Konu:Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:10
Tarih:20/10/2016


Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Değerli milletvekilleri, 418 sıra sayılı Ticari İşletmelerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı'nın 14'üncü maddesi üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru esnaf ve sanatkârlarımızın, KOBİ'lerimizin finansman sorunlarına bir nebze olsun çözüm getirecek olan bu tasarıya genel hatlarıyla olumlu bakıyoruz ancak yine de KOBİ'lerimizin üretim, istihdam ve ihracata olan katkılarına karşılık yeteri kadar destek aldıklarını söylemek mümkün değil. KOBİ'lerimizin yakıcı sorunları çözüm beklemektedir. KOBİ'lerin sorunlarının çözümü ekonomik ve sosyal yapımızın da istikrarını sağlayacaktır.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'de şu anda savaş varmış gibi bir ekonomi yaşanıyor yani zengin daha zengin, fakir daha fakir. Bankalardan çekilen krediler yatırım için değil, borç kapatmak için kullanılıyor. Devlet harcamaları katlanarak artarken halkın yaşam koşulları gittikçe kötüleşiyor. TÜİK verilerine göre, 12 milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Nüfusun yüzde 70'i borçla yaşıyor. Bu yıl 898 bin kişi kredi borcunu ödeyememiş. Ülkemizde protesto edilen senetlerin toplam tutarı 8 milyar 518 milyon. Kendi seçim bölgem olan Sinop'ta dokuz aylık protestolu senet sayısı 1.332, geçen yılın toplamı ise 1.622. Sinoplu esnaf kan ağlıyor, turizmci kan ağlıyor.

Rus uçağının düşürülmesi, Türkiye'nin ihracat gelirini 10 milyar dolar aşağı düşürdü. Bu 10 milyar doların hesabını kim verecek? Esnafımız siftahsız dükkân kapatmaya başladı. Çalışanların sorunları her geçen gün daha da artıyor. Atanamayan öğretmenler hâlâ atanmayı bekliyor. Okullar bu yıl öğretmensiz açıldı. Siz çözüm üretmek yerine çalışmayan sayısını artırıyorsunuz. Başbakana, Maliye Bakanına sorsan her şey güllük gülistanlık. Onların çocuklarının ekonomisi tıkırında elbette; ekonomi deyince kendi çocuklarının ekonomisinden bahsediyorlar. Tok, açın hâlinden anlamaz.

Taşeron işçiler kadro istiyor, siz kulağınızın üstüne yatıyorsunuz. Siz değil misiniz seçim meydanlarında "Taşerona kadro vereceğiz." diyen. Çiftçi borçla boğuşuyor, çiftçi pahalı mazot ile pahalı gübreye para yetiştiremiyor. İcralık olmayan çiftçi neredeyse yok. Çiftçi toprağını satıp tarımdan vazgeçiyor. Emeklilikte yaşa takılanlara "Takılmaya devam edecekler." diyorsunuz. Köprü paralarını köprüden geçenlere değil, geçemeyene de ödetiyor, "Geçen de geçmeyen de ödeyecek." diyorsunuz.

Biz yatırımlara karşı değiliz, biz halkın sömürülmesine karşıyız. Siz halkın sorunlarına çözüm getiren kanun tasarılarını getirin, biz de olumlu bakarız zaten. Bize diyorsunuz ya "Çarşı her şeye karşı." diye, sizin de istekleriniz hiç bitmiyor; akşam yatıyorsunuz ne istesek diye, sabah kalkıyorsunuz, istemeye başlıyorsunuz. Kendiniz için değil, artık halk için isteyin. "Siyaset bize ne verir?" değil, "Biz siyasetçiler olarak topluma ne verebiliriz?" deyin.

Değerli milletvekilleri, vatandaşın derdi iş ve aş, sizin derdiniz başkanlık. Şu rakamlara bakın, SGK 2016 Temmuz verileri diyor ki: "KOBİ'lerde istihdam edilen sigortalı son bir yılda 10 bin, son bir ayda ise 272 bin azaldı." Türkiye'de işsizlik Temmuzda yüzde 10,7'ye çıkmış, işsiz sayısı 354 bin artarak 3 milyon 324 bine ulaşmış. Ülkemizin geleceği, ailelerin umutları, gençlerimizin işi yok. Genç işsizliği son bir yılda 1,5 puan artmış. Her 5 gencimizden 1'i işsiz. Gençlerimizi işsizlik batağından kurtarmak yerine Sayın Erdoğan'ı nasıl başkan yaparım derdindesiniz. Genç arkadaşlarıma sesleniyorum: Ömür boyu sosyal güvencenizin olduğu bir iş mi istersiniz, yoksa Sayın Erdoğan başkan olduğu hâlde işsiz mi kalmayı istersiniz? Bu sevdadan vazgeçip gençlerimizi işsizlikten kurtaracak çözümler bulalım. İşsizlik sanayide büyümeyle azalır, işsizlik üretimle azalır. KOBİ'lerimizi daha fazla destekleyerek, onların önünü daha fazla açarak istihdama sağladıkları katkıyı artıralım. Vatandaşa iş, vatandaşa aş verecek her projenize katkı vermeye hazırız.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin kısmen tablosunu çizdim. Bizim hak ettiğimiz tablo kesinlikle bu değil. Türkiye iyi yönetilmiyor, siz de bunu çok iyi görüyorsunuz. O nedenle, gelin, halkın yakasından elinizi çekin.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)