Konu:HDP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:9
Tarih:19/10/2016


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ABDULLAH NEJAT KOÇER (Gaziantep) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. HDP grup önerisinin aleyhinde söz almış bulunuyorum.

Burada, benden önce konuşma yapan hatipleri dinlerken tebessümle izledim. Niye tebessümle izledim? Kendi açılarından baktıkları bu rakamlar tartışılabilir, her birine ayrı ayrı cevap verebiliriz.

Dünyada bu kadar büyüme sorunu yaşanırken, diğer ülkelerin, Avrupa ülkelerinin, dünyadaki bütün ülkelerin büyüme rakamları ortadayken, yaşadıkları sorunlar ortadayken, Türkiye bu sorunların içerisinde dünyadaki bu büyümeye, büyüme sıkıntısına rağmen, bölgedeki tüm istikrarsızlıklara rağmen, yanı başımızdaki Yunanistan'ın yedi yıldır krizden çıkamamasına rağmen, yine yanı başımızdaki Rusya'nın son yıllarda yaşadığı en büyük ekonomik krizlere rağmen, güneyimizde yaşanan birçok olaya rağmen Türkiye, Avrupa'da 1'inci, dünyada 5'inci olmuş büyümede. Niye bundan bahsetmiyoruz? Ha, büyüme rakamını beğenmeyebilirsiniz, diyebilirsiniz ki: "Büyümemiz yüzde 5'in üstünde olsun." Eyvallah, ben de istiyorum, 6 olsun, 7 olsun ama 2015 itibarıyla yüzde 4 büyüyen bir ülke, Avrupa bir yandan sıfırlara devam ederken, dünyada büyüme sorunu yaşanırken Türkiye'deki büyümeyi yok saymak, yok kabul etmek ve bunu eleştirmek son derece yanlış.

TAHSİN TARHAN (Kocaeli) - Nüfus artışı, işsizlik...

ABDULLAH NEJAT KOÇER (Devamla) - Elbette, nüfus artışı da önemli, hepsini de cevaplayabiliriz süremiz içerisinde. Diğer 3 hatibe karşı bizim partimizden hiçbir şekilde bir müdahale olmadı, sizin bu müdahalenizi de olumlu olarak görüyorum.

Şimdi, bir yandan Türkiye, Avrupa'da 1'inci, dünyada 5'inci büyüme içerisinde olurken -ki nüfus artışı bizim lehimize bir şeydir- diğer yandan AR-GE'de, inovasyonda -araştırma metninde var- çok önemli çalışmalar yapılıyor. Sanayi Bakanlığımızda, KOSGEB'de, TÜBİTAK'ta çok fazla AR-GE ve inovasyon destekleri, proje destekleri sunulmuş durumda. Bunlardaki artış hızı son üç-dört yıl içerisinde çok fazla, daha da fazla olacak, Anadolu'nun proje yapma kabiliyeti yükseldikçe buradaki kurumlardaki destekler ve paylar da artacak. Şu anda ortaya konan paylar ve proje destekleri Anadolu'dan gelecek, sanayicilerimizden gelecek destek projelerini beklemekte.

Şimdi, tabii, 15 Temmuz sonrası bir dönemi konuşuyoruz hep beraber. Her ne kadar hatip arkadaşlarımızın bazı rakamlar verip "15 Temmuzdan sonra olsaydı amenna, biz bu rakamları 15 Temmuz öncesi verdik." demesine rağmen bugün verilen bir şeyde son günlerin durumunu görmeye çalışacağız. Değerli arkadaşlar, 27 çeyrektir büyüyen bir ülkeden bahsediyoruz, düşük olabilir, beğenmeyebiliriz; ben de istiyorum daha yüksek büyüme olan bir ülkeyi. Bir sanayici olarak, bir iş adamı olarak, geçmiş dönemde bu konularda çok geniş çalışmalar yapmış biri olarak ben de isterim ama bugünkü elimizde olan bazı şeyleri de küçük gösterme ya da yok sayma lüksümüz yok. Bunları da özellikle belirtmemiz lazım.

Dış ticarette birçok pazarda payımız artarken bazı pazarlarda payımızda düşme var, bunlar doğru. Neden düşme var? Bölgesel pazarlarda sorunlar yaşanıyor. Bunlar bizim dışımızda olan sorunlar ya da bizimle beraber olan sorunlar. Birincisi, bizim dışımızda yaşanan sorunlara yapacağımız bir şey yok ama bizimle beraber sorun yaşayan ülkelerde son zamanlarda bu sorunların hızla çözümlendiği ve dış ticaretimizde sorun yaşadığımız ülkelerin sayılarının azaldığını görüyoruz. Örneğin Rusya'yla ilgili, son günlerde yapmış olduğumuz girişimler neticesinde Rusya'ya olan ihracatımız ve turizm faaliyetlerimizde, çok hızlı bir şekilde, geleceğe doğru daha iyi bir noktaya gelebileceğimizi düşünüyorum.

