Konu:Antalya'da Turizm Sektöründe Yaşanan Sorunlar Ve Çözüm Önerilerine İlişkin Gündem Dışı Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:25
Tarih:23/11/2016


Antalya'da turizm sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ DEVRİM KÖK (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle konuşmama bir teşekkür ederek başlamak istiyorum. Teşekkürüm kimlere? Teşekkürüm insan onuruyla bağdaşmayan dünkü yasaya reaksiyon gösteren herkese; vicdanıyla, beyniyle, yüreğiyle hareket eden herkese ama kadınlara bir ayrımcılık yapmak istiyorum çünkü toplumun yüzde 50'sini kadınlar oluşturur, geriye kalan yüzde 50'yi de doğuran, büyüten ve adam eden onlardır, onların bu yürekli mücadelesinden dolayı bu insanlık onuruyla bağdaşmayan yasa geri dönmüştür. Özellikle kadınlarımıza çok teşekkür ediyorum, önlerinde saygıyla eğiliyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli milletvekilleri, Antalya'mızda çok önemli iki tane sektör var, birisi turizm, birisi tarım. Biz Antalyalılar bu iki sektör yani rızkımızı kazandığımız, ekmeğimizi kazandığımız bu iki sektör üzerinden siyaset yapılmasından aslında hiç hoşlanmayız çünkü ekmek üzerinden siyaset olmaz.

Bakın, dünyanın en güzel coğrafyasında turizm bitti. Antalya son otuz yılın en kötü turizm sezonunu yaşıyor. Turizmin başkenti olarak bilinen Antalya'da 410 tane beş yıldızlı otelin 120 tanesi satılık, 30 tanesi batarak iflas etti ve maalesef, üzülerek söylüyorum, 2017 yılında da Antalya turizminde çok kötü bir atmosfer var, tur operatörleri başka ülkelerle anlaşmış durumda. Yani, bizler bir yıl önceden, gelecek olan turist sayısını normalde biliriz ama şimdi önümüzü göremiyoruz. Söylemek istediğim olay şu: Rusya uçağı tam da Antalya'nın üzerine düşmüştür. Hem turizmde hem tarımda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Efendim, oteller satılıyor ama sadece oteller değil...

Şunu size göstermek istiyorum. Bakın, şu, gülümseyerek izlediğimiz film repliği yani Haraptar köyü. Bu, mizansen belki ama bu Urfa'daki satılık köy, yakında buna benzer tabelalar Antalya'da olacak, burası Antalya, yani köylü yavaş yavaş köyünü terk etmeye başladı, ciddi sıkıntı içerisinde.

Bakın, iki gün önce Antalya toptancı halinde bir miting oldu. Orada köylüler isyan ediyor. Antalya köylüsünü isyan ettirmek çok kolay değildir aslında. Biz Yörük kökenliyiz. Antalya'daki köylüler oğlunu askere gönderirken o evinin üstündeki küflenmiş demirin üzerine Türk Bayrağı asar; düğün yaparken, kız çıkarırken, oğlan evlendirirken Türk Bayrağı gene orada asılıdır. Her zaman idare tarafından hor görülüp hiç hakkını alamamasına rağmen hiç isyan etmeyen köylülerdir. Öyle bir duruma gelmiş ki Antalya'da köylüler kendi polisiyle karşı karşıya gelir duruma gelmiş. O mitinge katıldım. O mitingde bana bir talimat verdiler, "Git Ankara'ya ve sana şu verdiklerimizi Meclis kürsüsünden bir göster bakalım, onlar bu gördüklerinden ne anlıyorlarmış." dediler ve bana bunları verdiler.

Bakın bu, Antalya'da üretilen patlıcan. Bakın bu, biber, bu da domates. Bunları size niye gösteriyorum? Bunlar sizler için, bizler için sadece sebze ama onlar için ne biliyor musunuz? Onlar için bu, rızık, alın teri, askerdeki oğlana gönderilen harçlık, yaşlı anasının ilaç parası, çocuğunun servis parası. "Yarın, üç beş kuruş ayırarak kefen parası yapacağım." dediği rızkını burada kazanıyor Antalya'nın köylüsü. Onun için, bir an evvel Antalya köylüsüne yardım etmeye ihtiyaç var. 50 kuruş, Antalya'da domates 50 kuruş; 80 kuruşa maliyeti var domatesin. Antalya'da kendisi 80 kuruşa mal eder, eğer başkasının serasını kiraladıysa 1 lira 20 kuruşa mal eder. Sürem çok az, aslında uzun uzun anlatmak istiyorum. Ama, buna bir farkındalık yaratmaya gayret ediyorum.

Antalya'da domates yetişmeyecek, hepimiz bu duruma bir tepki göstermek zorundayız. Siyasetüstü olan bu olayda tüm siyasi partilere sesleniyorum: Köylü biterse herkes biter. Biz, "Köylü milletin efendisidir." diyen anlayışın temsilcileri olarak köylümüze, üreticimize alın teriyle, namusuyla, para kazananlara sahip çıkmak mecburiyetindeyiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)