Konu:Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:21
Tarih:16/11/2016


Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarı ve Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ERGÜN TAŞCI (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 435 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın geneli üzerinde konuşmak üzere söz almış bulunmaktayım, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

2015 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun bazı maddeleri Anayasa Mahkemesinin kararıyla iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı temel olarak iki gerekçeye dayanmaktadır. Birincisi, olağan bir kanunda düzenlenmesi gereken bir hususun bütçe kanunuyla düzenlenmesidir. İkincisi ise Meclise ait olan bütçe hakkının, çerçevesi, sınırları ve esasları belirlenmeksizin yürütme organına devredilmesidir.

Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısı Anayasa Mahkemesinin iptal kararında yer verdiği gerekçeler çerçevesinde hazırlanmıştır. Bu kapsamda, kanun tasarısıyla, önceden bütçe kanunuyla düzenlenmiş olan hususlar 5018 sayılı Kanun ile 4734 sayılı Kanun'a taşınmaktadır. Ayrıca, düzenlemeyle yürütme organına devredilen yetkilerin sınırları ve çerçevesi bu tasarıyla çizilmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Meclisin onayına sunulan merkezî yönetim bütçesi çok sayıda ödeneği barındıran, teknik bir belgedir. Parlamentonun bütçeyi görüşüp onaylarken her bir ödeneği ayrı ayrı değerlendirip tartışması mümkün değildir. Plan ve Bütçe Komisyonunda bütçeler ayrıntılı olarak ve teknik niteliği ağır basan bir çerçevede ele alınıp görüşülmektedir. Ancak, kamu kurumlarına ilişkin ödenek tahsisleri genel ve toplam rakamlar üzerinden oylanmaktadır. Genel Kuruldaki görüşmelerde ise bütçeler daha genel bir çerçevede ele alınıp görüşülmektedir. Genel Kuruldaki görüşmelerde de bütçe büyüklükleri genel ve toplam rakamlar üzerinden oylanmaktadır.

Bütçe hazırlanırken öngörülen tahmin ve varsayımlarda yıl içerisinde sapmalar ortaya çıkabilmektedir. Değişen koşullar nedeniyle yıl içerisinde yeni ihtiyaçlar meydana gelebilmektedir. Bazı harcama kalemleri gerekçesini yitirebilmekte, hizmeti yürütecek idare veya idare birimleri değişebilmektedir. Bu ve benzeri sebeplerle ödenek aktarma işlemleri zaruret arz etmektedir. Ödenek aktarma işlemleri sayesinde kamu hizmetlerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesi sağlanmaktadır.

Görüşmekte olduğumuz kanun tasarısıyla ödenek aktarma işlemlerine ilişkin usul ve esaslar belirlenmektedir. Yapılması öngörülen düzenleme özü itibarıyla şu hususları ifade etmektedir: Birincisi, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki ödenek aktarmaları ile Kamu idarelerinin kendi bütçeleri içinde yapacakları aktarma işlemlerinin sınırları bu tasarıyla belirlenmektedir. Kamu idarelerinin bütçeleri arasındaki aktarma işlemlerine ilişkin yetkinin merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayıyla kullanılması ve aktarmalara ilişkin temel kuralların 5018 sayılı Kanun'da belirlenmesidir. Bu suretle, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri, derhâl çalışma yapılarak, mali disiplin ve bütçe esnekliği gözetilerek böylece karşılanmış ve bu, mahkemenin kararının yerine getirilmesi anlamına gelmiş oluyor.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, tasarının diğer bir maddesi, Anayasa Mahkemesinin, bütçe kanununun iptali üzerine vermiş olduğu kararın yerine getirilmesinden ibaret olan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca, birden fazla yılı kapsayan yatırım projelerinde ihaleye çıkılabilmesi için proje maliyetinin en az yüzde 10'u oranında ödenek ayrılmış olması gerekmektedir. Bu düzenlemenin amacı, ödeneği olmaksızın yatırıma başlanması sonucu yatırımların atıl kalmasının engellenmesidir.

Ülkemiz, 1990'lı yıllarda ödeneği yetersiz kaldığı için uzun yıllar tamamlanamayan projelere şahitlik etmiştir. Dolayısıyla, bu düzenleme oldukça haklı bir sebebe dayanmaktadır. Ancak yıllar içerisinde, özellikle "mega proje" olarak adlandırılan projeler için yüzde 10'luk ödenek ayrılma kuralı, projenin büyüklüğü dikkate alındığında oldukça yüksek bir düzeye işaret etmektedir. Söz konusu mega projelerin, bütçe imkânları dikkate alınarak yürütülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, 2015 Yılı Bütçe Kanunu'nda bazı projeler için bu şartın aranmamasına ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi, gerekçeleri de kararın içerisinde detaylı olmak üzere iptal etmiştir.