Bir diğer konu kredi derecelendirme kuruluşları. Değerli arkadaşlar, uzun zamandan beri çeşitli zamanlarda şikâyetçi olduğumuz bir konu bu. Ha, beğenip beğenmeme ayrı bir şey. Bakın, bir şeyi söylerken tam olarak konuşmak lazım. Eğer iki gün önce bir kredi derecelendirme kuruluşu olarak, Moody's olarak Türkiye'nin 15 Temmuzdan sonra kendisini toparladığı ve iyi gittiği açıklamasını yaparsanız ve bu açıklamayı yapmamış gibi, iki gün sonra da Türkiye'nin notunu indirirseniz sizin inandırıcılığınız kalmaz. Burada hiçbir siyasi partinin bunu savunacağını ben düşünmüyorum. İki gün önce bu açıklamayı yapacaksın, iki gün sonra çıkacaksın, diyeceksin ki: "Türkiye'nin yatırım yapma durumu şudur..." Senin inandırıcılığın sıfır, bitti. Onun için, kimse bana çıkıp burada Moody's'in kararlarını söylemesin. Ha, bunlar her zaman tartışılabilir. Bunlara biz para veriyor olabiliriz, kendimizi kontrol ettiriyor olabiliriz, bunlara ihtiyacımız olur veya yarın olmaz, bunlar ayrı bir konu ama iki gün önce başka bir şey söyle, iki gün sonra çık, başka bir şey; bunu kesinlikle kabul etmek mümkün değil.

Değerli arkadaşlar, Türkiye terörle mücadeleye rağmen, dünyadaki küçülmeye rağmen, yaşadığımız 15 Temmuz darbe girişimi operasyonlarına rağmen büyümeye devam ediyor ve devam edecek. 2016 yılının ilk altı ayında geçen yıla nazaran elektrik tüketiminde 5,3 artış var. Yine 2016 yılı ilk dokuz aylık rakamlarda, Türk Hava Yolları rakamlarında, yolcu trafiğinde yüzde 18 artış var. Şimdi, ben size iki saat boyunca Türkiye'de ekonomik olarak gelen iyi verileri söyleyebilirim. Elbette bazı taraflarda negatif veriler vardır, olacaktır; her zaman yüzde 100'ü tamamen iyi olmaz ama sanki burada bir kriz varmış gibi hareket ederek, sanki bir kriz edebiyatı yapmanın hiçbir anlamı yok. Ben özellikle buna vurgu yapmak istiyorum.

Her 3 siyasi partinin konuşmacısını da tebessüm ederek dinledim. Ya, bu ülkenin hiç mi iyi tarafı yok, hiç mi büyümede başarısı yok, hiç mi güzel bir rakam elde edememiş? Enflasyonda beş yıldan bu yana en iyi noktalara gelinmiş. Ha, ben de istiyorum daha iyisini ama ortada bir başarı varsa bunu da takdir etmek lazım, bunu da söylemek lazım. Ben demiyorum ki 2002'de aldığımızda, 2002-2016 arasında şunları, şunları, şunları yaptık ama bir değerlendirmeyi yaparken değerli arkadaşlar, bölgedeki ve dünyadaki gerçekleri görmeden Türkiye'deki ekonomiyi değerlendiremezsiniz. Bu şartlar altında ben bu açıklamaların biraz insafsız olduğunu düşünüyorum.

Kredi Garanti Fonu'ndan ihracata yeni bir destek çalışması var, bunu önümüzdeki günlerde beraber sağlayacağız; biraz sonra başlayacak, sanayimizde rehin verme ve teminat göstermeyle ilgili bir kolaylık getiriliyor, bu da çok önemli bir kanun çalışması; hep beraber yaptık, yatırım ortamının iyileştirilmesiyle ilgili kanun çalışmasını bitirdik, bu da çok önemli bir kanun çalışmasıydı, yeni yürürlüğe girdi; Çek Yasası'nı birlikte değiştirdik, bu da önemli bir çalışmaydı; iflas ertelemede bunu zorlaştırıcı, tabandan gelen talepler vardı, bunu da beraber çıkardık ve bütün bu çalışmaların yanı sıra tüm ekonomi bakanlıklarımız gerekli her türlü tedbiri günü gününe almakta.

"Dolar 3,10." demişler burada, yazılı grup önerisinde. Şu anda 3,07, belki gece buradan çıkarken 3,05 olacak, yarın da 3 olabilir. Yani, bu dalgalı kur içerisinde bunlar olası şeyler. 15 Temmuzdan sonra pazartesi günü bismillah dedik, ne oldu? Döviz geriledi 15 Temmuzdan sonra, salı ve çarşamba günü Merkez Bankası faiz indirdi. Bakın, darbe girişiminde bulunulmuş bir ülkede Merkez Bankası çarşamba günü faiz indirebiliyorsa ekonomik krizden söz edemezsiniz.

Ben bu duygu ve düşüncelerle HDP grup önerisinin aleyhinde olduğumuzu belirtiyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Koçer.