Konu:Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:21
Tarih:16/11/2016


Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; iyi akşamlar diliyorum.

Son on beş yılda üniversite sayısı Türkiye'de 2,5 kat, öğrenci sayısı 3,5 kat arttı. Yurt sayısı da arttı fakat öğrenci sayısı artışına bakıldığında talebi karşılamakta maalesef yetersiz. 2002'de Kredi ve Yurtlar Kurumuna bağlı 191 devlet yurdu varken, Millî Eğitim Bakanlığının 2015-2016 rakamlarına bir göz attığımızda bu sayı 592, yurtların toplam kapasitesi 451.941.

Yurt ve öğrenci sayısı arasındaki orantısızlık barınmanın üniversitelerin en öncelikli sorunlarından biri olduğunu gösteriyor. Kapasitesinin sınırlı olması nedeniyle öğrenciler ve aileleri çeşitli grupları kendilerine barınak temin ettikleri için aramak ve bunlarla temas kurmak durumunda kalıyor. Bu memlekette 15 Temmuz FETÖ faciası yaşandı dolayısıyla aileler bu konuda çok tedirginler. Kendilerinin gönül huzuruyla devletle illiyeti olan barınma ve korunma yerlerinde kalmasını arzu ediyorlar. Bu sebepten dolayı, sosyal devlet gereği öğrencilerimizin barınma imkânları konusunda alternatif üretmek ve bu sayıları artırmak durumundayız. Buna özellikle gayret etmek gerekiyor.

Diğer yandan, özel yurt ücretlerinin el yaktığını görüyoruz her dönem öğrencilerine mekân arayan ailelere yardımcı olmaya gittiğimizde. Önemli bir sektör ve ciddi anlamda fiyatları artış içerisinde. Öğrenci artışından dolayı ihtiyacı karşılayamayan Kredi ve Yurtlar Kurumu, özel yurtlara öğrencileri yönlendiriyor.

Bir başka konu, öğrencilerin ulaşımıyla ilgili; okullarını seçme veyahut da yurtlarını seçme şansları olmuyor. Yine, Kredi ve Yurtlar Kurumunda olsa bile fakültesi ile yurdu arasındaki mesafede 2 vasıta değiştirmek zorunda kalıyor. Oysa okulların yakınlık derecelerine göre dağılım göz önünde bulundurulsa bu meselelerde daha çok çözüm üretecektir diyoruz.

Barınma sorunundan kaynaklı bu problemler, bir başka şekilde, üniversitelere yakın yerlerde ev kiralarını çok ciddi anlamda artırdığını gösteriyor. En son, emlak sitelerine bakıldığında, başta İstanbul olmak üzere, üniversitelere yakın yerlerdeki kira artışının diğer yerlere göre çok daha yüksek olduğu, öğrencilerin birkaçının bir araya gelerek ev tutmalarından kaynaklı bu işin ev sahipleri tarafından istismar edildiği gerçeği kendisini gösteriyor.

Öğrencilerin en büyük sorunlarından bir tanesi de -bunu buradan ifade etmek durumundayız sayın milletvekilleri- Kredi ve Yurtlar Kurumuna borçlanmış, öğrenim harcı ve kredisi kullanmış çocuklar, okulları bittikten sonra malumunuz hemen işe başlayamıyorlar fakat kredilerini yeniden ödemekle ilgili bir çizelge ortada ve borçlarını ödemek durumundalar. Şimdi, burada birikmiş borçlarından dolayı bunun altından kalkamayan gençler var. Talep ediyorlar "En azından faizleri silinse de ana parayı yapılandırsak, biz de bayramda büyüklerimizin elini öperek alacağımız harçlıklarla veyahut da başka yerlerden borçlanarak bu borcumuzu kapatsak." diyorlar.

Tabii ki en büyük problemimiz, gençlerimiz istihdamıyla alakalı. İstihdam sorunumuzu çözmeden gençlerimizin verimli hâlde kullanılmasını sağlayamayız. Üretime dayalı bir ekonomi programıyla yeniden eğitimli insan gücümüzün üretime katma değer olarak üretilmesi konusunda, katkı vermesi noktasında özel gayret sarf etmeliyiz.

Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. Bu geçmiş olduğu önemli süreçte biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak ayrılıkları ve problem alanlarını tespit edip onun üzerinden siyaset yaparak sosyal yaralar açmak ve o kanamış yaralar üzerinden de siyaseten beslenmek yerine görmüş olduğumuz sorunları ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşarak sorunların çözümüne dair görüş ve düşüncelerimizi paylaşıyoruz. Bu Yükseköğretim Kurulunda kapatılan üniversitelerin öğrencilerinin problemlerinin çözümüyle ilgili olan konular başta olmak üzere yine Kredi ve Yurtlar Kurumunda öğrencilerin daha verimli ve barınma imkânlarının sağlıklı yürütülebilmesi konusunda da konuyla ilgili birimlerle görüş ve düşüncelerimizi paylaşıyoruz.

Milliyetçi Hareket Partisinin parti programından ve birikimli milletvekillerinden her zaman için istifade eden ve bunun sağduyusuna güvenen devlet yöneticilerine de bu vesileyle buradan teşekkür etmek istiyorum. Çünkü Türkiye bu süreçte ortak akılla, millî iradeyle daha iyiyi yapma durumundadır.

İnşallah bu süreç daha sağlıklı bir yere doğru ülkemizi götürecektir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)