Konu:Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:1
Birleşim:128
Tarih:19/08/2016


Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ LALE KARABIYIK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 413 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde şahsım adına söz almış bulunmaktayım. Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Evet, üretime dayalı büyüyemiyoruz. Maalesef, bu klasik bir cümle oldu ama sonuç böyle. Üretime dayalı büyüyemediğimiz için de büyümemiz sağlıklı değil. Nasıl büyüyoruz? Tüketimle büyüyoruz. Nasıl büyüyoruz? Gayrimenkullerle büyüyoruz. Ve nasıl büyüyoruz? Kamu yatırımlarıyla büyüyoruz. Mega projeleri hedefliyoruz, büyük kamu yatırımları yapmak istiyoruz ama tasarruf açığımız var ama finansman eksiğimiz var ama dış açığımız var. Diğer ülkeler de bu tür projeleri gerçekleştirmek istediklerinde aynı bu şekilde varlık fonu kurmak istiyorlar ama bizim onlardan bazı farklarımız var. Oraya gelmeden önce şunu ifade edeyim: Evet, Türkiye de varlık fonu kurmayı istiyor ve hedef burada 200 milyar dolarlık bir birikim sağlamak. Amaç, istikrarlı bir büyüme sağlamak, yatırımlarla gelişmek. Amaç güzel.

Getirilen öneri maalesef diğer ülkelerdeki formatla aynı değil. Dünya örneklerine bakalım, dünya örnekleri nasıl sayın vekiller? Bakın, dünya örneklerinde fon kaynakları sağlam kaynaklardan sağlanıyor, genellikle yer altı kaynaklarından elde edecekleri sürekli gelirlerle finanse ediyorlar bu fonları. Ve bir de tabii ki bizdeki gibi fon açıkları yok, fon fazlaları var, ödemeler dengesi açık vermiyor, tam tersi fazla veriyor. Rakamlara bakalım. Şu anda araştırmalar gösteriyor ki 14 ülkede 16 fonda kaynakların 7 tanesi petrol gelirlerinden elde ediliyor, diğerleri ise elmas ve madenler ile kamusal kaynaklara bağlı olarak elde ediliyor ve fonlar bununla finanse ediliyor yani geleceği rehin ederek değil, varlıkları satarak değil. Peki, bizim bunlar için düşündüğümüz şey nedir? Biz geleceğimizi rehin etmeye çalışıyoruz, varlıkları satarak buraya fon yaratmaya çalışıyoruz çünkü biz de mega projeler düşünüyoruz ama bu sağlıklı bir yapı değil.

Bir taraftan da hazinenin yanında ikinci bir hazine gibi oluşturuyoruz, bütçenin yanında başka bir bütçe oluşturuyoruz. "Paralel" kelimesinden kurtulmaya çalıştıkça aslında paralel pozisyonlar alıyoruz. Ayrıca şunu da unutmayalım, tahvil çıkartacak bu fonlar ama bu tahvil ihracı denetim dışı hazine bonolarını gündeme getirmemeli çünkü tarihte bunun örnekleri var ve olumsuz sonuçlarını gördük sayın vekiller.

Diğer taraftan şu gerçeğimiz var: AKP döneminde borçların 3'e katlandığını biliyoruz ve bunu unutmayalım çünkü dış açığa dayalı bir büyüme gerçekleştiriliyor, bunun sonucu da doğal olarak dış borçlanma.

Bakın, Türkiye'nin 2016 ilk çeyrek itibarıyla toplam dış borcu 411,5 milyar dolar sayın vekiller. Peki, AKP iktidara geldiğinde -2003 verilerine bakalım- kaçtı? 124 milyar dolardı. Bunlar yine sizin verileriniz. Yani 3,3 katına çıkmış durumda. Her doğan çocuk -lütfen bu rakama dikkat edelim- 5.137 dolar borçla dünyaya geliyor. Bu da bizim gerçeklerimiz, maalesef öyle.

İşte, bu rakamlar varken çözüm üretmek ve yeni reformlar yapmak yerine çalakalem birtakım tasarılar, teklifler getiriyoruz. Bakın, önergenin Komisyona geldiği hâlinde o kadar komik yapılar vardı, o kadar komik cümleler vardı ki hâlen ben bunları çok yanlış ve sağlıksız buluyorum.

Ticaret siciline kayıtlı olacak bu şirket ama kurumlar vergisine tabi değil. Tahvil ihraç edecek, repo ve ters repo yapabilecek ama SPK'ya tabi değil. Çalışan istihdam edecek ama memur kanununa tabi değil. İhale yapacak, ihale kanununa tabi değil. 8'inci maddede var zaten, 8 tane kanun ve kanun hükmünde kararnameye tabi değil.

Şimdi, sayın vekiller, çalakalem bir şekilde getirilen tasarı ve teklif asla sağlıklı bir finansman kaynağı ve oluşturulacak olan bir fon yapısına dönüşemez. Bu, Türkiye'nin geleceğini, gelecekteki gelirlerini rehin etme mantığıdır ve bu mantıkla asla doğru bir fon kurulması mümkün değildir. Türkiye'nin geleceğini rehin etmemek gerekiyor.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)