Konu:Hdp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:23/11/2016


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ SABRİ ÖZTÜRK (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Halkların Demokratik Partisi grup önerisi aleyhine söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

HDP grup önerisinde cezaevlerindeki hak ihlalleriyle ilgili bir araştırma talebi vardır. Bilindiği gibi, AK PARTİ döneminde cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin hakları, içinde bulundukları cezaevlerinin fiziki durumları, bu konuda tutuklulara ve hükümlülere tanınan imkânlar bir hayli iyileştirildi.

Ülkemizde işkenceye sıfır tolerans politikası kabul edildi. Bu kapsamda, işkencenin önlenmesi, bu yöndeki iddiaların ortadan kaldırılması, kişilere karşı kötü muamele vakalarının yaşanmaması için mevzuatımızda köklü değişiklikler yapılmış, bu yönde denetim ve yargı mekanizmaları oluşturulmuştur.

Cezaların infazına yönelik mevzuat hükümleri, tüm ceza infaz kurumlarında hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, felsefi inanç, fikir veya düşüncesi, siyasi görüşleri yönünden ayrım yapılmaksızın uygulanmaktadır. Ceza infaz kurumlarında hükümlü ve tutuklular hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması Hakkında Kanun başta olmak üzere, ilgili tüzük, yönetmelik ve genelge hükümleri uygulanmaktadır.

Hükümlü ve tutukluların kurum idaresinin kendilerine yönelik her türlü eylem ve işlemlerine karşı şikâyet ve itiraz hakkı vardır. Bu haklarını doğrudan kendileri kullanabileceği gibi, yakınları eliyle veya sivil toplum örgütleri eliyle kullanabilmektedirler. Yapılan başvurular için ilgili cumhuriyet başsavcılıkları gerekli adli, idari işlemleri yerine getirmektedir.

İşkence ve kötü muamelelerin önlenmesi için ceza infaz kurumları ulusal ve uluslararası denetime açıktır. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi, Birleşmiş Milletler Keyfî Tutuklama ile İşkence ve Aşağılayıcı Muameleyi Önleme Komitesi gibi, gerekli denetimleri yapan kurumlar, kuruluşlar vardır. İşte, bu ulusal ve uluslararası denetim mekanizmaları tarafından düzenli olarak haberli, habersiz denetimler yapılmaktadır. Son yıllarda, insan hakları ihlallerine ilişkin iddialar yok denecek kadar bu denetimler sayesinde azalmıştır. Varsa bir iddia, Adalet Bakanlığı ve ilgili kurullar tarafından titizlikle takip edilmektedir ve yasaların gereği yerine getirilmektedir.

Bütün ceza infazlarının faaliyet ve işlemleri denetime tabidir. Bu çerçevede, Adalet Bakanlığı müfettişleri, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü hâkim ve kontrolörleri tarafından denetimler yapılmaktadır. Yine, adli denetim kapsamında, infaz hâkimleri cezanın infazına veya kurumdaki yaşam koşullarına ilişkin şikâyetleri incelemektedir. Sivil toplum kuruluşlarının denetimi kapsamında da 4681 sayılı Kanun'a göre ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurulları vardır. Bu kurullar en az iki ayda bir kuruma giderek denetim yapmakta, raporlarını cumhuriyet başsavcılıklarına, Adalet Bakanlığına, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna sunmaktadır. Sivil toplum örgütleri denetimi kapsamında da 6701 sayılı Yasa'ya göre, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu cezaevlerini ziyaret edip denetim yapabilmektedir. Yine, Parlamento denetimi kapsamında, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme veya araştırma komisyonu başkanı ve üyeleri ceza infaz kurumlarını ziyaret ederek gerekli araştırma ve denetimleri yapabilmektedir.

Sonuç olarak AK PARTİ hükûmetleri döneminde, gerek hukuki olarak gerek fiziki olarak hem cezaevlerinde hem tutukevlerinde tutuklu ve hükümlülerin durumları eskiye oranla çok daha iyileştirilmiştir. Hak ihlali iddiası varsa mevcut kurum ve kurallar eliyle bunlar denetlenmektedir.

Elbette, tutuklu ve hükümlülerin hakları vardır ama sonuçta cezaevinde ceza infaz edilmektedir. Bu hükümlülük hâli hiçbir mahkûma krallar gibi yaşama hakkı vermez. Özellikle, terör örgütlerinin cezaevlerini de eğitim üssü gibi bir kullanma talebi asla kabul edilemez. Özellikle, 15 Temmuz sürecinden sonra hangi terör örgütü olursa olsun -FETÖ, PKK, DAEŞ gibi- her türlü teröre ve teröriste destek veren unsurlara karşı Hükûmet olarak, devlet olarak, millet olarak, tüm siyasi partiler olarak mücadelemiz kararlılıkla sürecektir.

Tabii, gündemimiz çok yoğun. Bu konuyla ilgili söylenebilecek çok şey var ancak Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu ve diğer kanunlara ilişkin bir düzenlemeyle ilgili Meclisin çok zamanını almak istemiyoruz. O yüzden -milletimiz Meclisten hizmet bekliyor- sözlerimi burada noktalıyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.