Dolayısıyla, görüşmekte olduğumuz kanun tasarısıyla yapılan değişiklik neticesinde, merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen, stratejik öneme sahip yatırımlar ve projeler için bu şart aranmayacaktır. Plan ve Bütçe Komisyonunda bu tasarı görüşülürken Bakanlığımızın buna ilişkin detaylı açıklamalarını da dinlemiş olduk. Böylece, hem Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki gerekçesi karşılanmış olacak hem de ülke kalkınmasına temel teşkil edecek projelerin devamı bu düzenlemeyle sağlanmış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, konuşmamızın bu bölümünde, ülkemizin ekonomik gelişmesinin temeli olan, yükseköğrenim gören gençlere hizmet veren Kredi ve Yurtlar Kurumunun faaliyetlerine değinmek istiyorum. Kredi ve Yurtlar Kurumunun yükseköğrenim gören gençlere sunduğu hizmetler son yıllarda hem nitelik hem nicelik olarak oldukça artmıştır. Kurum yurtlarındaki yatak kapasitesi artırılırken, aynı zamanda yurtların kalitesi de eş zamanlı olarak artmıştır. Özellikle yeni açılan yurtların sunduğu imkânlar öğrencilerin her türlü ihtiyacını karşılayacak standarda sahip gözükmektedir. Gençlerin sosyal, kültürel ve sportif gelişimini sağlamak maksadıyla, Millî Eğitim Bakanlığı ile Yüksek Öğretim Kurulu arasında yapılan protokoller çerçevesinde gönüllü bir faaliyet yürürlüktedir. Yurtlarımızda barınan öğrencilere yapılan beslenme yardımı son on dört yılda 14 kat artırılmıştır. Tasarıyla, beslenme ve barınma yardımı hem kurumun yurtlarında barınan öğrencilere hem de Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar ile kamu yararına çalışan derneklere ait yükseköğretim yurtlarında barınan öğrencilere bir öğretim yılında dokuz ayı geçmemek ve kurum yurtlarında kalan öğrencilerin devlete bir aylık maliyetini geçmemek üzere bu düzenlemeyle verilebilecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, tasarıyla gelen bir düzenleme otomobillerle ilgili, özellikle ÖTV Kanunu'ndaki düzenlemeye ilişkindir. Binek otomobilleri ve esas itibarıyla, insan taşımak üzere imal edilmiş diğer motorlu taşıtlardan alınan ÖTV mevcut durumda motor silindir hacmine göre belirlenmektedir. Buna göre, motor silindir hacmi 1,6'nın altında olan araçlar yüzde 45; 1,6 ile 2 arasında yüzde 90, 2 üzeri araçlar için yüzde 145 oranında vergi ödenmektedir. 2015 yılında satılan araçlar incelendiğinde, bu araçların yüzde 96'sının 1,6 motorun altındaki araçlar olduğu gözükmektedir. Ancak bu araçlar teknoloji, fiyat ve çevreye verdikleri zararlar itibarıyla oldukça farklı araçlardır. Bu araçların fiyatları arasındaki farklılık da oldukça yüksek düzeydedir, bu farklılıklara rağmen tümü aynı oranda vergiye tabi tutulmaktadır. Mevcut vergi sistemimiz söz konusu farklılaşmayı kavrayamamaktadır. Sadece motor silindir hacmine dayalı vergilendirme sisteminin sürdürülebilirliği önünde engel teşkil etmektedir. Mevcut vergi sistemi Türkiye'ye özgü 1.6 motor araç üretimine dayalı bir sistemi ortaya çıkarmaktadır. Sahip olduğu teknoloji ve fiyat itibarıyla lüks sınıfa girmesi gereken bir otomobil, sadece motor hacmi dikkate alındığında gayet mütevazi bir otomobille aynı vergiye tabi olmaktadır. Bu nedenle düşük gelir gruplarının tercih ettiği otomobiller ile daha yüksek gelir gruplarının tercih ettiği otomobillerin aynı vergi oranına tabi olması vergi adaletiyle çelişmektedir.

Tasarıyla ÖTV'nin farklı kriterlere göre belirlenmesi konusunda düzenleme yapabilmek üzere Bakanlar Kuruluna yetki verilmektedir. Böylece Bakanlar Kurulu ÖTV'yi farklı oranlar itibarıyla belirleyebilecektir. Değişikliğin yasalaşması hâlinde Bakanlar Kurulu farklı gelir gruplarının tercih ettiği araçlarda vergi değişikliği yaparak vergi adaletini pekiştirebilme imkânına sahip olacaktır. Yine, bu tasarı Bakanlar Kuruluna yetki verilmesinden ibarettir, bu yetkinin kullanılıp kullanılmayacağı veya ne zaman kullanılacağı Bakanlar Kurulunun takdirinde olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine, bir diğer düzenleme sosyal güvenlikle ilişkilidir. 5510 sayılı Yasa'daki üst sınır olarak 16 yaşından büyük sigortalıların günlük kazancı 6,5'tan 7,5 katına yükselmektedir.

Yine, bu tasarıyla gelen bir düzenleme serbest bölgelere ilişkindir. Bakanlar Kurulunca serbest bölge ilan edilen araziler kullanıcı lehine tapuda tescilin yapılacağı tarihe kadar arazi vergisinden muaf olacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Mikrofonunuzu açıyorum.

Buyurunuz.

ERGÜN TAŞCI (Devamla) - Diğer taraftan, serbest bölgelere veya bu bölgelerden yapılan ihraç amaçlı yük taşıma işlerinde KDV tahsil edilmeyecektir.

Sözlerimi tamamlarken yasanın hayırlı olmasını diliyorum.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Taşçı.