Konu:(10/392) No.lu Adana'nın Aladağ İlçesinde Kız Öğrenci Yurdunda Meydana Gelen Elim Yangın Vakasının Araştırılması ve Benzer Acıların Bir Kez Daha Yaşanmaması ve Kamusal Eğitim ve Barınma Haklarının Tüm Öğrencilerimiz İçin Güvence Altına Alınıp Yaygınlaştırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergenin ön görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:30
Tarih:01/12/2016


(10/392) No.lu Adana'nın Aladağ İlçesinde Kız Öğrenci Yurdunda Meydana Gelen Elim Yangın Vakasının Araştırılması ve Benzer Acıların Bir Kez Daha Yaşanmaması ve Kamusal Eğitim ve Barınma Haklarının Tüm Öğrencilerimiz İçin Güvence Altına Alınıp Yaygınlaştırılması İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Bir Meclis Araştırması Açılmasına İlişkin Önergenin ön görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANI FATMA BETÜL SAYAN KAYA (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 29 Kasım akşamı Adana Aladağ ilçemizde hepimizin yüreğini dağlayan acı bir olay yaşadık. Özel bir kız öğrenci yurdunda meydana gelen yangında 11 evladımız, 1 de görevli hayatını kaybetti, kaybetmiş olduk. Bu olayda yaralanan kız çocuklarımızın ve görevlilerin tedavileri hâlâ hastanelerde devam etmekte.

Acımız gerçekten çok büyük. O gece hepimizin yüreğine büyük bir ateş düştü. Bu duyguyu, bu acıyı ifade edecek kelime bulmakta zorlanıyorum doğrusu. Bu çocuklar, ailelerinin umudu olduğu gibi gerçekten Türkiye'nin de umudu olan çocuklardı. Bu vesileyle, kaybettiğimiz canlarımıza Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine, milletimize sabır diliyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Kaybedilen hiçbir canın telafisi yoktur. Bu olayda kusuru, ihmali olan kim varsa hukuk önünde en ağır şekilde cezalandırılacaktır. Konuyla ilgili adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Başbakan Yardımcımız Sayın Veysi Kaynak ve İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu'yla birlikte o gece Aladağ ilçemize gittik. Bu süreçte devletimizin tüm imkânlarını seferber ettik ve ailelerimizin, yaralılarımızın yanında olduk. Ailelerimizi tek tek ziyaret ettim ve böylesine acılı bir günde, bir anne olarak acılarını, hüznü paylaşmak için yanlarında olduk. Millî Eğitim Bakanımız Sayın İsmet Yılmaz da hemen olayın sabahında Adana'ya geldi ve olayı da yakından takip ettiler. Bizler Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olarak o gece kriz merkezimizi oluşturduk ve 32 psikososyal destek ekibimizle birlikte hem olay yerinde hem hastanelerde, Adli Tıp Kurumunda ailelerimizin yanında olduk, onları destekledik. Evet, bundan sonraki süreçte de ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Maddi, manevi tüm imkânlarımızı seferber ederek acılarını hafifletmeye gayret edeceğiz.

Saygıdeğer milletvekilleri, bu elim hadiseyle alakalı, Hükûmetimizin gerek şüpheliler gerekse mağdurlarla alakalı ne gerekiyorsa yapacağından hiç kimsenin şüphesi olmasın. Aladağ'da da yaptığım açıklamada belirttiğim gibi, milletimiz olayın bütün yönleriyle ve titizlikle araştırılacağından emin olsun. Bu olay aydınlatılacak ve sorumlular en ağır şekilde hesabını verecektir, cezasını çekecektir. Konu hem idari hem de adli olarak araştırılmaya, soruşturulmaya başlanmıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisi de üzerine düşeni yapacak ve araştırma komisyonu oluşturulacak, konuyu bütün yönleriyle ele alacak. Buna benzer olayların bir daha yaşanmaması için yurtlarda alınması gereken tedbirler tespit edilecek. Bu elim olay, bizlere çocuklarımızın eğitimi ve barınması noktasında ne kadar hassas davranmamız gerektiğini bir kez daha göstermiştir.

Eğitimin altyapısını hızla yenilerken özellikle yurtlarımızda güvenlik konusunu ayrı bir şekilde ele almak durumundayız. Özellikle konu çocuklarımızsa daha titiz ve daha detaylı bir çalışma gerekiyor. Bu, bizim için çok hayati bir mesele. Bu meselenin sağlıklı bir şekilde çözüme kavuşturulması tüm kesimlerin sağduyu ve katkılarıyla mümkündür. Bu acı hepimizin ortak acısı. Bu meselenin siyasetüstü olduğunu düşünüyorum. Unutmamak gerekir ki biz kız çocuklarımızın öğrenim hayatından kopmaması için gerçekten çok büyük mücadele veriyoruz. Bu noktada kız çocuklarımızın eğitimine ilişkin yaptığımız bazı çalışmaları da aktarmak istiyorum.

Biliyorsunuz, zorunlu eğitimi on iki yıla çıkardık. Kız çocuklarımızın eğitimine devam etmesine yönelik pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Bu amaçla, çocuklarımıza verdiğimiz şartlı nakit transferi desteğimiz kız çocuklarımızın lehine kullanılıyor. Ayrıca, kız çocuklarımızın eğitimine devam etmeleri için önem taşıyan yurt sayısını da Bakanlık olarak artırmaya gayret ediyoruz. Millî Eğitim Bakanlığımızın yaptığı yurtların dışında biz de Aile Bakanlığı olarak yurtlar inşa ediyoruz ve Millî Eğitim Bakanlığına devrediyoruz.

Bu çalışmaların sonucunda kız çocuklarımızın ortaöğretimde net okullaşma oranları 2003 yılında yüzde 45 iken bu oran 2016 yılında yüzde 80'e yükselmiş durumda. Bu olay kız çocuklarının eğitimine dönük yatırımlara asla engel olmamalı, aksine bu alandaki yatırımlarımızın kalitesini ve güvenilirliğini ve sayısını artırmalıyız. Özellikle kırsal kesimdeki kız çocuklarımızın eğitim hayatının içinde kalması bu gayretlere bağlıdır. İnşallah kurulacak bu komisyon kız çocuklarımızın eğitime katılımlarına olumlu bir katkı sağlayacaktır.

Bu komisyon vesilesiyle katkı sağlayacak olan milletvekillerine ve parti gruplarına şimdiden teşekkür etmek istiyorum. Bakanlık olarak biz de yaralarımızı sarmaya, kederli ailelerimizle birlikte olmaya devam edeceğiz. Benzer olayların bir kez daha yaşanmaması için herkesin bu elim hadiseden ders alacağına inanıyorum.

Hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)