Konu:Ak Parti Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:17/11/2016


AK PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZCAN PURÇU (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekili kardeşlerim; hepinize saygılarımı sevgilerimi sunuyorum.

Evet, gönül ister ki bu kürsüden güzel şeyler konuşalım ama ülkemizin hâli malum, belli. Onun için üzülerek bunları söyleyeceğim, konuşacağım. Biraz önce bir haber geldi son dakika diye, dolar 3,30'u aşmış, borcumuz 45 milyar daha artmış. Bu, vatandaşın üzerine gelen bir borç; sen ben ödemeyeceğiz bunu, vatandaşın çilesi olarak vatandaşın sırtına yükleyeceğiz.

Yine biraz önce son dakika haberi geldi: Yine benzine bu akşam 9 kuruş zam yapılacakmış. Ya, bu vatandaş ne yapacak, ne yapacak bu vatandaş! Tarım bitti, ekonomi bitti, hayvancılık bitti, turizm bitti; biz ne yapacağız, bu vatandaşa ne vereceğiz? (CHP sıralarından alkışlar) Bu ülkeye en büyük zararı siyasetçiler veriyor şu an, iktidar veriyor şu an arkadaşlar. Ya, hiç insaf yok mu!

Tarım alanları, arkadaşlar, yüzde 10 azalmış, samanı dahi dışarıdan alıyoruz. Hayvancılıkta et ithalatı sınırsız hâle getirilmiş, hayvancılık da öldü. Ya, dört mevsim gören bir ülke burası, ne yapıyoruz biz arkadaşlar! Acilen bu Hükûmetin, iktidarın görevini yerine getirmesi lazım. Bu vatandaş artık huzura kavuşmak istiyor; bu vatandaş açlık, yoksulluk, işsizlik çekmek istemiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Dört mevsim gören bir ülkede işsizlik had safhada, yoksulluk had safhada. 6 milyon yoksul olmuş arkadaşlar, haberiniz var mı? Tarımıyla, turizmiyle dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz ya. İktidarın, Hükûmetin görevi ülkesinin zenginliklerini vatandaşına aksettirmektir. Biz böyle bir şey görmedik ya, zenginlik de görmedik, hep fakirlik. 17 milyon yoksul var bu ülkede. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Yarın ne yiyeceğini düşünen 17 milyon yoksul var. Ne yapıyoruz arkadaşlar? Tutturmuşuz burada yok FETÖ, yok başkanlık. Başka işimiz yok mu bizim ya, başka işimiz yok mu? (CHP sıralarından alkışlar)

İşsizliği düşünen yok. 4 tane üniversite bitirmiş delikanlı gençler, kızlarımız sokaklarda geziyor, garsonluk yapıyor ya. Geçen gün bir kızımız, mühendis ya, yazık, günah ya, İngilizcesi var, yemin ederim, bana çay getiriyor, servis yapıyor. Yazık, ayıp arkadaşlar, ülkemizin ayıbı bu ya, vallahi ülkemizin ayıbı. Ben artık utanıyorum, yurt dışına da gidiyorum, utanıyorum.

Tarımımıza var ya el atsak... Çiftçimize destek ver ya Tarım Bakanım, çiftçimize, şu ülkeye destek verin ya. Hayvancılığa destek verin. Turizm Bakanım, turizm can çekişiyor, kaç tane otel satılık ya. Arkadaşlar, artık ne yapacağız biz, ne yapacağız? Yazık, günah. Bırakın belediyeleri melediyeleri. İktidar, Hükûmet ne yapıyor ya? Ben göremiyorum.

Bakın, dün Kayseri'ye gittik. Kayseri'de rantın en güzel olduğu yerde Roman vatandaşların gene evlerini yıkmışlar, 30 kilometre öteye... Hani biz Müslüman'dık, hani kardeşimiz açken biz tok kalamazdık? 30 kilometre öteye bir çukurun içine koymuşlar, oradaki güzel yerleri apartman yapmışlar, 500 bin euroya satıyorlar. Benim Roman kardeşime 50 bin liralık ev vermişler.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Yazıklar olsun!

