Konu:Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:30/11/2016


Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ALİ ÖZCAN (İstanbul) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekili arkadaşlarımız; 405 sıra sayılı Kanun Tasarısı hakkında partim adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce tatsız konuşmalar oldu 2 Temmuz Sivas katliamıyla ilgili. Bir kere, hep beraber, birlikte şu konuyu ele almak zorundayız: Sivas katliamında yakan da, 2 Temmuzun perde arkasını tezgâhlayan da ve zaman aşımına uğraması için orada gayret edip gerçekleştiren de yargı önünde zaman aşımına uğradığı için belki hesap vermedi ama Allah'ın huzurunda ve tarih önünde bu hesap muhakkak verilecektir. "Hayırlı olsun." diyen de zaten hepinizin bildiği malum arkadaştır ama bu da bana göre yol kazasıdır.

Değerli arkadaşlar, ben bugün bu Meclise boynu bükük geldim. İçim yanıyor, içim parçalanıyor. 11 çocuk, 1 vatandaşımızı kaybettik ve bu acıyı vicdanlarımızla tarttığımız zaman, bu acının bir daha yaşanmaması için bu Meclisin ne yapması gerektiğini bugün burada konuşmamız gerekiyor. Aslında bu giden canlar hepimizin evlatları, torunları ve bu üzücü olaydan ders almamız gerekiyor. Kaybettiğimiz bu canlara Allah'tan rahmet diliyorum, yakınlarına da başsağlığı diliyorum.

Bu canların kaybedilmesi bana göre bir zihniyet meselesi. Yurt müdürünü tutukluyoruz; asıl sorumlular Hükûmettir, Bakandır. Ben Sayın Bakana buradan sesleniyorum: Buradan gerçekten bir vazife çıkartarak bir sorumluluk üstlenmenizi gerçekten rica ediyorum. Büyük saraylar yapıyoruz, büyük adliye sarayları yapıyoruz, büyük cezaevleri yapıyoruz. Aslında, biz büyük cezaevleri istemiyoruz, biz büyük adliye sarayları istemiyoruz; biz büyük okullar istiyoruz, büyük yurtlar istiyoruz, yaşanabilir, donanımlı ve ayrım yapılmadan herkesin sağlıklı bir şekilde yararlanabileceği yurtlar istiyoruz. Tabii ki bunların olabilmesi için gerçekten laik, demokrat, çağdaş düşünceye sahip olmak gerekir. İstikrar ancak böyle gelir, demokrasi ancak böyle gelir.

Şimdi, ahlakı gönülde ve zihinlerde arayan iktidarın, gençlere ve çocuklara ayrım yapmadan güvenmesi lazım. Ne demek bu kapı kilitleme? Ne demek kapılara zincir vurmak? Bu, çağımızda büyük bir ayıptır. Çocuklarımızı beyinleri abdestsiz zihniyetlere emanet edemeyiz, bir daha söylüyorum: Beyinleri abdestsiz zihinlere asla emanet edemeyiz. Hele hele, FETÖ'den kurtulduk, başka cemaatlere asla ve asla emanet edemeyiz.

Biz burada faili belli cinayetlerle ilgili araştırma komisyonu kurulsun istedik. Dün, Tahir Elçi'yle ilgili bir şey istedik. Memleketin sorunlarını aydınlığa çıkartmak için, cinayetleri aydınlığa çıkartmak için konuşuyoruz ama bir türlü sizinle bir araya gelemiyoruz. Hiç olmazsa, bütün partiler bu konuda birleşmelidir. Büyük köprüler yapıyoruz, otoyollar yapıyoruz ama bedeli yüksek ve yandaşlara, aynı kişilere veriyoruz. Ama ne olur, rica ederim -bir can bin tane köprüye bedeldir- Bu can kayıplarının bir daha bu şekilde yaşanmaması için, gerçekten bugün bütün partiler bir araya gelerek çağdaş, yaratıcı, üretken gençleri nasıl yaşatacağız ve bunları nasıl yurtlarda barındıracağız, üniversiteyi bitirinceye kadar sosyal devlet anlayışı içerisinde devlet bu gençlerimize nasıl arka çıkacak; bunu tartışmak zorundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ÖZCAN (Devamla) - On iki yıl FETÖ'yle bir mücadele verdik. Birlikte hareket ettiniz, yol yürüdünüz. Bir darbe girişimi oldu ve orada neredeyse ülkemiz üçüncü sınıf, beşinci sınıf ülke hâline dönüşecekti. Aslında kapıyı zincirleyen zihniyet, düşünce... Biz, aslında, bunları, muhakkak toplumsal düşünceyi ve iradeyi ipotek altına almak yerine, özgür düşünceyi esas alan bir siyasi iklimi birlikte yeşertelim.

Sizden, bütün arkadaşlardan ricam, gelin, biz bir araştırma komisyonu kuralım bu konularla ilgili, yurtlarla ilgili, üniversitedeki gençlerimizle ilgili ve biz icrayı da, bu yurtların nasıl yapılacağını da Sayın Bakanım, birlikte konuşarak yapalım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Özcan.