Konu:Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:30/11/2016


Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUSTAFA TUNCER (Amasya) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 405 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 51'inci maddesi üzerinde verdiğimiz önergeyle ilgili söz almış bulunmaktayım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan "Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için oraya girdik, başka bir şey için değil." açıklamasında bulundu. Bu ifade, Parlamento iradesinin gasbıdır. Parlamento, Hükûmete IŞİD, PKK ve diğer terör örgütleriyle mücadele ve sınır güvenliğimiz için yetki vermiştir. Bu ifade, Anayasa'yı ihlaldir, Parlamentoyu yok saymaktır, başka bir ülkeye açık bir savaş ilanıdır ki bu yetki, Türkiye Büyük Millet Meclisine aittir ve devredilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri, El Bab'a ilerlemektedir. Esad, 407 kilometre uzaklıktaki Şam'dadır. Bu ifadenin ayrıca bir inandırıcılığı yoktur, halüsinasyon belirtisidir.

Değerli milletvekilleri, eğitim, bilimsel literatürde en geniş anlamıyla "kendini gerçekleştirme" olarak tarif edilir. Eğitim, bireyi toplum yaşayışına ve geleceğe hazırlayan temel araçtır. Bu yönüyle belki bir toplumun temel taşı olarak değerlendirilebilir. Bu temel unsur, öteden beri ülkemizin kanayan bir yarası durumundadır. Öyle ki eğitim sistemimizde sorun olmayan bir alana rastlamak neredeyse imkânsızdır. Böylesine hayati bir işleve sahip olan eğitim sorunlarının kaynağı, eğitimde izlenen politikalarda yatmaktadır. Eğitim sistemi üzerindeki siyasi abluka, eğitim bütçesindeki sürekli azalma, devlet okullarında nitelik düşüşünün en önemli sebeplerindendir.

AKP, iktidarı süresince eğitime sadece siyasi amaçla bakmış, eğitim-ekonomi ilişkisini ise görmezden gelmiştir. Ekonomik kalkınma ile eğitimin gelişmesi arasında girift bir ilişki vardır. Geri kalmış ülkelerin kalkınamamalarının nedeni, eğitim yatırımlarına gereken önemi vermemiş olmalarıdır. 2002 yılından bu yana bütçeden eğitim yatırımlarına ayrılan payın sürekli azalma eğilimi gösteriyor olması, AKP'nin eğitime bakışını ortaya çıkarmaktadır.

Sayın milletvekilleri, geçmişte, malum cemaate terk edilen ve laikliğin canına okunan eğitim alanı, bu gün siyasi iktidar eliyle yeniden biçimlendirilmektedir. Eğitimin ticarileştirilmesi ve özelleştirilmesi, çeşitli adlar altında para toplanması, özel eğitim kurumlarına her türlü imkân tanınırken devlet okullarının ise kaderine terk edilmesi, eğitim politikalarının eğitim-piyasa ilişkisine göre belirlenmesi ve halkın cebinden yaptığı eğitim harcamalarının belirgin bir şekilde artması gibi farklı uygulamalar hız kesmeden devam etmektedir.

Bugün eğitim kurumları cemaatlerin yönetiminden alındı mı sanıyorsunuz? FETÖ gitti, başka cemaatler geldi. Ne yazık ki Adana'da yaşanan facia hepimizin ciğerini yaktı. Bugün Hükûmet bu faciayı sadece kınayıp geçecek, gencecik çocuklarımız öldükleriyle kalacak. Okul yapıp yurt yapmıyorsunuz, yurt yapıp güvenliği sağlamıyorsunuz, yurtlarda can bekçiliğini yapamıyorsunuz. Gördüğünüz gibi, eğitim, sadece binalar yapmak değil, bütünlüklü düşünülmesi gereken bir unsurdur.

Eğitimde, yine, "yeni" diye yaptığınız her şey, bize sorun olarak dönmektedir. 4+4+4 eğitim modeliyle toplam öğrenci sayısı yüzde 4 artmıştır. Özel öğretim kurumlarında devam eden öğrencilerde ise yüzde 119,1 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Özel okullardaki öğrenci sayısındaki bu artış, kamusal eğitim anlayışından uzaklaşıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu eğitim politikasıyla maddi imkânlardan yoksun ailelerin çocuklarının nitelikli eğitim alma şansı azalmıştır. Yine, zamanında yandaşa kazandırmak için yapılmış, maliyeti bile net olarak açıklanamayan Fatih Projesi'yle bu projeye devam edileceğinin, daha çok tablet, daha çok akıllı tahta yapılacağının müjdesini Ulaştırma Bakanı vermiştir. Peki, bu, eğitimin müjdesi midir gerçekten? Okula gidip barınacak yeri olmayan öğrenciler varken, okula gidemeyen kız çocukları varken, okula gidemeyen, öğretmeni olmayan çocuklarımız varken ilerlemeden bahsetmek mümkün müdür?

Eğitim demişken, Sayın Bakanımız da buradayken, Merzifon'da iktisadi ve idari bilimler fakültesi açılması, Resmî Gazete'yle yayımlanmış ve kararı alınmış ancak bugüne kadar bu fakülte hizmete açılmamış ve Merzifon cezalandırılmaya devam edilmiştir diyorum.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Tuncer.