Konu:25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:30/11/2016


25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü'ne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

DİLEK ÖCALAN (Şanlıurfa) - Teşekkürler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçtiğimiz hafta her ilde kadınlar, kadına yönelik her türlü şiddete karşı isyanını alarak sokaklara çıktı, eylemler yaptı. Özellikle son bir yılda yaşamın bütün alanlarında gerek fiziksel, psikolojik, sosyal, ekonomik, kültürel, cinsel gerekse de siyasal alanda kadınlara yönelik şiddet yoğunlaştı ve saldırılar mislice arttı.

Değerli Milletvekilleri, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından 2009 yılına kadar yedi yılda cinsiyetçi politikalarının bir sonucu olarak kadın cinayetlerindeki yüzde 1.400'lük artış, hükûmetin kadına bakış açısını ve zihniyetini ortaya çıkarmada önemli bir veri sunmuştur. Son bir yıl içerisinde ise erkek şiddetinden kaynaklı 332 kadın öldürülmüş, savaştan kaynaklı en az 90 kadın katledilmiştir. Sadece bu sonuçlar bile, AKP'nin kadına bakış açısının sistematik ve ideolojik bir yaklaşıma sahip olduğunu göstermektedir.

Bütün diktatöryal rejimler ve tarihsel süreçler çok net bir şekilde göstermiştir ki toplumun demokratik özünü yok etmek için önce kadın örgütlülüğü, kurumsallığı ve kazanımları hedef alınmış ve yok edilmek istenmiştir. Bugün bir kadın partisi olarak bizlere dayatılan savaş politikaları irademizi kırmaya yöneliktir.

Biz biliyoruz ki demokratikleşmenin, eşit ve özgür bir toplumun adil ve barışçıl bir zeminde yaşamasının temel koşulu kadın toplumsallığı, kadın düşüncesi, rengi, gücü ve örgütlülüğüdür.

Demokratik siyaset alanından tasfiye edilmemize yönelik uygulamalar ne tesadüf ne de yenidir. Sadece ve sadece bin yılların cinsiyetçi, militarist ve milliyetçi politikalarının deneyimleriyle kurumsallaşmış, toplumsal değerlerin alt üst olduğu bir süreç yaşanmaktadır.

Hükümetin gayriahlaki yaklaşımları, KHK'larla ve son olarak çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarında cezasızlığın önünü açan yasa önerisinde somutlaşmıştır.

Mirabellerin, Rozaların, Saraların, Sevelerin, Arinlerin, Eylemlerin, Kaderlerin verdiği yaşam ve mücadele gücüyle mücadele yürüten, cesaret ve kararlılığıyla kadınlara öncülük eden Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ'a, kadın özgürlük yürüyüşüne öncülük eden KJA sözcüsü Ayla Akat Ata'ya, bu Genel Kurulda "Biz kimsenin anası ya da bacısı değiliz." diyen DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel şahsında kadın siyasetçilere, yıllarca Diyarbakır zindanlarında darbeci zihniyete karşı direnmiş, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Gültan Kışanak şahsında belediye eş başkanlarına, kadın vekillere, kadın akademisyenlere, feministlere, eğitim ve sağlık emekçilerine, yine kadın özgürlük mücadelesinde yer alan bütün kadınlara yönelik sınırsız baskı, direnen ve giderek kurumsallaşan ve toplumsal dönüşümde temel dinamik olan kadın iradesine duyulan korkunun sonucudur.

Savaş süreçlerinde en önemli dayanışma ağlarını kuran, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini yürüten, eş başkanlık, eşit temsil gibi kadınların karar alma mekanizmalarında yer almasını sağlayan yöntemleri geliştiren kadınlar bugün çok önemli kurumsallaşmaları sağlamıştır.

Diğer yandan, kadınların kendi öz birikimlerinin toplumsal barış süreçlerine aktarılması ve gerçek bir demokrasinin inşasında siyasi bir perspektif sunmaları açısından varlığını ve önemini görmek elzemdir. Dünya deneyimleri de göstermiştir ki, kadınların olmadığı hiçbir toplumda barışın sağlanması mümkün değildir, tam da bu nedenle kadınların örgütlü gücünden korkmak yerine örgütlü gücünü esas almak gerekir.

Değerli milletvekilleri, tarihsel olarak ulus devletin mihenk taşı olan tekçilik ve ırkçılığa karşı kadınların ortaya koymuş olduğu demokratik toplum anlayışını inşa etmeye ve kadınların özgürlüğü için mücadele etmeye devam edeceğiz. Demokrasi, özgürlük ve eşitliğin ancak kadınların özgür olduğu bir toplumda gelişebileceğini bilerek -Kendini bilmeyenin fıtratı şiddettir- bizler, kendini ve mücadele edilerek kazanılacağını bilenler olarak mücadelemizi büyütecek ve mutlaka kazanacağız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederiz Sayın Öcalan.