Konu:Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:23/11/2016


Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarı ve Teklifleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; yarın, 24 Kasımda Öğretmenler Günü'nü idrak edip saygıdeğer öğretmenlerimize gönül borcumuzu bir nebze de olsa yerine getirmiş olacağız.

Öğretmenlik kutsal bir meslek, kutlu bir mekteptir. Öğretmen kör karanlıkların ışığı, kurumuş vicdanların ilacıdır ve cehaletin, ön yargıların amansız düşmanıdır. "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum." kutlu seslenişinin muhatabıdır öğretmen. Onlarsız gelecek olmaz, onlar olmadan gelecek nesiller asla oluşamaz. Öğretmenlerimize ne söylesek az ne yapsak eksik ve yetersizdir. Bize düşen, öğretmenlerimize kulak vermek, sorunlarına eğilmek, onları, içine düştükleri sosyal, ekonomik ve mesleki darboğazlardan çekip çıkarmaktır. Öğretmen mutlu değilse öğrenci umutsuz, veliler huzursuzdur.

Bugünkü ülke tablosu içinde öğretmenlerimizin mutlu ve memnun olduğunu hiç kimse iddia edemeyecektir. Özellikle 15 Temmuz FETÖ darbe kalkışmasıyla birlikte, millî eğitimin kimlerin eline düştüğü, nasıl bir esarete mahkûm olduğu iyice gün yüzüne çıkmıştır. Şimdiye kadar 30 bini aşkın öğretmen memuriyetten çıkarılmış, sayıları 17 bine ulaşan öğretmen açığa alınmış, bunlardan 7 bine yakını görevine tekrar dönmüştür. İhraç edilip mesleğe dönen öğretmen sayısı ise oldukça sınırlıdır.

Şu hususu kararlılıkla ifade etmek isterim ki hainden öğretmen olmayacak, gerçek öğretmenden de hain çıkmayacaktır.

Elbette, FETÖ'yle mücadelede suçu sabit görülenlerin, bu ihanet şebekesine yardım ve yataklık yapıp hukuk ve millî vicdanın onaylamadığı paralel bir hiyerarşik ağa dâhil olanların gözünün yaşına bakılmamalıdır. Geleceğimizin güvencesi olan evlatlarımızı zehirleyenler, öğretmenlik mesleğini iğfal ederek bir terör örgütünün lehine faaliyet gösterenler yaptıklarının bedelini en ağır şekilde ödemelidirler. Bir terör örgütünün hesabına aktif çalışarak küçücük yavrularımızın akıl ve kalplerini işgale kalkışan kim olursa olsun, affı imkânsız bir suça iştirak etmiş sayılacaktır. FETÖ'cü veya PKK'lı oldukları gerekçesiyle ihraç edilen veya açığa alınan öğretmenler emanete ihanet etmişlerdir, bunun başka türlü bir açıklaması olamayacaktır.

Ne var ki sırf malum bir bankayla zorunluluktan dolayı parasal konularda iş ve işlem yaptı diye ve bazı dershanelerde görev aldı bahanesiyle bir öğretmene "FETÖ'cü" damgası vurmak, itibarından ve ekmeğinden mahrum etmek yanlıştır. Tasvip etmesek de yerel, yasal sendikalardan birini tercih etmenin bir memuru suçlu yapmayacağı da açıktır. Bir öğretmen FETÖ'nün emel ve eylemlerine ortak olmuş ve somut delillerle örgüt üyeliği tespit edilmişse cezasını çekmelidir, buna da itirazımız yoktur ancak asılsız ihbar ve şikâyetlerle, aslı astarı olmayan isnatlarla FETÖ'yle herhangi bir organik bağı olmayan öğretmen veya memurları mesleklerinden atmak hukuk devletinin ilke ve kurallarıyla ters düşecektir. Böylesi bir durum haksızlığa işaret edecektir ki biz de asla dilsiz şeytan olmayacağız yani haksızlık karşısında susmayacağız.

Geçtiğimiz ekim ayında 18.500 sözleşmeli öğretmenin ataması yapılmış, önümüzdeki şubat ayında ise 30 bin öğretmenin ilave ataması gündemdedir. Bize göre, atanamayan bir tek öğretmen kalmamalıdır, bu çile artık kökten bitirilmelidir fakat sözleşmeli öğretmenlerin mülakat sistemiyle alınması, KPSS'den yüksek puan alan çok sayıda öğretmenimizi de mağdur etmiştir. Mülakat esnasında sorulan soruların gayriciddiliği ve siyasi tercihlerin yoklanması oldukça mahzurludur ve infiale yol açmıştır.

Sözleşmeli öğretmenlik güvencesiz bir sistemdir. Parti olarak düşüncelerimiz şunlardır: Sözleşmeli ve geçici öğretmenlerin daimî kadrolara geçirilmesini, teftiş sisteminin tek çatı altında toplanmasını, rotasyondan kaynaklı sorunların bitirilmesini, özür grubu tayinleriyle ilgili sorunların çözülmesini, ek ders ücretleri ile eğitim öğretim tazminatlarının yükseltilmesini, eğitime hazırlık ödeneğinin artırılmasını, öğretmenlerin 3600 ek göstergeye kavuşmalarını, terfi sisteminin liyakat ve başarı kriterlerine göre yapılmasını, millî eğitimde yargı kararına kesinkes uyulmasını, emekli öğretmenlerin beklenti ve taleplerine kulak verilmesini, öğretmenlik mesleğinin itibar ve saygınlığının artırılarak öğretmenlerimizin ekonomik durumlarının layık oldukları seviyelere iyileştirilmesini bekliyor, istiyor, bunların gerçekleşmesi için de var gücümüzle mücadele edeceğimizi samimiyetle ifade ve ilan ediyorum. Öğretmenlerimiz müsterih olsunlar, milliyetçi ülkücü hareket her zaman, her şartta yanlarında olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle, yurdumun her köşesinde azim ve sabırla görev yapan saygıdeğer öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü tebrik ediyorum. Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, ebediyete intikal eden ve terör saldırılarında hayatını kaybeden şehit öğretmenlerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Bir özel teşekkür de ilkokul öğretmenim Zahide Hoca ve Eyüp Hocaya ve bütün öğretim hayatımda bana yardımcı olan hocalarımın da ellerinden öpüyorum, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)