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Servis yok, ulaşım yok yani hastane yok, araba da çalışmıyor, eczane yok, çocukları da okula gidemiyor; ondan sonra burada kalkıyorlar, diyorlar ki: "Efendim, mülteci çocukları araştırıyoruz." Bu çocukları ne yapacaksınız? Bu çocuk sokakta. Ne yapacaksınız ya? Ne yapacaksınız bu çocukları? (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ne yapacaksınız? Çocuk mu araştırmak istiyorsunuz, alın size çocuk. Var mı başka bir şey? Alın, bakın, burada çocuklar var. Mülteciler de bizim çocuklarımız, araştırabilirsiniz ama bakın, elli defa söyledim, ben utanıyorum artık. Strateji belgesi yaptınız, izleyen var mı? Burada bir tane milletvekili "Roman Strateji Belgesi'ni izliyorum, şunu yapıyor." desin, geleceğim, alnından öpeceğim, özür dileyeceğim. Yazıklar olsun ya, yapmayın ya, yapmayın! Çadırda yaşıyorlar, utanmıyor muyuz ya? Yapmayın arkadaşlar, vallahi rezillik. Orada 300 tane çocuk Kayseri'de okula gidemiyor, bir tane servis çıkaramıyoruz. Kayseri milletvekilleri nerede? Nerede Kayseri milletvekilleri? Ayıptır, günahtır arkadaşlar.

Ülkemizin zenginliklerini biz vatandaşa vermek zorundayız. Bunun vebali bizim üzerimize. Ben, Türkiye Cumhuriyeti milletvekili olarak... Tarımın zenginliklerini kullanamıyoruz; hayvancılığın, turizmin, yer altı yer üstü maden kaynaklarını kullanamadığımızdan, vatandaşa yansıtmadığımızdan ben Cumhuriyet Halk Partili bir milletvekili olarak bütün vatandaşlarımdan özür diliyorum, bütün vatandaşlarımdan. (CHP sıralarından alkışlar) Yazıktır, günahtır arkadaşlar. Bu ülke o kadar güzel, o kadar zengin bir ülke ki burada bir tane fakirin kalmaması lazım, bir tane yoksulun kalmaması lazım.

VELİ AĞBABA (Malatya) - Kendileri rezidansta, Roman vatandaşlar çadırda.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bakın, açlık sınırı 1.400 lirayı geçti, biliyor musunuz? 17 milyon yoksul, bu ülkede çoğu aç yatıyor. Gene yoksulluk sınırı 4.500 lirayı geçti. Bizim kardeşlerimiz 1.300 lira maaşla, hadi geçin bakalım, mucize yarat. Var mı böyle bir şey? (CHP sıralarından alkışlar) Çalışma Bakanım, Maliye Bakanım, biz Türkiye'yi rahatlatalım, vatandaşlarımızı rahatlatalım. Ona buna peşkeş yok arkadaşlar, bu ülkenin zenginliğini bu vatandaşlara vermediğimiz müddetçe onların yoksulluğu, fakirliği, sıkıntısı bizim günahımızdır, bizim günahımızdır. Yazık ya, Türkiye gerçekten, kalkınırsa bütün dünyada lider olabilecek bir ülke.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Başkanlık ne olacak?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Her gün buraya geliyor birileri, "Yok FETÖ şöyle olmuş, yok başkanlık böyle olmuş." Ya arkadaşlar, enerjiyi boşa harcıyoruz, ampul yanıyor burada, hepinizin enerjisi var, hepinizin yetkileri var, yazık, yazık, yazık! (CHP sıralarından alkışlar)

Arkadaşlar, elhamdülillah hepimiz Müslüman'ız. Ya arkadaşlar, kutuplaştık, kutuplaştık, kutuplaştık. Geçen gün Erzurum'a gittim. Cumhuriyet Halk Partisi... Milletvekilim kaçtı, "Ne oldu?" dedim. Ya, kaçıyor yanımdan adam. Ne oldu kardeşim ne oldu? Biz kardeşiz arkadaşlar, bu ülke hepimizin. AK PARTİ'li kardeşlerimi de seviyorum, HDP'li kardeşlerimi de, MHP'li kardeşlerimi de, Cumhuriyet Halk Partili kardeşlerimi de. (CHP sıralarından alkışlar) Bizim hep birlikte bu ülkeyi kalkındırmamız lazım ama ben bunu görmedim. O oraya ayrılıyor, bu buraya ayrılıyor; ülke kutuplaştı da kutuplaştı. Yok böyle bir şey arkadaşlar.

