Konu:Bilirkişilik Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:16
Tarih:03/11/2016


Bilirkişilik Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

RUHİ ERSOY (Osmaniye) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; "bilirkişilik" kavramı üzerine değerlendirmeler yasalaşma sürecinin içerisinde. "Bilirkişi" kavramı Türk halk kültürü içerisinde ve Türk töresinde kanaat önderi, akil adam ve ak sakal olarak bilinen şahıslarla ilgilidir. Bunlar zamanın, şartların, hayatın, geleneğin biriktirdikleriyle beraber toplumda saygın kişiler olurlar ve pek çok konuda arasında sorun olanlar bu kanaat önderleri ve ak sakalın belirlemiş olduğu sorun çözme metodunu kabul ederler ve toplumda bir uzlaşma olur. Aslında bu kamu denetçiliği, ombudsmanlık gibi kurumlar da Türk kültürünün müktesebatında var olan bu yapıları da uyarlamayla ilgili bence yani ombudsmanlık kavramı ve ismi uluslararası Batı literatüründen gelmiş gibi gözükse de kendi müktesebatımızda var olan kavramlar ile onlar arasındaki özgünlüğü ifade ederek yerlilik ve millîlik yolunda da hayırlı işler yapmış oluruz diye düşünüyorum.

İşte bu kapsamda her siyasetçinin kendi siyaset yaptığı coğrafyada, bölgede kanaat önderleriyle temasları vardır, bilirkişilerle temasları vardır; "Hayat nereye gidiyor? Gündelik yaşam nedir? Bize neler tavsiye edersin?" diye nabız tuttuğu bir yer vardır. Bunu eski siyasetçiler de "Falanca amca ya da falanca bölge ya da falanca şahıs bunu çok iyi bilir." ya da "Muhterem biriyle görüştün mü?" ya da "Falanca amca bu konuda şöyle demişti, böyle olmadı mı?" gibi aslında burada bir de halk irfanına, sezgisine de müracaat vardır. Evet, siyaset buradan beslenmeli ama akılla, rasyonel politikalarla da tedbirini almalı.

Bu kapsamda, "Şu kürsüye çıktığında 'Bu yer fıstığı para etmedi.' oradan bir söyle de yüreğim bir soğusun." diyen, Düziçi'nden beni arayan o bilirkişilerin sözünün, yüreklerinin bir şekliyle ifadesi olarak bunu buradan dillendirmek istiyorum.

Bizim Osmaniye'miz yer fıstığı üretiminde Türkiye'de çok önemli bir üretim merkezidir. Üretimi bir şekliyle entegre tesisi ve sanayiye dönüştürme aşamasında bazı girişimler olsa da genelde bu işin işçiliğini ve üretimini yapar ve bunu genelde kuruyemiş sektörüne gönderir.

Değerli milletvekilleri, ürünler bu sene beş altı yıl önceki fiyattan ancak karşılık bulabiliyor. Çiftçinin üretmiş olduğu emek, mazot, gübre parası ve maliyet ile üretimi arasında ciddi bir sıkıntı var. Esnaf, bunun üzerinden para kazanan esnaf ciddi anlamda bir mağduriyet içerisinde ve en çok arzuları -tıpkı Karadeniz'de fındıkta olduğu gibi- destekleme alımlarıyla ilgili genel rekolte hesaplarına göre buranın devlet eliyle bir standardının belirlenmesi.

İşte, bu bilirkişinin ve bilirkişilerin "Bu konuyu dillendir." demesinin yanı sıra hemen modern bilirkişi konumuna gelen sendikalarımızın ve STK'larımızın da sözcülüğü şu: Bizim memlekette Kadirli ile Osmaniye arasında bir yol var. Bizim belediye başkanı diyor ki: "Ben Adana'ya liseye giderken bu yoldan gidiyordum, hâlâ aynı yoldan." Sanırım o 50 küsur yaşında. Biz bu yolun duble yol olmasını istiyoruz -iktidar partisi milletvekili de bu konuda bizimle aynı fikirde- bunun da duble yol olması konusunu buradan dillendirme arzusundayım.

Bir de, bizim devlet hastanemiz var, 57'nci Hükûmette Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin katkılarıyla yapılan hastane. 600 yatak kapasiteli bir hastaneden bahsediliyor. Akıbetinin ne olduğu henüz daha belli değil. Ve şu anki devlet hastanemiz ciddi anlamda, fiziki olarak, hasta ve çalışanlarının potansiyelini kaldıramayacak bir konumda. Bu konudaki çalışmaların hızlı bir şekilde yapılmasını istiyoruz. Aslında asıl istediğimiz ve benim de burada önerge verdiğim konulardan bir tanesi bir tıp fakültesi hastanesinin kurulması, araştırma, uygulama hastanesine dönüşmesi. Sadece yatak kapasitesinin artması değil, ciddi anlamda yeni birimlerin de sağlık hizmeti olarak şehrimize gelmesini istiyoruz.

Organize sanayimizin ve buna benzer, şehrimizin denize açılmasıyla alakalı bazı çalışmaları da ileriki günlerde verdiğimiz önergelerle burada dillendirmek istiyoruz.

Biz "bilirkişilik" kavramıyla bilirkişilerden bize gelenleri bugün burada ifade etme niyetindeydik. Buna imkân veren Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna ben teşekkür ediyorum. Vermiş olduğumuz önergenin olumlu olarak desteklenmesini bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)