bütçesinde en büyük pay hangi kaleme ayrılmıştır diye baktığımda eğitime ayrıldığını görüyoruz. Eğitimin payı 122 milyar lira ve böylelikle bütçe giderlerinin yaklaşık yüzde 20'si eğitime ayrılıyor. 2002 yılında merkezî yönetim bütçesinden eğitime ayırdığımız kaynak millî gelirin yüzde 3,2'siyken 2017 yılında bu oran yüzde 5,1'e çıkmıştır. Yine, eğitimle doğru orantılı olduğunu belirttiğimiz ekonomik refahın artışı gibi araştırma geliştirmeye yatırım yapmanın uzun vadede sizi sektörde rekabet avantajı sağlayacak şekilde öne geçireceği açıktır. Bilgiyi üreten ve o bilgiyi kaliteli kullanımla ticari hayatta artı bir değer olarak sunabilecek bir AR-GE geleneğini ve anlayışını oluşturmak AK PARTİ hükûmetlerinin hedeflerinden birisi olmuştur.

Yine, görüşmekte olduğumuz 2017 yılı bütçesinde göze çarpan en önemli ve AK PARTİ hükûmetlerinin en başarılı olduğu sahalardan birisi de sağlıktır. Sağlığa ayrılan ödeneklerin bir önceki yıla yani 2016 yılına göre yüzde 17 oranında arttığını ve 111 milyar lira olduğunu görüyoruz. Eğitim için 122 milyar lira, sağlık için 111 milyar lira kaynak. Aile hekimliği harcamaları için ayrılan 6,4 milyar lira kaynaktan da anlaşılacağı üzere, aile hekimliği uygulaması hız kesmeden yaygınlaşmasını sürdürecektir. 2017 yılında 89 adet hastane inşaatının tamamlanması ve mevcut yatak kapasitesine 17.500 yeni yatak eklenecek olması bütçe açısından dikkate değer bir olgudur.

Türkiye'nin son yıllarda dünyada millî gelirine göre en fazla insani yardım yapan ülkeler arasında olması, gerek devletimizin gerekse milletimizin STK'lar eliyle bu konuda bizi yurt dışında onurla temsil ediyor olmaları ve başarıdan başarıya koşmaları bizim için bir öz güven ve övünç kaynağıdır. 1999 depreminde milletin en zor anlarında aranıp da bulunamayan bir devletin yerine, şimdi Türk Kızılayı, AFAD, TİKA gibi kurumlarıyla yeni Türkiye'nin merhamet eli tüm dünyaya uzanmaktadır.

Özetle, bahsettiğim bu başarılardaki temel faktör nedir diye sorarsanız, bu, siyasi ve ekonomik istikrar adına çok önemli adımlar atmış olan ve küresel krizi mali disiplinle psikolojik direnç açısından başarıyla yöneten AK PARTİ hükûmetlerinin performansıdır. Son on bir yıldaki ekonomik istikrarı ve güçlü büyümeyi AK PARTİ hükûmetlerinin sağladığı siyasi istikrar, uyguladığı doğru makroekonomik politikalar ile kararlılıkla yürüttüğü yapısal reformlara borçluyuz. Bu sayede son on dört yıllık dönemde yıllık ortalama yüzde 4,5 büyüyerek Türkiye dünyanın 20 gelişmiş ekonomisi arasındaki yerini aldı.

Değerli milletvekilleri, AK PARTİ olarak yola çıktığımızda her adımımızı bu aziz milletle atacağımızı, millet iradesi dışında bir güç aramayacağımızı en başında beyan ettik. Bu aziz milletimize, insanımıza verdiğimiz o sözü dün de, bugün de tutmanın bahtiyarlığı içindeyiz. İnşallah yarın da sözümüzün eri olmaya devam edeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Ünal, lütfen toparlar mısınız.

MAHİR ÜNAL (Devamla) - Bu duygu ve düşüncelerle 2017 yılı bütçesinin milletimize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Çok teşekkürler Sayın Ünal.