Konu:Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı Ve Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:21
Tarih:16/11/2016


Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı'nın 3'üncü maddesiyle ilgili verilen önergede Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım.

Sayın milletvekilleri, bu maddeyle 351 sayılı Kanun'un 23'üncü maddesi başlığıyla birlikte değiştiriliyor. Değişiklik "Kurum yurtlarında barınan öğrenciler ile birlikte Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ve kamu yararına çalışan derneklere ait yükseköğretim yurtlarında barınan öğrencilere YÖK, Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde beslenme ve barınma yardımı yapılabilir." diyor.

Öncelikle şunu belirteyim: Sayın vekiller, Türkiye'de, gerçekten, öğrencilerin barınma sorunu var; hem ortaöğretimde var hem üniversitelerde var. Şu an itibarıyla yükseköğretimde 682 yurt var ve toplam kapasitesi 550 bin. Ancak, üniversitelerde öğrenim gören öğrenci sayısına baktığınızda, 6 milyon 137 bin. Bu rakam içerisinden açık öğretim öğrencilerini çıkartsanız bile, yine, 4 milyon 500 bin küsur öğrencinin öğrenim gördüğünü biliyoruz. Yani, yurt sayısı kesinlikle bu öğrencilere yeterli olamıyor.

Yurt yapmak devletin işidir diyoruz her zaman. Devletin kontrolünde olması gerekir, devlet tarafından hatta bir de üçüncü göz tarafından bir dış denetime tabi olması gerekir diyoruz. Ancak, Kredi ve Yurtlar Kurumunun yurtlarında artış olsa da diğer yurtlardaki artışlar da yok denecek kadar az değil. Dernek yurtlarında yüzde 55 artış var ve 2.432'ye çıkmış durumda, vakıf yurtlarında yüzde 35 artış var ve 208'e çıkmış durumda, şahıs yurtlarında yüzde 138 artış var ve 619'a çıkmış durumda, tüzel kişiliklerin yurtlarında ise yüzde 97 artış var ve 1.482'ye çıkmış durumda. Evet, bu yurtların denetlenmesi son derece önemli ve her zaman söylediğimiz bir şeyi tekrar ifade ediyorum ki, öğrencilerin yurt sorununu öncelikle devlet çözmelidir. Bakın, ortaöğretimdeki öğrencilerin sadece yüzde 1'i, yükseköğretimdekilerin sadece yüzde 15'i yurt imkânından yararlanabiliyor. Demek ki devletin belki de TOKİ iş birliğiyle çok daha fazla yurt yapmasına ihtiyaç var.

Sayın vekiller, bu süreçte ne Karaman vakaları gördük, ne kadar illegal ve denetimsiz yurt olduğunu gördük. Hatta, illegal yapılanmaların envanterinin bile hâlen çıkartılmadığını biliyoruz ve bunu defalarca söyledik.

Şimdi, geliyorum buradaki maddeye. Bu maddeyle ilgili olarak bize Plan ve Bütçe Komisyonunda 2 tane liste verildi: Biri, vergiden muaf olan vakıfların listeleri; diğeri de, vergiden muaf olan derneklerin listeleri. Hepsinde çok sayıda vakıf ve dernek var ama çoğunun yurdu yok. Tabii, bu vakıflar içerisinde Ensar Vakfı da var.

Şimdi, değerli vekiller, burada üzerinde durmak istediğim nokta şu. Maddede diyor ki: "Bu yurtlarda barınan öğrencilere Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca müştereken belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde beslenme ve barınma yardımı yapılabilir." Şimdi, şunu söylemek istiyorum: Bu derneklerden, vakıflardan bu desteklerin sağlanması konusunda belirlenecek olan usul ve esaslar çerçevesinde bazılarına kesinlikle ayrıcalık yapılmaması gerekir. Bunun Bakanlığın asli görevi olması gerekir. Bu konunun bir kez daha altını çizmek istiyorum. Ensar Vakfı veya başka bir oluşuma kesinlikle farklı bir muamele yapılmamasını burada bizzat bir kez daha ifade etmek istiyorum. Ve tekrar söylüyorum ki: Yurt sorunu Türkiye'de vardır ve bu sorunu çözecek olan Millî Eğitim Bakanlığı ve Kredi ve Yurtlar Kurumudur. TOKİ iş birliğiyle kendi denetimlerinde ve bir dış denetim sağlayarak bu sorunu kesinlikle çözmek zorundadır. Ve birtakım yaşanan olumsuz olayların yaşanmamasının, bu çocukların ağabeylerin, ablaların elinde kalarak sorunların yaşanmamasının bir kez daha altını önemle çizmek istiyorum.

Teşekkürler. (CHP sıralarından alkışlar)