Konu:667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (1/746) ile İç Tüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:7
Tarih:13/10/2016


667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (1/746) ile İç Tüzük'ün 128'inci Maddesine Göre Doğrudan Gündeme Alınmasına İlişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUSTAFA TUNCER (Amasya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında ülkemizde 20 Temmuz günü üç ay süreyle OHAL ilan edilmiş ve bu süre içinde, 19 Ekimden geçerli olmak üzere, üç ay daha uzatılmıştır. İstisnai bir kurum olan OHAL yönetimi, darbe teşebbüsü bahane edilerek iktidar tarafından âdeta genel yönetim biçimi hâline getirilmeye çalışılmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak hep söyledik, daima da söylemeye devam edeceğiz; darbelere karşıyız, karşı olacağız. Bunun yanında hukuk devletinin zedelenmesine, demokrasinin zarar görmesine de karşıyız.

Ülkeyi OHAL ile yönetmeye çalışmak, parlamenter sistemi ağır şekilde zedeleyecek, TBMM'yi devre dışı bırakacak, hukuk kuralları yerini hak ihlallerine terk edecek, keyfîlik bir yönetim biçimi hâline gelecektir. Bu sebeplerle, CHP olarak biz ülkenin OHAL'le yönetilmesine de karşıyız. Gelin, hep birlikte TBMM'yi daha aktif hâle getirerek ülkemizi darbeden de, darbecilerden de temizleyelim. Yeter ki bu konuda samimi olalım.

OHAL yönetimi tarafından ilk çıkarılan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2'nci maddesiyle, kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler düzenlenmiştir. Bu maddeyle, özel sağlık kurum ve kuruluşları, özel eğitim kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, vakıf yüksek öğretim kurumları, sendika, federasyon ve konfederasyonlar kapatılmıştır. Yukarıda sayılan kurumlardan olup da FETÖ'yle doğrudan doğruya bağlantısı olan kurumların faaliyetlerinin durdurulmasına CHP olarak karşı değiliz. Bilakis, bu kurumların açılmasına karşı olan, karşısında duran bir siyasi partiyiz.

Değerli milletvekilleri, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2'nci maddesinde, hukuk ve mahkemeler bir kenara bırakılmış, idari kararla kapatma kararı verme yetkisi OHAL yönetimine devredilmiştir. CHP olarak, mahkeme kararı olmaksızın bir kurumun kapatılmasının evrensel hukuk kurallarıyla bağdaşmadığını belirtiyoruz ve TBMM'nin değerli üyelerine öneriyoruz: Gelin, 2'nci maddenin birinci fıkrasını ve diğer önerilerimizi, yani "Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı mahkeme kararıyla kesin şekilde belirlenene kadar sayılan kurumların faaliyetleri durdurulur, mal varlıkları üzerine tedbir konulur ve tapu kaydına şerh düşülür." şeklinde değiştirelim. Böylelikle, hukuk içinde hareket ederek, ülkemizin ileride karşılaşabileceği tazminatların da önüne geçmiş olalım.

Ayrıca şunu da belirtmek isterim ki; 667'de yaptığınız bazı yanlışlardan 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de vazgeçtiniz, yani hatayı kabul ettiniz.

Değerli milletvekilleri, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün başarısız olmasından memnuniyet duyduğumuzu, bu toprakların darbecilere teslim edilemeyecek kadar güzel ve kutsal olduğunu CHP olarak bir kez daha vurgulamak isteriz ve 15 Temmuzun milat kabul edilerek, toplumsal ayrışma yerine toplumsal uzlaşma ve barışın tesis edilmesi için, hukukun üstünlüğünün tam anlamıyla kurulması için, birinci sınıf demokrasi ve gerçek özgürlüklerin tesisi için kaçırılmayacak bir fırsat olduğunu ve bu yönde çaba gösterilmesi gerektiğini de hatırlatırız.

20 Temmuzdan sonra 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin uygulanmasında yanlışlar yapıldı mı? Evet, yapıldı. Örneğin, Amasya'da AÇI özel eğitim kurumlarının işleticisi aileden CHP'li bir yurttaşımızdır. Bu kişi Mart 2016'da özel okulunun sahasını büyütebilmek için başka bir yurttaştan taşınmaz satın alıyor. 15 Temmuz sonrasında ise İl Millî Eğitim Müdürlüğü "Satın aldığın kişi FETÖ'cü." diyerek bu taşınmazların kullanılmasına müsaade etmiyor ama bir AKP'li yurttaşımızın taşınmaz aldığı kişi de FETÖ'cü çıkıyor, hatta tutuklanıyor ama ne hikmetse o AKP'li yurttaşımız o taşınmazları kullanmaya devam ediyor.

İBRAHİM ÖZDİŞ (Adana) - Ona dokunmazlar, dokunmazlar.

MUSTAFA TUNCER (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bundan sonraki süreçte, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde çalışan personel hakkında yapılacak araştırma, açığa alma, görevden alma gibi işlemleri yapmadan önce çok titiz davranılması, objektif ve somut bulgu ve delillere göre hareket edilmesi, suçlu ve suçsuz ayrımının âdeta kuyumcu terazisi gibi hassas bir teraziyle tartılması, yaşın yanında kurunun yanmaması için azami dikkat ve özenin gösterilmesi, vatandaş ile devletin küstürülmemesi, ayrıca devletin bürokrasiye teslim edilmemesi büyük önem arz etmektedir.

Bu hususları dikkatle hatırlatır, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)