Ben, Avrupa'da on bir yıl çalıştım, Avrupa Konseyinde çalıştım. Yeri geldiği zaman ülke menfaatleri için hep birlikte birleşiyor adamlar, ülkesini kalkındırıyor ama bizde böyle bir şey yok. Şuradan bir gün birisi kalkıp da "Şu fabrikayı açtık." demedi. Hep köprü yapıyoruz, hep yol yapıyoruz. Allah aşkına, bu ülkenin yolsuzlukla alakalı bir sıkıntısı kalmadı, yolsuzluk sıkıntımız kalmadı. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Hep yollar yaptık arkadaşlar; biraz da fabrika açalım, biraz da işsizliği önleyecek alternatif kalkınma modelleri yaratalım. Var mı Hükûmette bu?

MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Var tabii.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Bana bir tane gösterin ya. "Şu gün şu fabrikayı açtık, 500 kişi işe aldık." deyin. Var mı ya? Kırılıyoruz ya.

MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Görmek istemeyene...

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Yeni rakamlar açıklanmış, hepsi hikâye, yüzde 11 işsizlik. Çıkın bakalım şu sokağa, 100 insan çevirin, 11 kişi işsiz bulacak mısınız, yoksa 60 işsiz mi bulacaksınız? Yok böyle bir şey.

Arkadaşlar, kendimize gelelim. Enerjimizi, ülkenin enerjisini boşuna harcamayalım. Yazık günah vatandaşa. Vallahi, vatandaş ızdırap çekiyor. İntiharların sayısı arttı.

Yarın ne olacağını düşünen, ne yiyeceğini düşünen, "Hangi işe hangi başvuruyu yapayım?" diye kara kara düşünen vatandaşımız var, gençlerimiz var. Bu ülke genç nüfusa sahip bir ülke. Gençlerimizi de kullanamıyoruz, topraklarımızı da kullanamıyoruz, tarımı da kullanamıyoruz, vatandaşlarımıza da bu ülkenin zenginliklerini yansıtamıyoruz.

Biz daha ne yapacağız arkadaşlar ya?

MEHMET AKİF YILMAZ (Kocaeli) - Gölge yapmayın ya.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Şu Mecliste birleşip hep birlikte karar alamıyoruz. Efendim "Şunu araştıralım." diyoruz, ret geliyor; "Bunu araştıralım." diyoruz, ret geliyor. Niye ret veriyorsunuz arkadaşlar? Biz de bu ülkeye hizmet edeceğiz hep birlikte. Niye ret veriyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Çok bağırıyorsun. Bağırma, "Evet." vereceğiz.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Ama olmaz, ret vermeyeceksin. Ülkenin menfaatleri vatandaşın menfaatlerinin doğrultusundaysa "Hayır." demeyeceksiniz. Sırf siyasi sebeplerden dolayı "Hayır, hayır, hayır." Yok böyle bir şey.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Neye "Evet." diyelim?

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Biraz farklı konuşalım, farklı düşünelim. Hep birlikte bir şeyler de yapabiliriz bu ülke için.

Bakın, emekçiler mahvolmuş durumda, memur mahvolmuş durumda, işsizler zaten ona keza. Herkes muallakta.

Arkadaşlar, herkes aklını başına alsın. Biz burada rahat rahat oturuyoruz vallaha. Millet acı çekiyor, hüzün var, sıkıntı var, zaten terör eylemleri had safhada, had safhada. Bir an önce ülke olarak hep birlikte el ele vereceğiz, kalkındıracağız bu ülkeyi arkadaşlar. Yok böyle; Hükûmeti de eleştiriyorum, iktidarı da eleştiriyorum. Biraz kendimize gelelim, kendinize gelin arkadaşlar.

Bakın, strateji belgesini hiçbiriniz takip etmiyor. Gelin, bir gün burada Roman konusunu işleyelim, bir gün boyunca. Hepinize teklifim, MHP grup başkan vekillerimize söylüyorum, AKP'li...

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Her hafta işliyoruz, her hafta.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Biz zaten hazırız. Bir gün boyunca Romanların yoksulluğunu konuşalım. Hani nerede?

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Her hafta konuşuyoruz.

ÖZCAN PURÇU (Devamla) - Hani nerede konuşuyorsunuz ya? Oyunu almaya geldiğinizde tamam.

Vallaha, bütün vatandaşlara söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarında acı yok, hüzün yok; barış var, sevgi var, mutluluk var. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) İnanın, emekçiye de, işçiye de, yoksula da, fakire de dokunacak bu Cumhuriyet Halk Partisi. Artık alternatif, tek, sadece Cumhuriyet Halk Partisi. Artık bitti arkadaşlar, herkes de bu gerçeği görsün.

Hepinize sevgiler saygılar arkadaşlar, sağ olun. (CHP sıralarından alkışlar)