Konu:Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:9
Tarih:19/10/2016


Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA TACETTİN BAYIR (İzmir) - Çok teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Tasarısı üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, olağanüstü hâlin Türkiye ticaretine, sanayisine, esnafına, hatta kamu kurum ve kuruluşlarına yansıyan çok ciddi olumsuz tarafları var. Piyasa koşullarından etkilenen esnafımız gerçekten zor durumda. Üretim sevdalısı sanayicimiz gerçekten zor durumda. Komşu ülkelerle olan ilişkilerimizden kaynaklı ihracatımız zor durumda, hatta durma noktasında. Sonuç olarak, perişan durumda olan köylü, dar gelirli ve çalışanlarımıza bir de bu kesimler eklendi. Kamu personel alımları için kısa bir süre önce verdiğimiz, mülakatların kamera kaydıyla alınması önergemiz ne yazık ki AKP oylarıyla reddedildi ve bunun niye reddedildiğini yeni yeni anlar gibiyiz çalan telefonlardan. Sizler gibi düşünmeyen insanları tespit etmek için ne yazık ki kamu mülakatlarında şu soruyu sorduğunuz iddia edilmektedir: "Türkiye'nin yetiştirdiği son yüzyıldaki en büyük lider kimdir? A) Mustafa Kemal Atatürk B) Tayyip Erdoğan" Kamuya alacağınız çalışanlarla ilgili bu soruyu sorduğunuzda -partinizin kurucu kişisi ile bu toprakların yetiştirmiş olduğu en büyük devrimci lider olan, cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü kıyaslamak- tüm dünyanın liderliğini kabul ettiği, cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önderimizin adını verenleri eleyerek Sayın Cumhurbaşkanımızın adını verenleri işe yerleştirdiğiniz ifade edilmektedir.

BÜLENT TURAN (Çanakkale) - Yok, öyle bir şey yok.

TACETTİN BAYIR (Devamla) - Seçmeli ders diye koyduğunuz Arapçayı okul idarecileri, okul yöneticileri velilere baskı yaparak zorla tercih yapmalarını istemekte, eğer Arapça ders tercihini kullanmazlarsa çocuğu okula kaydetmeyeceklerinin tehdidini savurmaktadırlar. Bununla ilgili de çok sayıda şikâyet alıyoruz. 15 Temmuzu bahane ederek çocuklarımızın okullarını kapatıp velilerimizi, öğretmenlerimizi ve geleceğimiz olan, teminatımız olan çocuklarımızı "FETÖ'cü okulda okumuşlar." diye âdeta damgaladınız. Örgütlü toplumdan korktuğunuz için sendikalara baskı uygulayıp sayı zorlaması getirdiniz. Şimdi, kendinize yakın olan sendikacılara da "FETÖ'yü temizleme işi bitti, şimdi sol tandanslı sendikacıları ve üyelerini gözaltına alacağız." diyerek korku imparatorluğu yaratıp sendikalı işçi sayısını azaltarak kasım ayında devreye girecek uygulamayla o sendikaları kapatma hesabı içindesiniz.

On binlerce öğretmeni görevinden uzaklaştırdınız. On dört yıl içinde eğitim sistemini hallettiniz. Çünkü -asıl istediğiniz- sorgulamayan, araştırmayan cahil bir toplum yaratmak istiyorsunuz. Öğretmenlerin evine götüreceği ekmeği onlara çok gördünüz, onları açlığa, sefalete sürüklediniz.

Yandaş medyayla toplumu âdeta hipnoz ederek on dört yıllık iktidarınızda cumhuriyet ve değerlerini sistemli bir biçimde yok ettiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

"Ekonomiyi düzelteceğiz." dediniz; cari açıkla, dış borçla ekonomiyi çökertip esnafımızı, ticaret erbabını, sanayiciyi borcunu ve vergisini ödeyemez hâle getirdiniz. 2002 yılında sıfır sorunla aldığınız dış politikayı ne yazık ki mahvettiniz. Komşu ülkelerle barış içinde yaşayan ülkemizin, üretim sevdalısı ihracat yapan sanayicinin ihracat yapmasının önünü tıkadınız. Fabrikaların kapanmasına neden oldunuz ve 6 milyon insanı işsizliğe mahkûm ettiniz. İşsizlik ve çaresizlikten intihar eden bir işsizler ordusu yarattınız.

15 Temmuzdan sonra, sadece vatan borcu için, vatan borcunu ödemek için kınalı kuzularını askere gönderen, vatanına ve bayrağına sahip çıkan, komutanın emriyle "Tatbikata gidiyoruz." diye kandırılan askerlerimizi gözaltına aldınız. Günahsız insanları "FETÖ'cü" diye damgaladınız, anaların babaların ciğerini dağladınız. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana vatanımızın, bayrağımızın bekçisi olan Türk Silahlı Kuvvetlerimizin itibarını yerle bir ettiniz.

Ülkesi ve bayrağı için PKK terörüyle çarpışıp can veren polis, asker, sivil şehitlerimiz ile 15 Temmuz gecesi can veren şehitlerimizi ayrıştırdınız, şehitlerimizin kemiklerini sızlattınız.

2023 yılındaki hedefinize ya da sizin ifadenizle "menziliniz"e yedi yıl kaldı. OHAL'i çıkararak, Meclisi baypas ederek kanun hükmündeki kararnamelerle, tek adam iradesinin emirleriyle yasalar çıkarmaya devam ediyorsunuz. Tüm bunları yapmayı kendinize hak görüyor, "Biz yüzde 50 oy aldık." diyerek size oy vermeyen diğer yüzde 50'yi yok sayıyorsunuz. Uygulamalarınızda kurunun arasında ne yazık ki yaşı da yakıyorsunuz. Cumhuriyet kurulduğu günden günümüze, Atatürk ve cumhuriyetle hesaplaşma içindesiniz. Bunu artık itiraf edin, hilafeti getirme hayali içindesiniz.

Bu topluma ne kadar baskı yaparsanız yapın, ne kadar hipnoz ederseniz edin, ne kadar işsiz bırakırsanız bırakın, ne kadar açlığa mahkûm ederseniz edin başaramayacaksınız. Bu ülkenin insanı Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan ve onun aydınlanma devrimlerinden vazgeçmeyecektir, vazgeçmeyecektir, vazgeçmeyecektir!

Hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Bayır.