Konu:Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:30/11/2016


Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ VELİ AĞBABA (Malatya) - Sayın Başkan teşekkür ederim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Tabii, dün Cumhurbaşkanının söylediği sözlerle başlamak istiyorum. "Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümranlığına son vermek için oraya girdik, başka bir şey için değil." diyor.

ORHAN KIRCALI (Samsun) - Doğru. Yanlış mı söyledi?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Değerli arkadaşlar, bu, sizin, "Olur." diyen arkadaşlarımızın vermiş olduğu iradelerinin gasbıdır; bu, Cumhurbaşkanı tarafından Meclisin yok sayılmasıdır. Eğer siz kendinizin yok sayılmasını kabul ediyorsanız biz ona bir şey diyemeyiz. Ama, biz CHP Grubu olarak, bu gasbı kabul etmediğimizi buradan söylüyoruz ve bunu protesto ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, tabii, gündem yoğun. 15 Temmuz darbe girişimi nedeniyle kamuda çalışanların birçoğu ihraç edildi. Önceleri bu ihraçlarda, bu tutuklamalarda çeşitli kriterler olduğu söyleniyordu, byLock gibi, Bank Asya gibi, para yatırma gibi, çeşitli sendikalara üye olma gibi ama daha sonra bunların farklı olduğu anlaşılmaya başladı. AKP önce bunları böyle iddia ediyordu ama bir müddet sonra bunun böyle olmadığını yaşadığımız örneklerden görmeye başladık. Birçok kurumda insanların ihbar mektuplarıyla, ihbar telefonlarıyla hayatları karartıldı. Âdeta her yerden, bazen kendisini gizlemek isteyen bazı memurlar, bazen kendisine böyle bir suçlama yapılmasın diye insanlar dünyanın en onursuz işine yani ihbarcılığa, muhbirliğe başladılar, zorlandılar.

Değerli arkadaşlar, son günlerde ise "3 isim ver, kurtul; 3 isim ver, tutuksuz yargılan." diyorlar, 3+1 kuralı geldi yani 3 ver, 1 kurtul.

Değerli arkadaşlar, yaşamı bu insanlarla, Fetullah'la hiç kesişmemiş insanlar meslekten atılmaya başlandı. Bazı insanların kardeşleri Fetullah okulunda okudu diye, bazı memurların kaynanası Bank Asyaya hesap açtı diye, kimi memur çocukları Fetullah okuluna gönderildi diye, faizi düşük diye kredi aldığı için insanlar işinden edildi.

Değerli milletvekilleri, sadece insanlar Fetullah okullarına kurban verdikleri için, sadece çocukları için burs aldıkları için, babalar burs verdikleri için, Fetullah yurtlarında çocuklar kaldıkları için, bazen çocuklar, bazen analar, bazen babalar, bazen kadınlar işten atıldı, hayatları zindana çevrildi. Hani suçun şahsiliği ilkesi vardı ya değerli arkadaşlar, hep övündüğümüz, herkesin övündüğü suçun şahsiliği ilkesi... Bakın, AKP'li belediye başkanının damadı Fetullah soruşturmasında finans sağladığı için tutuklandı, belediye başkanı büyükşehirde görevine devam ediyor. Bir milletvekili genel başkan yardımcısının kardeşi darbeci iddiasıyla tutuklu, genel başkan yardımcısı görevini yapmaya devam ediyor. Doğrusu da bu sayın milletvekilleri, doğrusu da, suçun şahsiliği ilkesi var, herkes görevine devam etmeli. Ama suçun şahsiliği ilkesi değerli milletvekilleri, sadece AKP'liler için var. Suçun şahsiliği ilkesi fakir fukara memur çocukları için, memurlar için yok.

Değerli arkadaşlar, bakın, "Her yerde Fetullahçı var." diyorsunuz, öğretmende var, doktorda var, poliste var, işçide var, mimarda var, mühendiste var. Nerede yok? Sadece siyasette yok, sadece AKP Grubunda yok değerli arkadaşlar. Fakir memurda var, yoksulda var ama sizde yok.

Bakın, her yerde imam var; abi imam, abla imam, askerlerin imamı var, polisin imamı var, yargının imamı var.

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - CHP'nin imamı var mı, CHP'nin imamı?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Peki, milletvekillerinin imamı yok mu? Ben size söyleyeyim, örneğin, emekli askerlerin imamı -ben bir şey demiyorum- siz olabilir misiniz bilmiyorum.

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Sen, CHP'nin imamı mısın?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Peki, kulisin imamı kim? Kulis imamı var. Peki, grup imamı kim?

SALİH CORA (Trabzon) - CHP'nin imamı kim?

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir şey söyleyeceğim, bak bir şey söyleyeceğim: 24'üncü Dönemde, hani 17-25 Aralık milat ya, 17-25 Aralık milat.

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - Veli, CHP'nin imamını söyle.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Ya, 17-25 Aralık milatsa 24'üncü Dönemde grup imamı kim ben merak ediyorum, vallahi merak ediyorum.

Şimdi, şiddet imamı kim, laf atma imamı kim?

HASAN BASRİ KURT (Samsun) - Sulandırma imamı kim, sulandırma?

VELİ AĞBABA (Devamla) - 24'üncü Dönem madem milat, bir çıkın açıklayın, bir çıkın açıklayın. Vallahi bizde yok. Örneğin, bir bakın aynaya, bir bakın. Hani, 17-25 milat ya, ya insan şaşırıyor kalıyor. Her yerde var; memur atayan, öğretmen atayan, hâkim atayan milletvekilleri, bunların içinde yok. Buna inanabilir misiniz, buna inanabilir misiniz arkadaşlar? Bakın, eğer samimiyseniz, bununla mücadele edeceksiniz.

SALİH CORA (Trabzon) - Parti meclisine bak, parti meclisine.

VELİ AĞBABA (Devamla) - Hiç bağırmayın, ben merak edip soruyorum, grup imamınız kim? Buradaki kulis imamı kim, kim el kaldırıyor? Ben şimdi el kaldıranları biliyorum da, onları suçlamam doğru olmaz, yakışık da almaz çünkü siz gündeme göre değil, bazı arkadaşlarımızın el kaldırmasıyla, el indirmesiyle kullanıyorsunuz. Kimseyi suçlamam, kimseye böyle bir suçlama da getirmem ama tekrar merak ediyorum...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bakın Osman Bey de geldi, Osman Bey'e de bir şey demiyorum yani şiddet, laf atma...

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Birgül Ayman'a sor sen, Birgül Ayman'a!

VELİ AĞBABA (Devamla) - Bir şey demiyorum ama bunu da merak ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

OSMAN AŞKIN BAK (Rize) - Birgül Ayman'a sor CHP'nin imamı kim, Birgül Ayman'a sor!

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Ağbaba.