Konu:Adana'da yaşanan yurt faciası ve acı kayıplara ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:30/11/2016


Adana'da yaşanan yurt faciası ve acı kayıplara ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adana'nın Aladağ ilçesinde bulunan ve adı "Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği Ortaöğretim Kız Yurdu" olan bir barınma yurdunda dün akşam saatlerinde bir yangın çıktı, alevler ise kısa sürede bütün yurdu sardı çünkü yurt hem ahşap hem de halı kaplıydı. 3 ayrı köyden, Kışlak, Karahan ve Köprücük'ten, 5, 6, 7 ve 8'inci sınıflarda okuyan 11-14 yaşlarında 11 evladımız ve 1 personel bu yangında yaşamını yitirdi. 8'inci sınıf öğrencisi 2 kızımız Merve ve Hacer ise o gün yurda gelmemişlerdi, izinliydiler ve bu yangından kurtuldular.

Bu çocuklar yoksul ailelerin çocukları. Köyleri ilçeye o kadar uzak ki, bazen hafta sonunda bile ailelerini görmeye gidemiyorlar. Aileler, imkânları yetersiz olduğu için, ellerinden geldiğince çocuklarını okutma mücadelesi veriyorlar ama çok zorlanıyorlar.

Değerli milletvekilleri, Karaman olayında da bu kürsüde aynı şeyi söyledim, yine söylüyorum: Bu ülkede eğitimde barınma sorunu var ve bu sorunu çözmek de kesinlikle devletin sorumluluğundadır, Anayasa'nın ilgili maddesinde de aynen böyle ifade edilmektedir. Ancak devlet, görevini yapmayıp bu sorumluluğu üzerinden atınca da benzer sorunlar yaşanıyor. Zaten YİBO'lar yani yatılı ilköğretim bölge okulları da artık çok azaldı. Bu ilçede de bir devlet yurdu vardı ama kapandı, kapatıldı ve yerine yenisi de yapılmadı. İhtiyaç olunca da, işte, boşluğu dolduran bu şekilde oluşumlar gerçekleşti.

Şimdi, 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanun'un bir maddesini okuyorum size, özel öğrenci yurtlarını kim açabilir. "Ortaöğretim ve yükseköğretim düzeyindeki öğrenci yurtlarını açma, işletme usul ve esasları Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği'nde açıklanmıştır. Bu yönetmelik gereğince, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri ortaöğrenim veya yükseköğrenim öğrencileri için yurt açabilirler." Yani, bu şu demek: İlk ve ortaokul düzeyinde yurt açamazlar. Ancak, değerli milletvekilleri, bu yurtta barınan ve akşam yaşamını yitiren çocuklar 11-14 yaşlarındalardı; 5, 6, 7 ve 8'inci sınıf öğrencileriydi ve yaşamlarını yitirdiler.

Özel Öğrenci Yurtları Yönetmeliği'nden başka bir madde okuyorum, diyor ki 6'ncı madde: "Binanın kagir, prefabrik, çelik veya betonarme olması, giriş ve servis kapılarının bulunması..." Bakın, burası ahşap kaplı. Muhtemelen de orası bir orman köyü, maliyeti düşürmek için yapmış olabilirler ama diğer taraftan, bu çocuklar kilitli olup açılmayan yangın merdiveninin önünde cesetleri bulunarak yaşamlarını yitirdiler. Buraya dikkatinizi çekmek isterim.

Değerli milletvekilleri, şu anda 7 bakan Adana'da, bu ilçede basın açıklaması yapıyor. Keşke bu acı yaşanmadan önce bazı hataların önüne geçebilselerdi. Şimdi soruyorum: Bu yurda kim ruhsat verdi? Bu yurdun denetimleri yapılmış mıydı? Denetimler yapıldıysa raporları nerede? Bunları görmek istiyoruz. Neden orada kalmaması gereken yaş grubundaki kız çocukları orada barınıyorlardı? Ve yine, yangın merdivenine açılması gereken kapının standartları nasıldı, neden kapalıydı? Nasıl ruhsat verilmişti? Ve her zaman söylüyorum: Bu tür yurtlardan daha kaç tane var? Bunların envanterinin çıkartılmasını bu kürsüden defalarca ben ve arkadaşlarım söylemiştik.

Değerli milletvekilleri, Sema, Gamze, Sevim, İlknur, Zeliha, Nurgül, Sümeyye, Tuğba ve Cennet... Cennet doktor olmak istiyordu. Bu kızlarımız artık hayallerine kavuşamayacaklar. Hepimizin yüreği dağlandı ama bu acılar ne zaman dinecek? Unutmayalım ki değerli milletvekilleri, biz de anne ve babayız ve bu çocuklar bu ülkenin evlatları. Bu sorumluluk da bize düşüyor. Ancak, bu sorumluluğu hâlen yerine getiremediğimizi görüyoruz. Lütfen, herkes bunu bir kez daha düşünsün ve öncelikle bu illegal yurtların, illegal yerlerin, denetimsiz mekânların envanteri çıkartılsın, bu acılar bir daha yaşanmasın. Bu çocuklara Allah'tan rahmet, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. (CHP, AK PARTİ ve HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Karabıyık.