Konu:Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı Ve Teklifleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:26
Tarih:24/11/2016


Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MÜSLÜM DOĞAN (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Kürt siyaset insanı, ak saçlı, bilge bir insan Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk, haksız, hukuksuz bir şekilde tutuklanmıştır. Bu durum Türk siyaset tarihine "devletin cinnet hâli" olarak geçecektir çok büyük olasılıkla. Böyle bir cümleyi özellikle ifade etmek istiyorum: Gerçekten devletin cinnet hâli.

Ahmet Türk neyi düşünüyordu? Ahmet Türk, bu ülkede, inançların, halkların kardeşçe, barış içerisinde, bir arada yaşamasını istiyor, bu ülkenin hızlıca demokratikleşmesini istiyor, yani demokratik cumhuriyeti istiyor; bu ülkede yaşayan halkların bir ulus temelinde, demokratik ulus şeklinde yeniden örgütlenmesini, ortak vatanda bir arada yaşamasını istiyor ve halk belediyeciliği yapılıyor. Bu yüzden tutuklandı, değerli milletvekilleri.

Bilmiyorum, biliyor musunuz, bugün devlet bürokrasisinin yarattığı oligarşik bir sistem var. Kuvvetler ayrılığından bahsediyoruz ya, aslında kuvvetler ayrılığından çok, daha önce de ifade etmiştim, bir kuvvetler birliği var. Bürokrasi siyasete egemen olmuş durumdadır. Yoksa bu hukuksuzluğa hiçbir siyasetçinin cevaz vermeyeceğini biliyorum. Siz, Ahmet Türk'ün, bugün 10 tutuklu milletvekilimizin, eş başkanlarımızın tutuklanmasına cevaz verir misiniz sayın milletvekilleri? Siz cevaz vermeyeceksiniz, ben biliyorum. Çünkü siz demokratik siyasetin bu ülkede olması gereken bir husus olduğunu biliyorsunuz, sizin böyle düşündüğünüzü biliyorum. O hâlde, oligarşik bürokrasi, devlete egemen olan bu bürokrasi ülke barışını büyük bir tehdit altına sokmuştur.

Değerli milletvekilleri, İzmir Bayraklı Yamanlar Cemevi eklentisi, CHP'li Bayraklı Belediyesi tarafından, üç gün önce, zabıta terörü eşliğinde yıkılmıştır. Alevi inancı ve öğretisinin ibadethanesine yapılan bu saldırı Aleviler tarafından kabul edilemezdir ve bu saldırıyı kendi toplumsal dokularına karşı yapılmış saymaktadırlar. Bu olay, yani yıkım işlemi bir toplumsal suçtur. Bu yıkımı gerçekleştiren belediye başkanının partisinin bu konuda hiçbir açıklama yapmaması da ayrı bir vahamete işarettir. Bu belediye başkanı hakkında aslında halkı suç ve isyana teşvik ve zorlama nedeniyle İçişleri Bakanlığı tarafından inceleme başlatılması gerekmektedir.

Son olarak da değerli milletvekilleri, öğretmenlerin özlük hakları hakkında da bir cümle ifade etmek istiyorum çünkü bugün, Türkiye'de Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır; tüm öğretmenlerin de aslında bugününü kutlamak istiyorum.

Sayın Bakanım, bugün TRT'de çalışan lise mezunlarına 3.600 ek gösterge veriliyor, lise mezunlarına. Tabii bunları söylerken o arkadaşların yaşamlarının çok daha kaliteli bir yaşam düzeyine çıkartılması, daha çok ücret almasından yana olduğumu da belirtmek istiyorum. Bu verdiğim örnekten de insanların yanlış anlamaması için, yanlış anlaşılmaya neden olmaması için de buradan özellikle belirtmek istiyorum. Şimdi, devam edeyim, Sosyal Güvenlik Kurumunun il müdürleri -eskiden Bakan Yardımcılığını yapmış Halil Bey de burada- yüzde 75'i açık öğretim mezunu; hepsi torpille il müdürü olmuşlar, ek göstergeleri 3.600 Halil Bey, hepsinin ek göstergesi 3.600. Ee, peki, yine ben devam edeyim, astsubaylara biliyorsunuz yine burada bir düzenlemeyle -haklarıdır; emek veriyorlar, güç koşullarda çalışıyorlar- ek göstergeleri yine 3.600 ama öğretmenlere gelince gerekçe, sayılarının çok fazla olması nedeniyle öğretmenlere ek göstergenin 3.600 olarak verilmesi fazla görülüyor. Bu, hakkaniyet usulüne uymamaktadır. Gerçekten öğretmenler bugün çok zor şartlar altında geçimini sağlamaktadır. Kanun hükmünde kararnamelerle onları işinden gücünden ettik, o ayrı bir husus. Burada, partili arkadaşlarımız, milletvekili arkadaşlarımız, diğer partililerce de bu belirtildi ama öğretmenlerin bugünkü yaşam koşullarının iyileştirilmesi için bir nebze ve emeklilikte bu yaşamlarını sürdürebilmesi için ek göstergelerinin 3600'e çıkartılmasının gerektiğini burada Sayın Bakana arz ediyorum çünkü Sayın Bakanın bu konudaki hassasiyetini de çok iyi biliyorum. Çünkü kendisi Sivas Milletvekilidir, Sivaslı olunca da biraz daha hakkaniyetli olur diye düşünüyorum.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)